• BIST 105.026
  • Altın 162,782
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul : 12 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İzmir : 8 °C

2014 İLAÇTA REKLAM YILI MI OLACAK?

Semih Güngör

2013 yılının başında düzenlenen ve konuşmacı olarak yer aldığım bir panelin konusu reçetesiz satılan ilaçlar idi. Başta İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Sayın Dr. Saim Kerman olmak üzere ilaç sektörünün değerli temsilcilerinin yer aldığı panelde önümüzdeki yakın süreçte çok tartışacağımız bir düzenleme gündeme hâkim oldu. Sayın Kurum Başkanımız yaptığı konuşmada reçetesiz ilaçlarla ilgili önemli bir düzenlemenin en geç 2013 yılı sonuna kadar çıkarılacağını duyurarak meslek örgütlerinin, üniversitelerin ve ilaç sanayisinin katkılarını beklediğini dile getirdi.

 

Kısaca değerlendirmek gerekirse; 2013 yılı sonuna kadar çıkarılacak yeni Yasa ile OTC diğer adıyla reçetesiz satılan ilaçlar olarak tanımlanan birçok ilaç artık ülkemizde yasal bir düzenlemeye bağlı olarak serbestçe satılabilecekti. Hangi tedavilerde kullanılan ilaçların bu grup ilaçlar kapsamı içine alınacağı çıkarılacak yasada yer alacaktı. Yapılacak yeni düzenleme ile belki de bu güne kadar reçeteli olarak satılan pek çok ilaç artık Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödeme listesinden çıkarılacak, bu ilaçların reklamı serbest olacak ve fiyatları serbest bırakılacaktı.

 

O panelde bu konu enine boyuna tartışıldı, ancak alanın paydaşlarının ortak bir düşünce etrafında bir araya gelmesinin çok kolay olmayacağı, böylesine önemli bir konuda ortak mutabakatın sağlanması için daha zamanın çok erken olduğu ortaya çıktı.

 

Aslında böyle bir sonucu yadırgamamak gerekiyor. Bakış açılarımızın farklı olduğunu bu konu ile ilgili yıllardır yapılan açıklamalarda görmek mümkündü. Ancak reçetesiz ilaçlar için bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu herkes tarafından ortak dile getirilen bir gerçekti. Bugün yasal bir düzenleme henüz olmasa bile, birçok ilaç piyasada reçetesiz satılıyor ve Sosyal Güvenlik Kurumu artan sağlık harcamaları karşısında neredeyse her gün tasarruf amaçlı olarak geri ödeme listesinden bazı ilaçları çıkarıyordu.

 

Ortada bir yasa yoktu ancak her gün artan sayıda ilaç eczane alanında az bir kısmı ise eczane alanı dışında olmak üzere hastalara elden satılıyordu. Radyo, televizyon ve yazılı basında bu ilaçlarla ilgili reklam ve tanıtım sınır tanımaksızın yapılıyor, Sağlık Bakanlığı tüm çabasına rağmen denetim mekanizmasını sağlıklı olarak işletemiyordu.

OTC  YASASI

Kısaca söylemek gerekirse; bu alanda giderek artan bir karmaşa yaşanıyordu ve bu duruma ivedilikle bir yasal düzenleme ile müdahale etmek gerekiyordu. OTC alanında ciddi bir düzenlemeye ihtiyaç vardı.

Ancak ülkemizde bugünden yarına hangi gelişmelerin olacağı, gündemin nasıl bir anda bambaşka bir mecraya yöneleceği öngörülemediği için OTC yasası da Sayın Dr.Saim Kerman' ın dediği gibi 2013 yılı sonuna kadar yasalaşamadı.

 

Bu nedenle 2014 yılı ilaç alanının tüm paydaşlarını yakından ilgilendirdiği gibi cebinden ilaç alabilmek için daha fazla para çıkacak vatandaşı da yakından  ilgilendiriyor.

Bizlerin bu önemli yasal düzenleme için doğru tespitler yapabilmemiz için dünyada bu gruba giren ilaçlarla ilgili farklı uygulamaların nasıl olduğunu bilmemiz gerekiyor.

 

Biz eczacıların reçetesiz satılan ilaçların hastaya kontrolsüz ortamda ulaşmasının tehlikeli sonuçlar doğuracağına yönelik söylemlerimizin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ortaya koyan olaylar zinciri ABD’de 1-Ocak-2008 tarihinde FDA (Amerika Birleşik Devletleri Besin ve İlaç Yönetimi)ın yaptığı açıklama ile başladı.

 

 FDA yaptığı basın açıklamasında OTC ( tezgah üstü ) olarak satılan öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının bilinçsiz kullanıldıklarında 2 yaşın altındaki çocuklarda ölümcül olabildiğini, bu nedenle mutlaka reçeteyle satılması konusunda uyarıda bulunarak, hastalıkları tedavi etmeksizin sadece belirtilerini gideren bu ilaçların bebeklerdeki güvenilirlik ve etkinliğinin kanıtlanmadığını belirtti.

 

FDA  açıklamalarının ardından İngiltere'de bulunan Pediatri İlaçları Uzman Danışma Grubu ve İnsan İlaçları Komisyonu çocuklarda kullanılan öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının etkinlik ve güvenirliliğini yeniden değerlendirerek, anne ve babaların aynı etken maddeyi içeren farklı ilaç preparatlarının eş zamanlı kullanımına bağlı doz aşımının farkına varamayacaklarını, bu nedenle 2 yaşın altındaki çocukların ciddi risk altında olduğunu açıkladılar.

 Bu nedenle hem Pediatri İlaçları Uzman Danışma Grubu, hem de İnsan İlaçları Komisyonu ellerindeki bulgulara dayanarak İngiltere'de bazı etken maddeleri içeren ve OTC grubunda satılan öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının bundan sonra 2 yaşından küçük çocuklara verilmesinin uygun olmadığına karar verdiler.          

 

İngiltere’de yaşanan gelişmeler dikkatle incelendiğinde, aslında basının farkında olmadan çok önemli bir sorumluğu olan kamuoyunu uyarma görevini yerine getirdiği görülmektedir.

 

İngiltere’de o tarihte yaşananlar bugün ülkemizde ilacı eczane dışına çıkarmayı, reklamla satışı pompalamayı amaçlayanlara ve tüm uyarılarımıza rağmen ısrarla bu konudaki çalışmalarını sürdürenlere, ders olacak nitelikte gelişmelerdir.

 

İngiltere’de OTC çok yaygındır. Başta soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları olmak üzere birçok ilaç OTC kapsamında reçetesiz olarak satılmakta, bu ilaçların reklamla tanıtımı her yerde serbest olarak yapılabilmektedir.

OTC ürünler eczanelerin yanı sıra başta market zincirlerinin ilaç reyonları olmak üzere birçok yerde serbest olarak satılmaktadır. İngiltere eczane dışı ilaç satışları için örnek gösterilebilecek ülkelerin başında gelmektedir.

 

Diğer Avrupa ülkelerinde ise durum farklı değildir.

Ayrıca Avrupa Komisyonu'nun İtalya, Avusturya, İspanya'ya yaptığı 28 Haziran 2006 tarihli uyarı çok önemlidir.

Avrupa Komisyonu bu tarihte üç Avrupa ülkesinden AB dâhilinde sermayenin serbest dolaşımı ve serbest kuruluş tesis etme özgürlüğüne ilişkin Avrupa Komisyonu Anlaşmasının

43 ve 56. maddeleri ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle Eczacılık Kanunları'nın tadillerini istedi.

Bu uyarının yapılmasının ardından İtalya genelinde boykotlar başladı. Eczacıların tüm direnmelerine rağmen İtalyan Hükümetinin Ağustos ayında Eczacılık Yasalarında yaptığı değişiklikleri yürürlüğe koymasının hemen ardından 2400 ürün OTC kapsamına sokularak eczane dışına çıktı.

OTC fiyatları ve eczane zincirleri serbest bırakıldı.

 Bir yıl sonra ise OTC dışı reçeteli ancak geri ödemesiz ilaçlar için ( Viagra gibi) OTC sınıfına alınmaları yönünde baskı yapılmaya başlandı.

Portekiz’de 2005 yılındaki Hükümet değişikliğinin ardından OTC grubunda yer alan ilaçlar eczane dışına çıktı.2007 yılında ise OTC ilaçların fiyatları serbest bırakıldı ve market raflarında yerini aldı. Ardından eczane zincirleri hayata geçti.

 

Fransa ise bu değişime karşı eczacıların inatla hala direndiği ülkelerden biridir. Ancak Hükümetin liberal politikaları sonucu 4-5 eczanelik gruplar için zincir oluşturma izni verilmiştir.

OTC ürünleri eczane dışına çıkarmak için yoğun bir kampanya sürdürülüyor. 300 ürün eczane de kalmak şartıyla tezgâh önüne çıkartıldı. Eczacıların mücadelesi tüm dünyada devam ediyor.

Ülkemizde ise bu çok önemli yasal düzenleme öncesinde durum nedir?

 

Anayasanın 56.maddesi sağlık hizmetlerini şöyle tanımlamaktadır:

 "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler."

Yani Anayasaya göre halkın sağlığını korumak devletin görevidir. Ancak devletin sağlık politikası bu ülkede öyle Anayasada yazdığı şekilde yürümüyor ve sağlıkta dönüşüm programına karşı sağlık hakkı mücadelesini sağlık mensupları olarak hekimi, eczacısı, diş hekimi, veterineri ve sağlık çalışanları olarak bıkmadan sürdürüyoruz.

 

Giderek hızla artan sağlık giderlerini ilaç alanında yapılan tasarrufla karşılama dönemi artık sona ermek zorundadır. İlaç fiyatlarının bugün geldiği noktada ilacın bulunabilirliği, yeni jenerasyon ilaçların artık ülkemize neden gelmiyor oluşu, ilacın etkinliği bugün bizzat ilaç sanayisi tarafından tartışılmaktadır.

VATANDAŞIN SIRTINA YÜKLENİLİYOR

İlaç fiyatlarını daha aşağı çekmek mümkün olamayacağı için Sosyal Güvenlik Kurumu ilaçta tasarrufu bu yükü vatandaşın sırtına yükleyerek çözmek istemektedir.

Tüketimi çok fazla olan ilaçların ödeme kapsamı dışına çıkarılması gündemdedir. Vatandaş birçok ilaca parasını cebinden ödeyerek ulaşmak zorunda kalacaktır. OTC uygulamasının geniş bir ilaç grubuna yayılması hem bu pazarı büyütecek hem de ilaç giderlerini aşağı çekecektir.

 

Bugün dünyada OTC pazarı 100 milyar doların üzerindedir.Yine dünya genelinde reçetesiz ilaçların toplam ilaç sektöründeki payı % 6 dır. Türkiye de öngörülen reçetesiz ilaç pazarı kutu bazında 503 milyon kutudur. Türkiye'deki toplam ilaç tüketimi kutu bazında 1 milyar 360 milyon kutudur.

Reçetesiz ilaçlar kutu bazında pazarın % 41' ini oluşturmaktadır. Perakende satış fiyatları üzerinden reçetesiz ilaçlarının tutarı toplam ilaç fiyatlarının tutarlarının % 22' sini oluşturmaktadır ve yaklaşık 2,5 milyar dolardır.

 

Türkiye’deki yıllık ilaç tüketiminin önümüzdeki 10 yıllık süreçte 30 milyar dolar seviyesine çıkarılması ve Türkiye’nin dünyanın en çok ilaç tüketen 10.uncu ülkesi olması hedeflenmiştir.(Amerika, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, Çin, İtalya, Kanada,Türkiye)

 

Bu hedefe ulaşabilmek için ilk adım olarak reçetesiz ilaçlar listesi genişletilecek, ikinci adım olarak bu grupta yer alacak olan ilaçlara fiyat serbestisi getirilecek, sonrasında bu ilaçlar Sosyal Güvenlik Kurumu'nun geri ödeme listesinden çıkarılacak ve son adım olarak bu ilaçlarda reklam serbestisi getirilecektir.

İLAÇTA REKLAM TEHLİKELİ

Reklamla birlikte reçetesiz ilaçların maliyeti, fiyatı ve tüketimi artacaktır. Reçetesiz satılması gündemde olan ilaçlar; vitaminler, ağrı kesiciler, öksürük ilaçları, bazı mide ilaçları, boğaz pastilleri,soğuk algınlığı ilaçları, merhemler, gargaralar, burun damlaları gibi halkın yakından tanıdığı, fiyatları ucuz, hekimler tarafından sıkça reçeteye yazılan kalemlerden oluşmaktadır.

 

Ayrıca reçetesiz ilaçlarda yapılacak reklamlarla tüketimin arttırılması planlanmaktadır. RTÜK Başkanı 2008 yılında televizyonlarda ilaç reklamlarının başlayacağının mesajını vermiştir. Reklam şirketleri büyük bir iştahla bu uygulamanın başlamasını beklemektedirler. Ülkemizdeki bir yıllık reklam pastasının % 5-8'ini ilaç reklamlarının oluşturması amaçlanmaktadır.

 

İlaç sadece eczacının denetiminde ve danışmanlığında satılabilir.

Kullanılacak ilacın seçimi tanıtımla değil, konunun uzmanı hekim tarafından yapılabilir.

Her ilaç bir zehirdir, yanlış kullanıldığında yan etkiler ve istenmeyen diğer etkiler nedeniyle başka sağlık sorunlarına yol açabilir.

 

Tüm bu nedenlerin yanı sıra Türkiye insanının reklama karşı olan zaafı dikkate alındığında ilaç reklamı toplum için büyük tehlike oluşturacaktır. Reklamlarda çoğu zaman gerçekler saptırılmaktadır. Reklamlar ile etkiler arttırılır, yan etkiler saklanır. Reklamlarla halk sağlığının ne derece tehlikeye atılacağı, dünyadaki uygulamaları ile görülmüştür. Dünyada Amerika ve Yeni Zelanda dışında reçetesiz ilaçların reklamı yapılabilmekte, bu iki ülkede ise aynı zamanda reçeteli satılan ilaçların da reklamı yapılmaktadır.

 

İngiltere'de reklamlarla antidepresan kullanımı 1998-2001 yılları arasında % 30 artmıştır.

1991-2001 yılları arasında bu artış % 173 olmuştur.

 ABD' de her yıl ilaçlara bağlı yan etkiler nedeniyle 1,5 milyon kişi hastaneye yatmakta, yılda 100 bin kişi hayatını kaybetmektedir.

Dünyada ilaçlara bağlı zehirlenme ve intihar riski giderek artmaktadır.

Bu tespitler ışığında ülkemizde ilaç reklamını serbest bırakmak toplum sağlığını tehlikeye atacaktır.

Devletin görevi toplum sağlığını korumak, herkese sağlıklı bir yaşam sağlamaktır.

 

Bizlere düşen görev önümüzdeki yakın süreçte yasalaşacak olan düzenlemede söz sahibi olmak ve halkımızı ve meslektaşlarımızı mağdur edecek uygulamaların hayata geçmesini önlemektir. Ülkemizde herkes tarafından bilinen bir gerçek vardır. Bir yasayı çıkarmak kolay ancak çıkarılmış olan bir yasayı değiştirmek hiç de kolay değildir. Özellikle ilaç alanına yönelik yapılan yasal düzenlemelerin çoğunun ömrü yarım yüzyılı aşmıştır.

 

OTC yasasında özellikle hangi grup ilaçların yer alacağının, fiyatlarının, reklam ve tanıtımların nasıl yapılacağının, belirlenmesinde, bizler belirleyici olmak zorundayız.

 

Bu nedenle 2014 yılı ilaca vatandaşın ulaşmasındaki yeni rotasının belirleneceği bir yıl olacağı için bizler açısından büyük önem taşımaktadır.

BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ OCAK 2014 SAYINDA YAYINLANACAKTIR

Bu yazı toplam 18393 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim