• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 15 °C

112 Acil Çalışanları Asılsız İhbarlardan Şikayetçi

112 Acil Çalışanları Asılsız İhbarlardan Şikayetçi
İstanbul 112 çalışanları, çağrı merkezine gelen asılsız ihbarlardan ve telefon sapıklarından şikayetçi…

 

 

 

Bakırköy’de bulunan 112 Acil Servis Komuta ve Kontrol Merkezi’nin çalışma koşulları ve 112 Acil Servis sisteminin işleyişiyle ilgili bugün bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına, Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Sağlık Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik ile 112 Acil Ambulans Hizmetleri Başhekimi Dr. Metin Arslan katıldı. Toplantıda 112’ye asılsız ihbarlarda bulunan ve gereksiz yere telefonu meşgul edenlerin ses kayıtları basına verildi.

Doç. Dr. Doğaç Niyazi Özüçelik, basın toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul'daki 112 Acil Servis istasyonlarının sayısının 159 olduğunu, resmi nüfusa göre istasyon sayısının 280 olması gerektiğini bildirdi.  Özüçelik, “Son zamanlarda 112'ye ulaşma süresini 1 dakikanın altına indirdik. Ambulansı aradığınız zaman ambulansın vakaya ulaşma süresi de 8 dakikaya indi. Amacımız bu süreyi  daha da kısaltmak.” dedi.

 

2 Tanesi Obez Ambulansı 50 Yeni Ambulans Alınacak

Niyazi Özüçelik, İstanbul'da görev yapan ambulansların da yenilendiğini ve 50 yeni ambulans alınacağını belirtti.  112 Acil Ambulans Hizmetleri Başhekimi Dr. Metin Arslan da, Türkiye genelinde üç  obez ambulansı olduğunu, yeni alınacak 50 ambulansın içinde biri Anadolu biri de Avrupa yakasında görev yapacak olan iki tane de obez ambulansı olacağını söyledi.

 

”Asılsız İhbarları ve Hakaret Edenleri Savcılığa Bildiriyoruz "

Merkeze gelen ilgisiz telefon çağrılarına da değinen Niyazi Özüçelik, “Şu anda günde yaklaşık 60-65 bin civarında çağrı geliyor. Bu 65 bin çağrının çok büyük bir oranı gereksiz. Sadece bin tanesine ambulans gönderiyoruz. Bu 65 bin çağrıyı yapanlar arasında çocuklar, telefonunu kontrol etmek isteyenler, canı sıkılan vatandaşlar ve kötü niyetli kişiler var. Gerçekten acil vakalara ulaşmamız mümkün değil. Bazı aramalarda gerçek hasta varmış gibi yer tarifi yapılıyor. Biz de ambulans çıkartıyoruz. O sırada da bir trafik kazası olursa, bu gerçek bir trafik kazasına ulaşılamamasına neden oluyor. Bizim 112'yi yanlış yönlendirmemiz birisinin hayatına mal olabilir.” diye konuştu.

Konuyla ilgili bilgi veren Dr. Metin Arslan da, “Komuta merkezimize gelen çağrılarımızın büyük bir kısmı gereksiz, zaman kaybettirici aramalar. 30- 40 civarında ciddi şikayet oluyor. Hakarete varan aramalar oluyor. Personelimizin motivasyonu tamamen kırılıyor. Karşının yapacağı tek şey detaylı bilgi vermek, personelin görevi ise, ambulans yönlendirmek.” dedi.

Arslan, 112 Acil Servis Komuta Kontrol Merkezine gelen ilgisiz çağrılarla ilgili bir şikayet girişimleri olup olmadığı sorusuna da yanıt verdi. Arslan, “Bugüne kadar binlerce şikayetimizi savcılığa ilettik. Soruşturmalar devam ediyor. Üzüntüyle söyleyebilirim ki alınan bir karar yok. Bir iki örnekte akli dengesi bozuk olan kişilerle ilgili bize dönüldü. Sadece ailelerin bu konuda daha duyarlı olması gerekiyor. “ dedi.

 

İstanbul’da 159 Acil Yardım İstasyonu Bulunuyor

İstanbul, 13 milyona ulaşan nüfusuyla sürekli büyüyen ve sağlık hizmeti almak için talep edilen bir dünya metropolü. İstanbul’da acil sağlık hizmetlerini hızlı bir şekilde sunmak bu nedenle çok büyük önem taşıyor.

Bu amaçla kurulan İl Ambulans Servisi Başhekimliği, 1994 yılında Şişli Etfal Eğitim Araştırma Hastanesi içinde bulunan binada faaliyete başladı. 2006 yılına kadar Avrupa Komuta Kontrol Merkezi tüm İstanbul’a hizmet vermekte iken, komuta merkezi 2006 yılında her iki yaka için ayrı ayrı oluşturuldu.

Anadolu Komuta Kontrol Merkezi Kartal Orhantepe’de, Avrupa Komuta Kontrol Merkezi Bakırköy’de hizmet veriyor. Avrupa Komuta Kontrol Merkezi 2011 yılı sonunda daha modern teknolojilerle donatılmış olan 1000 metrekarelik yeni binasında hizmet vermeye başlayacak. 

İstanbul’da Avrupa yakasında 104, Anadolu yakasında 55 olmak üzere toplam 159 acil yardım istasyonu bulunuyor. İstanbul’da biri Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, diğeri Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan ve gün içerisinde hizmet veren iki helikopter hava ambulansı da mevcut. Bir tane uçak ambulans da gerekli hallerde kullanılmak üzere Ankara’da bulunuyor.

 

112 Acil Servis Nasıl Bir Sistemle Çalışıyor?

Ambulans ekipleri 24 saat üzerinden çalışır. Ekiplerin nöbetleri sabah saat 08.00’de başlar ve bir sonraki günün sabahına kadar sürer. Bu 24 saatlik süre içersinde nöbetçi sağlık çalışanları hem ambulansın mekanik aksamını hem de hasta kabininde kullanılan ilaçları, serumları, tıbbi ve elektronik malzemeyi temiz ve çalışır durumda tutar. Herhangi bir arıza ya da eksik tespit edilirse derhal yenisiyle değiştirilir.

112 komuta kontrol merkezine ait telsiz ve telefonlarla günün her saatinde cevaplandırılan acil çağrılar değerlendirildikten sonra en yakın ambulans vakaya yönlendirilir. 112 komuta merkezinde 24 saat boyunca doktorlar, hemşireler, sağlık memurları, paramedikler, teknisyenler, bilgi işlem operatörleri, santral operatörleri, telsiz operatörleri ile ülkedeki arama kurtarma, itfaiye, emniyet, asayiş, trafik, afet birimleri ve her türlü acil yardım ve kurtarma hizmeti veren tüm özel ve resmi kurumlara ulaşabilen uzman kadrosu bulunur.

112 çağrı merkezine bir çağrı geldiğinde sistem şu şekilde çalışıyor:        

                                                                 

 

112 Acil Servis Ambulansları 8 Dakika İçinde Vakaya Ulaşıyor

112 çağrı merkezine bir günde ortalama 65.000 çağrı geliyor. Bu çağrılardan ortalama 1000’ine ambulans çıkışı gerçekleşiyor, ayrıca 112 ambulansları aracılığıyla günde ortalama 200 kritik hastanın da hastaneler arası nakli gerçekleşiyor.

Komuta kontrol merkezinde çağrı karşılayan ve yönlendirme yapan personel sayısı Avrupa yakasında 78, Anadolu yakasında 65’tir. Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle, bu sayı yılsonuna kadar Avrupa yakasında 160, Anadolu yakasında 120 olacak.  

2011 Haziran ayı itibariyle, 112 çağrı merkezinde telefon bekleme süresi 1 dakikaya, ambulansın vakaya ulaşma süresi ise 8 dakikaya indirildi.

İl Ambulans Servisi Başhekimliği’nin diğer 2011 yılı hedefleri şunlar:

1. 112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği’nin yeni komuta kontrol merkezi hizmet binasına taşınması.

2. Acil Yardım İstasyon mevcut sayısının Avrupa’da 116, Anadolu’da 61’e çıkarılması.

3. İstanbul 112 İl Ambulans Servisi Otomasyon sisteminin daha etkin ve nitelikli kullanılmasının sağlanması.

4. 2 tanesi obez ambulansı olmak üzere 50 adet ambulans alınması.

5. Noktalarda iyileştirme faaliyetlerine devam edilmesi ve müstakil (prefabrik) acil yardım istasyonu binasının yaptırılması.

6. Ortalama vakaya ulaşma süresinin 8 dakikanın altına çekilmesi.

 

112’yi Gereksiz Yere Meşgul Etmek Başka Hayatlara Mal Olabilir

İl Ambulans Servisi Başhekimliği hizmet kalitesini yükseltmek için çalışmalarına devam ederken, dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta daha var. Gereksiz yere 112’nin aranması nedeniyle, gerek acil vakalara ulaşım gerek acil yardıma ihtiyacı olanların 112’ye ulaşması konusunda sıkıntı yaşanıyor. Bunun önlenmesi için toplumun 112’yi doğru şekilde kullanması çok önemli. Unutulmamalı ki gereksiz yere 112’yi meşgul etmek acil sağlık hizmetine ihtiyacı olan birinin hayatına mal olabilir.

Toplumda “112’ye ulaşamadık ya da 112 geç geldi” diye ifade edilen şikayetlerin ana nedenlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Gereksiz çağrılar.
  2. Yanlış ve eksik bilgilendirmeler (hasta ve adres bilgileri).
  3. 112’nin arandığı telefonun kapatılmaması, geri arandığında meşgul olması.
  4. Acil olmayan ve gereksiz çağrılar nedeniyle fazla sayıdaki çağrıya personelin yetersiz kalması.
  5.  Acil olmayan hastalara ambulans istenerek o bölgedeki ambulansın meşgul edilmesi.
  6. İstanbul trafiği.
  7. Ambulansa yol verilmemesi.
  8. Ambulans sayısının talebi karşılayamaması.
  9. Uzak mesafeler, dar yollar.
  10. Nakil ve tetkik için ya da sadece taşıma amaçlı ambulans istenmesi.

 

 

İstanbul’daki Tüm Kamu Hastanelerinde Acil Tıp Uzmanlığı Kliniği Açılacak

Sağlık Bakanlığı “Sağlıkta Dönüşüm Programı” kapsamında, sağlık hizmet sunumu ve sağlık planlaması bakımından Türkiye’yi 29 sağlık hizmet bölgesine ayırdı. Coğrafi yapı, nüfus dağılımı, nüfusun sağlık merkezlerine uzaklığı, bölgenin ulaşım vb. ölçütleri ve mevcut sağlık bilgileri dikkate alınarak yapılan ayrım sonucunda İstanbul da kendi içinde 6 bölgeye ayrıldı. Bu bölgeler şunlar:

·         İstanbul Anadolu-Kuzey

·         İstanbul Anadolu-Güney

·         İstanbul Bakırköy

·         İstanbul Beyoğlu

·         İstanbul Fatih

·         İstanbul Çekmece

İstanbul’daki hastanelere 2010 yılında yapılan hasta başvuru sayısı ve bunun sağlık bölgelerine dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

Bölge       Hastane Sayısı       Poliklinik Başvuru Sayısı          Acil Başvuru Sayısı

Kuzey              7                                 4.907.104                               1.231.666            

Güney             14                               8.702.366                               2.245.702                  

Bakırköy          6                                 4.623.923                               1.387.489       

Beyoğlu           11                               7.863.391                               1.680.311

Fatih                7                                 4.625.572                                  791.141

Çekmece         6                                 3.321.500                                   795.798

İstanbul’daki 19’u eğitim ve araştırma hastanesi olmak üzere 53 hastaneye 2010 yılında toplam 34.043.856 hasta başvurdu, bu hastaların 8.132.107’si acil servislerde tedavi edildi.

Gelişmiş ülkelerde hastanelerin acil servislerinde bakılan hasta oranı yüzde 10-15 arasındayken, bu oran İstanbul’da yüzde 23,5 seviyesine ulaştı. Ancak acil servislerde bakılan hastaların içinde gerçek acil vakası oranı yüzde 20’ler civarındadır. Kalan yüzde 80’i ise diğer polikliniklerde bakılması gereken hastalardan oluşuyor. Bu rakamlardan da anlaşılacağı gibi, sağlık hizmetleri yönünden, İstanbul’daki hastanelerin en yoğun çalışan birimleri acil servislerdir.

Dünyada farklı acil sistemleri vardır. Ülkemizde de kullanılan eski sistem, acillerde pratisyen doktorların ya da farklı alanlardaki uzman doktorların acil servise gelen her hastaya ayrım yapmadan baktığı bir çalışma düzenidir. Bu sistemde doktorlar nöbetle çalışır ve nöbeti bittiğinde çalıştığı kliniğe döner, bu nedenle acil serviste tedavi ettiği hastayı bir daha görmezdi.

Acil servislerde gereksiz yoğunluğun önlenmesi, tedavide devamlılığın sağlanması ve daha hızlı hizmet verebilmek için, İstanbul’daki eğitim ve araştırma hastanelerinde Acil Tıp Uzmanlığı Klinik Şefliği açılmaya başlandı. Artık İstanbul’daki acil servis hizmetleri, tüm enerjisini ve bilgisini bu konuya yöneltmiş, acil tıp alanında uzmanlaşmış ve sadece acil serviste çalışacak bir ekip tarafından yürütülecek.

İstanbul’da şu anda Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Klinik Şefliği bulunuyor. Bunların yanı sıra İstanbul’daki diğer tüm eğitim ve araştırma hastanelerinde klinik hizmeti vermek için yeterli olmasa da farklı sayıda acil tıp asistanı ve acil tıp uzmanı var.

Sağlık Bakanlığı’nın ve İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nün desteğiyle, yıl sonuna kadar İstanbul’daki tüm hastanelerde klinik hizmeti verebilecek sayıda acil tıp uzmanının görevlendirilmesi için yeni bir uygulamayla İstanbul Acil Tıp’ta zorunlu hizmet kurasına dahil edildi.  Yine Sağlık Bakanlığı Eylül ayında yapılacak olan Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda en yüksek orandaki Acil Tıp Uzmanlığı sayılarını İstanbul’a verdi.  

İstanbul’daki tüm eğitim ve araştırma hastanelerine atanacak olan asistanların Acil Tıp Eğitimleri’ni daha bilimsel alabilmeleri için bu hastanelere Acil Tıp Klinik Şefliği’nin açılması planlanıyor.

 

Dünyanın Sayılı Projelerinden: Türkiye Hastane Afet Planı (THAP)

Sağlık hizmetlerinin yürütüldüğü kritik tesisler olan hastaneler, her türlü afette hizmetlerine devam etmesi gereken kurumların başında yer alıyor. Bu nedenle dünyanın sayılı projelerinden olan ve tüm yurtta hayata geçirilmesi planlanan “Türkiye Hastane Afet Planı” adı altında bir çalışma yapılıyor. Bu çalışma kapsamında, “İstanbul Hastane Afet Planı” kitabı da hazırlandı.

İstanbul Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri’nden Sorumlu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Doğaç Niyazi ÖZÜÇELİK editörlüğünde yazılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından basım aşamasında olan Türkiye Hastane Afet Planı kitabı, kamu hastanelerinde depreme ve diğer afetlere karşı alınacak önlemleri ve afet anında ülkemizdeki hastanelerde uygulanacak faaliyetleri standart hale getirmek için hazırlandı.

İstanbul Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimi, bu çalışma çerçevesinde, ildeki kamu ve üniversite hastaneleri ile askeri hastanelerin olası afet durumuna hazırlıklı olabilmeleri için 2007 yılından itibaren Türkiye Hastane Afet Planı eğitimi vermeye başladı. Hastanelerin afetlerdeki görevi, hastane çalışanlarının afet anındaki görevi ve görev yerleri ile hastane tahliye planlarının anlatıldığı eğitimler 2010 yılında tamamlandı.

Birkaç aşamadan oluşan eğitimler önce İl Sağlık Müdürlüğü düzeyinde, sonra hastane başhekimliği ve planda aktif görev alan diğer personel düzeyinde verildi. Bunun dışındaki personele de bilgilendirme eğitimi verilmesinin ardından 2011 yılında da hastane tatbikatlarına başlandı.

 

Avrupa’nın En Büyük Medikal Kurtarma Ekibi: Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri

Olağanüstü durumlarda ve her türlü afette, sağlık hizmetlerinin en hızlı şekilde verilmesi gerekiyor. 1999 yılındaki büyük Marmara depreminden sonra, olası afetlerde bu hizmeti verecek bir birimin kurulması kaçınılmaz oldu. Bu nedenle 2004 yılında, başta deprem olmak üzere yaşanabilecek olası afetlerde iyi eğitilmiş ve ihtiyaca uygun olarak donatılmış gönüllü ekipler aracılığıyla en kısa sürede enkaza yönelik medikal kurtarma hizmetlerinin sunulması, hızlı ve güvenli şekilde yaralı naklinin sağlanması amacıyla Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) kuruldu.

Afet durumunda ilk 72 saat çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle hastanelerin bu süre zarfında kendi başlarının çarelerine bakabilmeleri için gerek su ve yakıt, gerekse gıda stoku bulundurmaları gerekiyor. Bu nedenle İstanbul’daki hastanelerde yatak kapasitelerine ve büyüklüklerine göre su deposu ve yedek jeneratör çalışmalarına başlandı. Ayrıca hastanelerin olası bir afet durumunda hazırlıklı olabilmeleri için UMKE tarafından bazı önlemler alındı. Bu önlemlerin başta gelenleri şunlar:

1.      Bütün hastanelere bahçelerine koymaları ve ihtiyaç halinde kullanmaları için bir ya da iki tane UMKE konteynırı verildi. Bu konteynırların içinde jeneratör, çadır, kıyafet, sedyeler, battaniye, UMKE tıbbi çantaları ve diğer çeşitli medikal malzemeler bulunuyor.

2.      44 jeneratör alınarak hastanelere dağıtıldı.

3.      8 tane ambulans ve kurtarma aracı, 4 tane tır, 1 mobil haberleşme aracı, 40 ışık kulesi hastanelere dağıtıldı.

4.      Hastaneler, üniversiteler ve diğer sağlık kurumlarında çalışan 1100 sağlık personeline UMKE eğitimi verildi.

2012 yılında uluslararası afet eğitim merkezi, her koşulda kullanılabilecek bir mobil hastane ve haberleşme koordinasyon merkezi kurulması planlanıyor.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İlgili Haberler
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim