• BIST 97.454
  • Altın 221,376
  • Dolar 5,5966
  • Euro 6,4117
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 18 °C

2010' da AIDS'li Sayısı 110 Milyona Çıkacak!

Yıldız Tümerdem

Dünya Sağlık Örgütü? nün(WHO) 2004 verilerine göre; dünyada; 44.3 milyon insan taşıyıcı ve hasta. 2004 yılında görülen yeni vaka sayısı 6.4 milyon. Her yıl sayı azalacağı yerde, dünya nüfusuna paralel olarak artıyor.

2004 yılında 3,5 milyon kişi AIDS ?den öldü.1981 yılından beri bu hastalıktan yaşamını kaybedenlerin sayısı 30.9 milyona ulaştı.Böyle giderse, 2010? da HIV/AIDS sayısı;110 milyona, HIV/AİDS? den ölenlerin sayısı da 2020 yılında 45 ülkede 68 milyona ulaşacak.

Türkiye? de 1985 yılından günümüze toplam 1922 AIDS vakası bildirildi. Gerçek sayısı bulmak için bu sayıları 50 ile çarpmak gerekir.

EN TEHLİKELİ OLANI

HIV/AIDS Dünyada ve Türkiye?de Bildirimi Zorunlu Hastalıklar arasında en tehlikeli olanıdır. Dünya Sağlık Örgütü(WHO)?nün 2004 verilerine göre;

1. Dünyada; 44.3 milyon insan taşıyıcı ve hastadır. 15-49 yaşlarında erişkinlerin sayısı; 41. 7 milyon olup 19.5 milyonu kadındır. 15 yaşın altında 2.6 milyon çocuk mikrop taşımaktadır.

2. 2004 yılında görülen yeni vaka sayısı; 6.4 milyondur ve her yıl sayı azalacağı yerde, dünya nüfusuna paralel olarak artmaktadır. Bunun 5.7 milyonu erişkin., 750 bin 15 yaşın altı çocuktur.

3. 2004 yılında AIDS ?den ölenler; toplam 3.5 milyondur. Bunun 2.9 milyonu erişkin., 600 bin 15 yaşın altında çocuklardır.

4. 1981 yılından bu yana 30.9 milyon insan HIV/AİDS? den yaşamını yitirmiştir. Bunlar arasında erkekler başta gelmektedir. Cinsel yolla bulaşma ilk nedendir.

5. Böyle giderse. 2010 da HIV/AİDS sayısı;110 milyona, HIV/AİDS? den ölenlerin sayısı da 2020 yılında 45 ülkede 68 milyona ulaşacaktır.

6. Türkiye?de 2004 yılında 210 yeni HIV/AİDS vakası Sağlık Bakanlığı'na bildirilmiştir . Bunların 163?ü taşıyıcı, 47?si hastadır. 1985 yılından günümüze toplam 1922 bildirim yapılmıştır. Bunların 1371?i taşıyıcı, 551?i hastadır. Ancak bu sayılar buz dağının görünen kısmıdır. Görülmeyen kısmını öğrenebilmek için, elimizdeki sayıları(abartısız) 50 ile çarpmamız gerekmektedir. Böylece epidemiyolojik olarak yayılımı, toplumda gizlenmiş -gerçek değere ulaşabiliriz.

Etken; insan vücudunun hastalıklara karşı direnç göstermesini yok eden HIV olarak bilinen çok tehlikeli bir virüstür. Virüsün birden fazla anti-jenik tipi olması ve sürekli biçim değiştirmesi nedeniyle, İnfluenza-gripde olduğu gibi, aşı üretiminde beklenen başarıya ulaşılamamıştır. Aşı bulunmadan hastalık yok edilemez. Çünkü bu virüslerin tedavisi zor ve çok pahalıdır.

Bulaşma Yolları

Virus; Kadın ve Erkeğin Cinsel organ sıvılarında, Kan, Tükrük, Göz Yaşı, Ter ve Beyin Omurilik sıvısında üretilmiştir. Bu sıvıların bulunduğu yollarla bulaşma olabilir. Sıklık sırası ile;

1. Cinsel Yolla bulaşma; Kadın erkek, Erkek erkek (homoseksüel), Kadın kadın(lezbiyen), çok şiddetli ?dudak kanatıcı-ısırıklı öpüşme( Fransız Öpücüğü) ile ağız yoluyla bulaşma olur. Bulaş Korunmasız ilişki ile olmaktadır.

2.Kan ve kan ürünleri ile bulaşma; Kan, kan hastalıklarında(hemofili vb.) plazma verme ile doğrudan bulaşma olmaktadır. Bunların yanı sıra, damar içi uyuşturucu kullanımında kurumamış kanlı enjektörlerle, serum setleri, kan setleri ile, diş çekimi- doldurma tedavisi sırasında,dışarıda kalıp kurumamış kan bulunan durumlarda, pearsing denen kancalama ile, dövme yapılması sırasında, her türlü enjeksiyon sırasında, tek bir diş fırçası kullanıp diş etleri fırçalama sırasında kanayanlarda., kan kardeşi olmak için birbirlerinin kanayan yerlerini sürtme ile de bulaşma olacaktır.

3.Anneden bebeğe bulaşma; Doğmadan önce; plasenta(eş-son- etene) yoluyla, doğum sırasında; Vaginal (hazne) kanaldan geçerken ve doğduktan sonra; anne sütü ile bulaşabilir. Bunların dışındaki yollarla başka mikroplar bulaşır ama HIV bulaşması (helalar, masum öpüşme, kucaklaşma, el sıkma vb.) gösterilememiştir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz yollarla bulaş olabilmesi için 2 insandan birinde, kesin kez, ELİSA Testi yada diğer testlerle birden fazla yapılan incelemeden sonra HIV/AİDS tanısı alması gerekmektedir.

HIV Tanısı Nasıl Konulur?

Virus, yukarıda sözü edilen yollarla vücuda girdikten en erken 10-12 hafta (2.5- 3 ay )sonra Eliza Testi ile yapılarak tanınabilir. Testin pozitif olması her zaman HIV varlığını göstermez. Yanlış pozitiflik görülebilir. Bazı virus hastalıklarında da Eliza Testi Pozitif olabilir(Yalancı pozitiflik). Bu nedenle test ardı ardına 3 kez yapılmalı, hastadan iyi bir hastalık öyküsü alınmalı, Eliza + olursa kan hücrelerinin sayımı., Western Blood vb. testlerle, hastalık tablosu değerlendirilmelidir.

Çoğukez 10-12 haftadan(2.5-3 aydan) önce Eliza Testi + reaksiyon vermeyeceği için(PENCERE DÖNEMİ diyoruz), kan verme sırasında çok dikkatli olunmalı, kan verenin (donör)yaşam öyküsü iyice sorgulanmalıdır.

HIV+ ise; AIDS( kazanılmış İmmün yetmezliği sendromu-Bir diğer değişle; Sonradan oluşan vücut direncinin yok olmasına bağlı çok sayıda hastalık oluşması )denilen çok değişik hastalıklarda görülen tablo, mikrop vücuda girdikten en erken 5-7 yıl sonra ortaya çıkmaktadır. Mikrobu 15 yıldır taşıyan fakat AİDS olmayan az sayıda olsa bile yaşayan insanlar vardır.

Vücut direncine olumlu koşullar sağlayarak yardımcı olan hastaların yaşam şansı uzun olmaktadır. Son yıllarda değişik ilaçların kullanılması ile bu süre daha da uzamıştır.

HIV insan vücuduna girdikten 3 ay sonra(kuluçka süresinin bitiminde) ortaya çıkan hastalık belirtileri, birçok hastalığı düşündürebilir. Nedir bunlar; Nedeni belli olmayan; Uzun süreli, ateş yüksekliği, ishal, kesilmeyenöksürük, terleme(özellikle geceleri), açıklanamayan iştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, renk solukluğu, aşırı kilo kaybetme, ağızda uçuk- aft- yara, zona denilen döküntülü-ağrılı su kabarcıkları, lenf bezlerinde( koltuk altı, kasık, boyun) büyüme vb. anlam verilemeyen bulgular varsa HIV+ olunabileceği düşünülerek Eliza Testi yaptırılmalıdır.

AIDS bulguları çok değişiktir. Bu nedenle AIDS bir sendromdur. Bir insanda görülebilecek her türlü hastalık tablosu, tedavi olunmazsa kısa sürede ölüme götürür. Kanserler, Tüberkülozun her türlüsü, Beyin tümörleri, Pnömoni, Kalp Yetmezliği vb. bunlardan yalnızca az sayıda olanlarıdır. Aşı çalışmaları deneme aşamasındadır.

Antiretroviral ilaçlar(ARVS) yaşam kalitesini düzenlemek, virüsleri kontrol altına almak, hastalığın hızlı gidişini önlemek için birden fazla kombinasyonlar halinde uygulanmaktadır.İlaçlar çok pahalıdır. Yan etkileri de vardır. Ancak düzenli kullanım sırasında ölüm oranı kadar bulaş oranı da azalmaktadır. Dünyada 6.5 milyon insan tedavi edilmeyi beklemektedir.

HIV/AIDS Afrika ülkelerinde hızla yayılmaktadır. Ortalama ömür düşmektedir.2003 yılının sonlarında 18 yaş altında 15 milyon çocuk öksüz kalmıştır.Yaşama hakkı olan çocukların AİDS nedeniyle ellerinden alınan hakları çocukken yitip gitmeleri demektir. Bilgilenelim. Bilinçlenelim. Korunmasız cinsel yaşamdan, bir anlık yanlıştan uzak duralım. Madde bağımlılığı irademizi yok ederek bağışıklık sistemimizin de yok olmasına neden olacaktır. Sağlıklı yaşam karanlığa açılan yolların aydınlanmasıdır.Aydınlık günlere?

AIDS Savaşım derneği kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanlığını uzun yıllar yürütmüş olan, yönetim kurulunda ve toplum eğitim programlarında,birlikte uzun yıllar karşılıksız hizmet anlayışıyla çalıştığımız, İstanbul TIP Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlarından Değerli Hocam Prof. Dr. Enver Tali Çetin?i 2 ay önce kaybettik. Yeri doldurulamayacak hocamızı asla unutmayacağız. Işık içinde yat Sevgili Hocam .

 

Bu yazı toplam 2798 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim