• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

AĞRI KESİCİ MİGRENİ KESER Mİ, ARTTIRIR MI?

Mustafa Ertaş


Ülkemizde ve dünyada, sokakta gördüğümüz insanların yüzde 2?sinin, sadece sık ağrı kesici aldıkları için, aylardır yıllardır her gün ya da gün aşırı başları ağrıyor.
Baş ağrısı için ağrı kesici alırken hiç unutulmaması gereken şey şu ?AĞRINIZI GEÇİREN AĞRI KESİCİ, BELKİ DE BİR SONRAKİ AĞRI KRİZİNİZİN DE NEDENİDİR?.

Migren çok yaygın bir baş ağrısı hastalığı. Ülkemizde her 5 kadından ve 10 erkekten birinde migren olduğu, 1998 yılında ülke çapında yapılan bir çalışmada gösterilmişti.

Migren ağrısı da ağrı, diş ağrısı da ağrı, kol ağrısı da ağrı, ama kolumuz veya dişimiz için fazla ağrı kesici almak ağrımızı arttırmıyor azaltıyor, ama sık gelen bir migrenimiz varsa sık ağrı kesici almak eninde sonunda migrenimizin daha sıklaşmasına yol açıyor.

Migren aslında bir beyin hastalığı. Migren atağının, beyin zarındaki damarların iltihaplandığı evresinde kişi migren ağrısını hissediyor, oysa migren atağının beyinsel belirtileri ağrıdan önce ortaya çıkabildiği gibi ağrı bittikten sonra bile devam edebiliyor.

Ağrı kesiciler sadece bu ağrılı evrede iltihabi değişiklikleri bir dereceye kadar yatıştırabiliyor ve ağrıya karşı da ağrı kesicinin türüne ve dozuna göre az ya da çok etkili olabiliyor. Ağrı kesiciler dışında yalnızca migren ataklarında etkili olan ergotamin ve daha güncel olarak triptan grubu ilaçlar var ki, ağrı kesiciler şiddetli migren ağrılarında fazla etkili değilken bunlar şiddetli migren ağrılarında da çok etkili olabiliyor. Fakat bunun bir bedeli var.

Migrenli insanların beyni migreni olmayanlardan bazı farklılıklar gösteriyor. Migren ağrısını tetikleyen yapılar kadar migren ağrısını yatıştırmaya çalışan yapılar da beyinde birlikte yer alıyor. Sık ağrı kesici alındığında, özellikle migrene özgü triptan veya ergotamin alındığında, migreni tetikleyen bu yapılar daha baskınlık kazanıyor, yani beynimiz dikenli tellerle doluyor, ağrıyı yatıştırmaya yönelik fonksiyon gören yapılar ise güçlerini yitiriyor. Bunun sonucunda artık çok kolayca migren ağrısı tetiklenebiliyor.

Yani seyrek, yani ayda yılda bir alındığında çok yararlı olan migren ağrı kesicilerimiz (ağrı kesiciler, ergotaminler, triptanlar), sık alındıklarında bir canavara dönüşüyor ve bizi migren ağrılarının tutsağı durumuna düşürüyor.

Kuşkusuz sık migren ağrısı çeken herkeste ağrı mutlaka ağrı kesicilere bağlanamaz, ama sık ağrı çeken kişilerin %80?inde bunun nedeninin sık ağrı kesici kullanmak olduğu düşünülürse, diğer nedenlerin çok daha geri planda kaldığı açıktır.

Öyleyse artık sık ağrı kesici kullanmanın ağrıları sıklaştırdığını biliyoruz, ağrı kesici almayalım olsun bitsin. Demek çok kolay.

Öncelikle yanıtlamamız gereken birinci şey şu: Gerçekten migrenimiz var mı? Çünkü eğer ağrılarımızın nedeni migren değilse, sık ağrı kesici almak ağrımızı arttırmayacaktır, aksine azaltacaktır. Sık alınan ağrı kesici ilaçların bu kötü etkisi migrenlilere özgüdür.

Eğer migrenli bir kişide bu ağrı kesici bağımlılığı oluştuysa, ağrı kesici almamak, belki de daha önce hiç yaşamadığı şiddetli ağrı krizleri yaşatarak, kişiye öyle bir ders verecektir ki, bir daha buna cüret edemeyecektir.

Ama uygun bir tedavi ile (ilaç bağımlılığından kurtulma tedavisi), kişi ilk ayları ilaçsız ve ağrısız geçirirse artık bu dertten kurtulacaktır. Ama eğer bu ağrılar migrene veya ağrı kesicilere bağlı değilse, kuşkusuz ağrılar ağrı kesici ilaçları bıraksa da gelmeye devam edecektir.

Son söz: Baş ağrılarımızın sebebi nedir sorusunun yanıtı verilmiş, tanı doğru konmuş olmalı. Eğer migrenimiz varsa, sık ağrı kesici almaktan kaçınmalıyız. Eğer sık ağrı kesici kullanıyorsak ve bunu azaltamıyorsak uygun bir tedavi ile bu bağımlılıktan kurtulmalıyız. Aksi halde ömrümüz yettikçe ağrılarımız da bizle birlikte olacaktır.

 

Bu yazı toplam 6355 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim