• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 9 °C

10 Kişiden Biri Kalp Hastası OLACAK MI?

10 Kişiden Biri Kalp Hastası OLACAK MI?
Toplumumuzda her yüz kişiden 10’unun kalbinde bozulmaların başladığını belirten Doç. Dr. Mehmet Eren “Bu kişiler şeker, tansiyon ve kilolarına dikkat etmezlerse ilerde birer kalp hastası olmaya adaylar” dedi.

 

 

 

 

Türk Kardiyoloji Derneği(TKD) Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu’ndan  Doç. Dr. Mehmet Eren   tamamıyla derneğin finansmanı ile gerçekleştirdikleri “HAPPY   Çalışması” hakkında  SAĞLIĞINSESİ’ne şu bilgileri verdi:

 

“Bu çalışmaya 2007 yılında başlanıldı, Türkiye’de 35 yaş üstü kalp yetersizliği oranını saptamak amacıyla yapıldı.

 Finansmanı tamamen TKD ye ait olan 500 bin dolar bütçeli 4500 örnekli bir çalışmadır.  Bu kişilerin kan örnekleri alındı, elektroları çekildi, kalp yetersizliği yüksek  riskli olan gruba kalp ultrasonu  da yapıldı. Kalp yetersizliği sıklığı saptanmaya çalışıldı.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz;  kalp şikayetli ve kalbin fonksiyonu bozulmuş 35 yaş üzeri popülasyonda oran yüzde 3 civarında yani 25 yaş üstü nüfus 28 milyon olduğuna göre aşağı yukarı 800 bin kişi demektir bu.

 

26 ilde örnekleme yöntemiyle yapıldı. 40-50 kişilik sağlık personeli vardı, bunlar eğitildi ve bölgelere gidip kan örneklerini aldılar, istatistikçisi, doktor, hemşire hepsini katarsak 100 kişilik bir ekiple bu çalışma yapıldı.

 

Kalp yetersizliğine aday bir grup var ki, bu da popülasyonda yüzde 10’dur. Yani kalbinde hafif bozulmalar başlamış şeker, tansiyonuna kilosuna dikkat etmezse gelecekte kalp hastası olabilecek bu riski taşıyan bir grup.

 

 Bunların  yarısının  hafif fiziki aktiviteleri bozulmuş olmasına rağmen bunun farkında değiller. İlerde bunlar kalp hastası  olabilecek ve giderek efor kapasitesi düşecek  kişiler haline gelecek.

 İlerde kalp yetersizliği olma  riski taşıyan grupta kadınlar erkeklere göre daha fazla, yüzde 40 oranında bayanlar  daha fazla risk taşıyor erkeklere göre.

 Neden bu riski taşıyorlar; bel çevresi genişliği kontrolsüz yüksek tansiyon, diyabet yani metabolik sendrom erkeklere göre kadınlarda daha fazla da ondan.

Yani  Avrupa’daki daha yaşlı insanlarla bizim çalıştığımız gruptakileri benzer bulduk. Yaş açısından 10 yıl sonra Avrupa birliği ülkeleri seviyesine geleceğiz

Biz şu an avrupalılların 2 katı kadar kalp yetersizliği hastasıyla uğraşıyoruz.

 Daha önce kalp yetersizliği sıklığını bilmediğimizden bu hastalara ne oluyor, ülkeye ne kadar ekonomik yük getiriyor, bu hastaların kaçı ölüyor, bilmiyorduk.

Ama şimdi bu hastaları takip etme şansımız var.

 Bunlardan elde edeceğimiz bilgilerle sağlık politikası  geliştirmek üzere projeksiyon çalıştırabiliriz. Bu kişilerin hastaneye yatış sıklığını, harcanan parayı, ne kadar sıklıkla hastaneye gittiğini veya hastanede yattığını, kaçını kaç yıl içinde kaybediyoruz. Bütün bunları içeren istatistiki bilgilerimiz  olacak.

 

 Koruyucu hekimlerin kardiyologların   kalp yetersizliği hastalarına daha fazla dikkat etmeleri gerekir, bu hastaların sayısı 3,5 milyon Bu konuda kardiyologlara aile hekimlerine çok iş düşüyor, Bakanlık da bu konudaki bilgileri değerlendirmelidir.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim