• BIST 94.082
  • Altın 189,632
  • Dolar 4,7905
  • Euro 5,6087
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 27 °C
  • İzmir : 30 °C

"2050'de Her 4 Kişiden Biri Akciğer Hastalıklarından Ölebilir"

"2050'de Her 4 Kişiden Biri Akciğer Hastalıklarından Ölebilir"
Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Kalyoncu, "Türkiye’de ölen her 10 kişiden biri akciğer rahatsızlığına bağlı olarak hayatını kaybetti. 2050 yılında her 4 kişiden biri akciğer hastalıklarından ölebilir"dedi.

Türk Toraks Derneği’nin “Türk Toraks Derneği 21. Yıllık Kongresi”, Antalya’nın Belek’te gerçekleştirildi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Toraks Derneği 21. Yıllık Kongresi Başkanı Prof. Dr. Nurdan Köktürk, bu yıl kongrenin “El ele, bilimle, güçlü nefese” sloganıyla düzenlendiğini söyledi.Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Kalyoncu  da konuşmasında, maddi sıkıntı içinde olan Tüberküloz hastalarına aylık 1080 TL yardımın Sağlık Bakanlığı tarafından ödeme yapılacağını müjdeledi.

Akciğerlerin sağlığını korunması için akciğere ne kadar az duman girerse o derece şanslı olunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kalyoncu, dumanın her türlüsünün zararlı olduğunu buna örnek olarak tandır başında ekmek yapan bir kadının bile etkilenmesi örneğini verdi.

KEBAPÇILARDA VE FIRINLARDA ÇALIŞANLARDA SOLUNUM SIKINTISI YÜKSEK

Türk Toraks Derneği 1. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, kebapçıların kongrede gündeme geldiğini dile getirerek, akciğer hastalıklarının meslekle yakından ilişkili olduğunu bildirdi.

Gaziantep ve Şanlıurfa’dan iki adet kebapçı çalışmasının kongrede sunulduğunu aktaran Prof. Dr. Yorgancıoğlu, “Kebap pişiren kişilerde solunum fonksiyonlarının etkilenimi araştırıldı. Biz o araştırmada gördük ki, özellikle ocak başında kömürün üzerinde kebap pişirenlerde, hasta olmasalar dahi yaptığımız testlerde solunum sistemlerinin etkilendiğini gördük. O nedenle bunun için tedbir alınması gerekir. Çalışma ortamlarının havalandırmasının çok iyi olması gerekir. Eğer ki kişide belirtiler başladıysa mutlaka göğüs cerrahi hastalıkları uzmanına başvurması gerekir. Bu kişilerin sigara içmesini de önlemek gerekir. Kömür ve kebap dumanından etkileniyorlarsa, birde sigara içerlerse etkilenimleri iki katına çıkacaktır” diye konuştu.

EV KADINLARI, TEMİZLİK MALZEMELERİ AKCİĞERİNİZİ ETKİLİYOR, DİKKAT!

Kadın akciğerlerinin erkeklere göre daha duyarlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yorgancıoğlu, “Sigara kadın akciğerini daha fazla etkiliyor, daha kolay KOAH oluyorlar. O nedenle sigara çok önemlidir. Ama kadının mesleği çok önemlidir. Tekstil, fırın işçilerinde gördüğümüz etkilenimler var. Bir de çalışmayan ev hanımlarında temizlik maddelerine maruziyet sonucu akciğerlerinde sıkışması ileri dönemde akciğerin katışmasına doğru giden dönem olabiliyor. Temizlik maddelerinden karışımlar sonucu çıkan buhar, akciğerleri ciddi etkiliyor” dedi.

Prof. Dr. Yorgancıoğlu, fırıncılarda da bu tip meslek hastalıklarının görüldüğünü ve havalandırma sisteminin işverenler tarafından iyi şekilde yapılması gerektiğinin altını çizdi.

İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİ SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR

Türk Toraks Derneği 2. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bayram, bir yerdeki küresel iklim değişikliğin yol açtığı coğrafi değişiklikle, göçlere ve çatışmalara yol açtığını belirtti.

Orta Doğu, Suriye’de, Afrika’da yaşanan sorunları iklim değişikliğinden ayrı tutmanın çok zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bayram, “Küresel iklim değişikliği ısınmadan kaynaklanıyor. Dünyamız git gide ısınıyor. Sadece Türkiye değil dünyanın her yeri böyle. Ama en çok Akdeniz havası, Afrika etkileniyor. Ülkemizde ciddi tehdit altında. Daha sıcak yazlar, daha ılık kışlar, kurak geçen mevsimler yaşıyoruz. Bununla birlikte çeşitli hastalıklara akciğer, kalp hastalıkları inmeye bağlı hastalıklarda ölümlerin arttığını görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

ÇÖL TOZLARINDA ACİLE BAŞVURU SAYISI ARTIYOR

Türkiye’de sıcaklık artışının akciğer hastalıklarına bağlı ölümlerin artmasına neden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bayram, “Ülkemizde Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nden Batı Anadolu’da ciddi riskler var. Konya’da yer altı sularının çekildiğini, obrukların oluştuğunu görüyoruz. Çöl tozu fırtınaları artıyor. Sahra, Kuzey Afrika, Orta Doğu çöllerinden gelen fırtınalarının etkisi altında kalıyor. Bu tozların arttığı dönemde Gaziantep’te hastane acillerinde başvuruların arttığını gözlemledik.” dedi.

ÇOCUĞUNUZU AŞILATIN, HAYATINI VE TOPLUMU TEHLİKEYE ATMAYIN!

Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Güzin Cinel, Sağlık Bakanlığı’nın her yeni doğan çocuğa ulusal aşı takvimini uyguladığını belirtti.

Türkiye’de yılda 1.3 milyon bebeğin dünyaya geldiğini kaydeden Doç. Dr. Cinel, “Bu aşı takvimi çerçevesinde Hepatit B,Tüberküloz, pnömokok, difterş, boğmaca,tetanoz, kızamık, kabakulak ve çocuk büyüdükçe bu alı takvimine uygun olarak koruma amaçlı aşı yapılıyor. Çocuğunun 0 yaştan, 6. ayı ve devamında aşıları yapılıyor. Ama son yıllarda aşı reddiyle çok fazla karşılaşmaya başladık. Özellikle 2016 verilerinde 10 bin kadar ailenin aşı reddinde bulunduğu bildirildi. 2017 yılında ise bu rakamın 20 bini aştığı dile getiriliyor” ifadelerine yer verdi.

AŞILARDA CİVA YOK, ÇOK AZ ALÜMİNYUM VAR

Aşı reddine neden olan konuların bilimsel bir dayanağı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Cinel, “Bu aşıların civa ve alüminyum içerdiği bunların ileride alzaymır gibi bir takım hastalılara neden olabileceği söylenmiş. Ülkemizdeki aşılarda civa yok, alüminyumda bağışıklığı arttırmak için çok az konuluyor. Bu konulan alüminyum belki çevrede karşılaştığımız suda bile fazla vardır. Bunlar insanları tedirgin edici düzeyde değil ki ülkemizdeki aşı programı Aşı Danışma Kurulu, bilimsel tarafsız bir kurul, veriler incelenerek oluşturuluyor. Hiç kimse bir çocuğun bile sağlığını göz ardı etmek istemez. Biz toplum sağlığı ile uğraşıyoruz. Bir aşı programıyla herhangi bir bulaşıcı hastalığına karşı yaptığımız aşıyla hastalığı toplumda yüzde 98 azaltılmasını planlıyorken, her çocuğunun sağlığı bizim açıdan önemlidir. Bilimsel verilere dayanmayan bu tip bilgilerin medyada yer almasından tedirginiz. Bu durum ailelerle aşı reddine neden oluyor” dedi.

KIZAMIKTA ARTIŞ VAR

Son dönemde çocuk kliniğinde sıkça kızamık hastalığını görmeye başladıklarını dile getiren Doç. Dr. Cinel, “Kızamığı çok az görüyoruz derken son birkaç aydır kızamık arttı, birkaç yıldır boğmaca arttı. Ailelerimiz rahatlıkla çocuklarını aşılatabilir. Bireyin hakları önemli ama aşılama konusunda bir bireyin özerkliği toplumun yarından çok daha önemli değildir. Bizim için önemli olan toplum sağlığını korumaktır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim