• BIST 102.754
  • Altın 148,113
  • Dolar 3,5395
  • Euro 4,1725
  • İstanbul : 25 °C
  • Ankara : 27 °C
  • İzmir : 25 °C

Adolesanlarda Obeziteye DİKKAT

Adolesanlarda  Obeziteye DİKKAT
“..Bir çalışmada sosyokültürel seviyesi yüksek bir okulda obezite sıklığı yüzde 19 , sosyokültürel seviyesi düşük olan başka bir ok


“..Bir çalışmada sosyokültürel seviyesi yüksek bir okulda obezite sıklığı yüzde 19 , sosyokültürel seviyesi düşük olan başka bir okulda ise sıklık yüzde 4 olarak bulundu…”

Obezite, gelişmiş ülkelerde hızla büyüyen bir halk sağlığı sorunudur. Tek bir hastalık olarak kabul edilmemesi gerekiyor. Genetik, metabolik, davranışsal bozuklukları içeriyor.

Bütün dünyada artan bir prevalansa sahiptir. Çocukluk çağı obezitesinde 1990’lardan sonra dramatik artış dikkati çekmekte ve gelişmiş ülkelerde çocukların her yıl yüzde 1’i fazla kilolu gruba katılıyor . Adolesan döneme obez girenlerin yüzde 50’sinin erişkin dönemde obez olması, erişkin dönemde morbidite ve mortalitenin artması konunun önemini ortaya koyuyor.

Yaptığımız bir çalışmada sosyokültürel seviyesi yüksek bir okulda obezite sıklığı yüzde 19 bulunurken, sosyokültürel seviyesi düşük olan okulda ise sıklık yüzde 4 olarak saptandı .

Çocukluk çağındaki bu artışa paralel olarak tip 2 diyabet, metabolik hastalık tablosu, hipertansiyon gibi erişkin problemleri çocuk ve adolesanlarda da görünür oldu.

Tüketilenden fazla enerji alınması obezitenin başlıca nedenidir. Altta yatan başka hastalığın olmadığı olgularda eksojen obezite olarak adlandırılır ve çoğunluk bu gruptur. Eksojen obezite kalori alımı ile kullanımı arasındaki dengesizlik sonucu ortaya çıksa da, etyolojide çeşitli faktörler etkilidir. Bu faktörler genetik, yaş, cinsiyet, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve sosyoekonomik kültürel düzey olarak sayılabilir.

Adolesan dönemi vücut yapısında ve ölçülerinde büyük değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Bu nedenle de bir çok araştırmacı pubertenin obeziteye katkısına odaklanmıştır. Ancak hangi yaşta puberte başlarsa obezite nedeni ya da sonucu olur sorusu hala tartışmalıdır. Puberte öncesi yüksek vücut kitle indeksi (VKİ) ve diğer erken çocukluk yağlanma belirteçleri erken maturasyon ile ilişkilidir.

Örneğin bir çalışmada 5 yaş öncesindeki fazla vücut yağı ve 59 yaş arası da fazla yağ dokusu artışının somatik gelişimde hızlanmaya neden olduğu gösterilmiştir.

NICHD grubunun ileriye yönelik çalışmaları 3 yaştaki yüksek VKİ z skoru ve 37 yaş arasında ki z skorundaki artış hızının puberteyi erken başlattığını göstermiştir.

Bütün bu çalışmalar uzmanların pubertenin yağlanmaya neden olduğu kaygılarından uzaklaştırıcı verilere sahiptir. Hızlanmış somatik gelişimin göstergelerinden biri de kemik yaşı ileriliği olup,erken yaşta yağlanmanın reboundu ile de ilişkilidir. Süt çocukluğu ve erken çocukluk dönemi hızlı büyümesi adolesan obezitesi ile sonuçlanabilmektedir.

Buna karşın, erken gelişimin obezite ile sonuçlanacağına dar kanıt yoktur. Ancak post pubertede anlamlı yağ kitlesi artışı da gösterilmiştir. Yapılan bir çalışmada 11 yaşından önce menarş olan kızların genç erişkin olduklarında obez olma riskleri 2 kat fazla bulunmuştur. Ancak bu hastaların puberte öncesi kayıtları yoktur.

Norveç’te yapılan bir çalışmada özellikle erken menarş olan kızlarda, geç adolesanda fazla kiloluluk riski yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte bu kızların erken çocuklukta bel çevrelerinin yüksek olduğu konusundaki veriler ise kısıtlıdır. Benzer ilişki erkek adolesanlarda yoktur.

Adolesan döneminin fazla kilolu oluş açısından kritik dönem oluşunun nedeni diğer obezitojenik risk faktörlerinin prevalansının yüksek oluşundan da olabilir.

Adolesan dönemi “pupy-fat”olarak adlandırılan yağın kaybedildiği dönemdir. Uyku süresi son zamanlarda adolesan ve çocukluk dönemi fazla kilolu oluş riskleri arasında tanımlanmıştır. Kısa uyku süresinde leptin ve ghrelin düzeylerinin azalmasının buna neden olan mekanizma olduğu öne sürülmektedir.

Sanki pubertedeki hızlı büyüme adolesan döneminde fazla kilo alımını engelleyebilir gibi dursa da, çeşitli sosyal faktörler adolesan obezitesine katkı yapmaktadır.

Obeziteden korunma, çocukluk obezitesi adına sağlıksız beslenme ve egzersiz alışkanlıklarını sağlıklı davranış biçimleri ile değiştirme prensibine dayanır. Gelecekteki erişkin kronik hastalıklardan korunma küçük çocuklarda obezite başlamasını önlemeye bağlıdır. Bu durum konu ile ilgili uzmanların birincil hedefi olmalıdır.

Poliklinik koşullarında hekimlerin kısıtlı zaman ve kaynaklar nedeniyle obez genç ve çocukları değerlendirilmeleri, onları ve ailelerini organize edebilmek ve kilo alımını azaltabilmek daha fazla hareket hastayı yönlendirebilmek için hızlı ve kanıta dayalı bilgilere gereksinimini vardır.

Hızlı beslenme, bilgisayarlar ve DVD’ler dünyasında bütün bunları yapabilmek hiç de kolay değildir. Bütün bunların yanında fazla kilonun ve obezitenin neden olduğu glukoz intoleransı, uyku apnesi, astım, PKOS, femur başı epifiz kayması, gastroözafagial reflü, yağlı karaciğer, kabızlık, hipertansiyon, dislipidemi gibi tablolar açısından da hastanın değerlendirilmesi gerekmektedir.

Metabolik sendromun tedavisinde temel yaklaşım insülin direncinin düzeltilmesidir. Bu amaçla günde 30-40 dakika egzersiz yapılması yaşam farzı değişikliklerinin başlatılması gerekmektedir. Çocuklarda kullanımı onaylanan metformin tedavide bir seçenek olarak kabul edilmektedir.

Bütün bunlar göz önüne alındığında çocukluk obezitesinin engellenmesi adolesan obezitesinin engellenmesinin de temel kaynağını oluşturmakta olup, ulusal olarak devlet ve özel sektörün birlikte çalışması gereken bir durumdur.Ayrıca tedavisinde okul ve aile işbirliği gerekmektedir. Tıbbi açıdan da disiplinler arası yaklaşım yapılmalıdır.

Yazan
:Prof.Dr. Merih BERBEROĞLU
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrin Bilim Dalı

KAYNAKLAR
1.Kerbs NY. Hilmes JH, jacobson D, Niclas TA et al. Assesment of child and adolescent overweight and obesity. Pediatrics 2007; 120: 5193219.
2. Spear BA. Barlow S, Ervin C, Ludwig BE. Et al. Recommendations for trealment of child And adolescent overweight and obesity, Pediatrics 2007;120: 25488
3.Adair SL.Child and adolescent obesity: epidemiology and developmental perspectives. Physiology &behavior 22:epub ahead of print. 2007.
4.Kimm SY, obarzanek E, Barton BA. Astonce CE et al. Race, socioeconomic ststus and Obesity in 910 year old girls; the NHCBI growth and health study. Ann Epidemiol 1996;6:26675.
5.Berberberoğlu M.Evliyaoğlu O, Adıyaman P, Öçal G, Ulukol B, Şimşek F, Şıklar Z, Törel A, Özel D, Akar N,Pilasminogen Activator inhibitor-1 (PAL-1) gene polymorphism (-675 4G/5G) associated with obesity and vascular risk in children.J Pediatr Endocrinol Metab. 2006; 19: 741-48.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim