• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul : 9 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 8 °C

"5. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi" Gün Sayıyor

"5. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi"  Gün Sayıyor
Probiyotik Prebiyotik Derneği tarafından 11-14 Ekim 2018 tarihlerinden Antalya'da düzenlenecek "5. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi" işlenecek konularıyla ilgi çekiyor.Şimdiden katılımın geçen seneden fazla olduğu bildirildi.

Kongre başkanı Prof. Dr. Hakan Alagözlü, kongre ve kongrede işlenecek konular hakkındaki sorularımızı yanıtlarken" Bütün bilim önderlerini, probiyotik ve mikrobiyota paydaşlarını kongremizde görmek bizleri onurlandıracak ve bilime ışık tutacaktır"dedi.

İşte sorular ve yanıtları:

alagozlu-hakan.jpg

Bu seneki kongrenizle, geçen seneki kongreniz arasında konulara bakıldığında ilk denilecek konular var mı? Neler?

Bu seneki kongremizde çok çarpıcı başlıklar var. Bu sene, önceki seneki kongreye göre daha farklı konular var. Bunlar; Kök Hücre ve Mikrobiyota, Sporcu Sağlığı ve Mikrobiyota, Sporcu Sağlığı ve Performansında Probiyotikler, Cinsel Sağlık ve Mikrobiyota, Popüler Diyetler Bir Efsane Mi? Bilimsel Olarak Kanıtları ve Mikrobiyotaya Etkisi, Fermente Gıdalar Probiyotik midir?, Hastalıkta ve Sağlıkta Kısa zincirli yağ asitleri, Sızdıran Bağırsakta diyet tedavisi, Probiyotik ve Prebiyotik Kaynağı anne sütü, Üst solunum yolunda probiyotikler, Kısırlıkta mikrobiyota ve probiyotikler, Jinekolojik kanserler ve mikrobiyota, Depresyon ve anksiyetede Probiyotikler, Bariyatrik Cerrahinin Mikrobiyotaya etkisi, Şeker hastalığının cerrahi tedavisi var mı? Mikrobiyotaya etkisi?, Süt-yoğurt ve probiyotikli yoğurtlarda şehir efsanelerine bilimsel bakış, Fermente süt ürünlerinin sağlığa faydaları, SIBO, Yaşlanma ve probiyotikler, Yara iyileşmesinde probiyotikler gibi çok çarpıcı konular tartışılacak.

Bu sene kaç kişilik katılım bekliyorsunuz?Geçen seneye göre farklılık olacak mı ?

Bu sene 300 kişinin üzerinde bir katılım beklemekteyiz. Geçen seneye göre daha fazla multidisipliner katılım gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

Geçen seneki kongrenizden geri dönüşler nasıl oldu? Bu seneki konuları bu geri dönüşlere mi belirlediniz yoksa...

Geçen seneki geri dönüşler bizim için önemliydi ve çok olumluydu. Bu sene daha çok gündemdeki ve dünyadaki yenilikler üzerinden konular belirlendi.

Kongreniz hangi meslek gruplarına hitap ediyor, neden?

Kongremiz multidisipliner bir kongre. Probiyotik ve mikrobiyota paydaşlarını ilgilendiriyor. Bu paydaşlar içinde eczacılar, diyetisyenler, biyologlar, gıda mühendisleri, mikrobiyologlar, aile hekimleri, pediatri, gastroenteroloji, kadın-doğum, genel cerrahi,dermatoloji doktorları bulunmakta.

Kongrenize, eczacılar, doktorlar, aile hekimleri sizce neden katılmalı?

Probiyotik ve mikrobiyota ile ilgili bilgilerini yenilemek, bilgi alış-verişinde bulunmak, bilimsel görüş ve yenilikleri paylaşmak, çalışmalarını bildiri olarak sunmak açısından bu kongreye katılmalılar.

 

Obezite, Kanser, Mikrobiyota ve Probiyotikler arasındaki ilişkiden kısaca bahseder misiniz?

Yapılan çalışmalarda diyet ve beslenmenin mikrobiyotayı değiştirdiği, hatta genlerimizin ifadesini etkilediği gerçeği hızla ilerlemektedir. Tek taraflı protein ağırlıklı beslenmede bağırsak mikrobiyotası bozulmaktadır (disbiyozis). Bozulan bağırsak mikrobiyotası sonucu daha sonra verilen kilolar hızla alınır ve daha sonra zayıflamaya dirençli bir obezite söz konusu olur. Obezitede artık kalori hesaplamalarının çok reel olmadığı, bağırsak mikrobiyotasının kilo değişikliklerinde önemli olduğu gerçeği, hızla kendine daha güvenilir kanıtlar bulmaktadır. Obezlerin bağırsaklarında hazmedilmeyen lifleri ve karbonhidratları parçalayabilen bakterilerin daha ağırlıklı olduğunu buldular.

Obezlerde sindirilmeyen liflerden elde edilen kısa zincirli yağ asitlerinden yüzde 15 daha fazla kalori elde edilir. Yani obez ve kilolu insanların gıdalardan enerji elde etme kapasitesi zayıflardan daha yüksek. Yani obez kişiler normalden daha fazla kalori almaktalar. Bütün bildiğimiz kalori hesap uygulamalarını artık bir kenara bırakalım. Obez kişi sanırım obez hasta demek daha doğru olur ki örnek verecek olursak obez hastanın aldığı bir öğün yemekte 750 kalori alırken, normal sağlıklı kişi aynı öğünden 500 kalori almaktadır. Bu nedenle şablon diyetler yerine “Mikrobiyota esaslı diyetler” yani kişiye özel diyetler artık gündemdeki yerini yavaş yavaş almaktadır. Bu tür diyette "dışkı mikrobiyota analizi" yapmak temel şarttır. Bunlar dışında kişide kan parametrelerini incelemek bu konuya yardımcı olacaktır. Dışkı mikrobiyota testlerinin bilimsel platformda incelenip bu konuda uzman kişiler tarafından sonuçların değerlendirilmesi çok önemlidir.

Bağırsak kanseri ve mikrobiyota arasında da ilişki gösterilmiş olup, bazı bakteri türleri kolon kanserini arttırmaktadır. Bağırsaktaki bu bakterilere "metagenomik analiz" yöntemi ile "bağırsak mikrobiyota analizi" yapılarak bakılır. Biz işte bütün bu bakterilere "metagenomik analiz" yöntemi ile İstinye Üniversitesinde Türkiye'nin ilk Mikrobiyota laboratuvarında bakmaktayız.

Probiyotiklerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Her insanın farklı genetik yapısı olduğu gibi farklı mikrobiyotası vardır. Bakterilerin karakteristik özellikleri genlerinde kodlanmıştır. Bu sayede gelişmiş moleküller genetik analizler kullanılarak, bağırsak mikrobiyotasını oluşturan bakterilerin tanımlanması mümkün olabilmektedir. Dışkı örneğinde yeni geliştirilmiş “Metagenomik analiz” denilen bu teknikte, DNA sekanslama yöntemiyle bakteri genleri saptanarak “bağırsak mikrobiyotası” hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. “Bağırsak mikrobiyota analizi” için dışkı örneğinin test edilmesi gerekir.

Kişisel mikrobiyota önemlidir. Çünkü eksik olan faydalı probiyotik bakterilerinin yerine konması açısından “mikrobiyota bazlı kişiselleştirilmiş tedavi”ye zemin hazırlar. Dışkı mikrobiyota testlerinin bilimsel platformda incelenip bu konuda uzman kişiler tarafından sonuçların değerlendirilmesi çok önemlidir. Gelecekte “mikrobiyota bazlı kişiselleştirilmiş tedavi” ile "alakart replasman tedavileri"nin çıkacağı ve bu şekilde birçok kronik hastalığa çare bulunulacağı günlerin yakın gelecekte başlayacağını düşünmekteyim.

Bu seneki kongreniz hakkında ek olarak neler söylemek istersiniz?

Bütün bilim önderlerini, probiyotik ve mikrobiyota paydaşlarını kongremizde görmek bizleri onurlandıracak ve bilime ışık tutacaktır.

Sorularımızı yanıtlamak için zaman ayırdığınızdan ötürü teşekkür ederiz.

Daha fazla bilgi için

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
İlgili Haberler
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim