• BIST 90.263
  • Altın 224,364
  • Dolar 5,9638
  • Euro 6,7561
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 19 °C
  • İzmir : 26 °C

Anestezi Uygulamalarında Hasta Güvenliği Ön Planda

Anestezi Uygulamalarında Hasta Güvenliği Ön Planda
Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon (TARD) Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin anestezi uygulamalarında hasta güvenliğinin ön planda tutulduğunu söyledi.

Hasta Güvenliği Haftası nedeniyle İstanbul'da dernek binasında bugün düzenlenen basın toplantısına ; Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon (TARD) Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin Derneğin Hasta Güvenliği Bilimsel Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tuğhan Utku Derneğin Hasta Güvenliği Bilimsel Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hilal Ayoğlu ile Prof.Dr. Zuhal Aykaç katıldı.

Prof.Dr. Hülya Bilgin her yıl dünya genelinde 230 milyon hastaya cerrahi girişim için anestezi uygulandığını,cerrahi işlemlerle ilişkili olarak 7 milyon kişide ciddi komplikasyon geliştiğini 200.000’ni Avrupa’da olmak üzere yılda bir milyon insanın hayatını kaybettiğini söyledi.

"Anesteziyolojideki ölüm oranları, klinikteki uygulamaların bugün oldukca güvenli olarak yapıldığını ortaya koymaktadır. "diyen Bilgin şöyle devam etti:

" Dünya Sağlık Örgütü  Dünya’da çoğu düşük ve orta gelir düzeyindeki  ülkelerde 78000 ameliyathane pulsoksimetre olmadığını tespit etmiş ve 2011 yılında 'her ameliyathaneye bir puls oksimetre' projesi başlatmış ve TARD da bu projeye destek vermistir.Son 10 yıl içerisinde Fransa, Hollanda, ABD, Avustralya ve Yeni Zellanda’dan gelen sonuçlara göre anestezi kaynaklı komplikasyon ve yan etkilere bağlı ölüm riski bugün için her 100.000 vakada 1 olarak gözükmektedir.

Hasta güvenliği için kalıcı hasar verileri de fikir vericidir. Bazı önemli çalışmalarda anestezi ile ilintili kalıcı hasar bırakan komplikasyon oranı da %0,2-0,6 olarak bildirilmektedir.İngiltere’de her 96.000 anestezi uygulamasının, İsviçre’de her 122.000, Amerika’da ise her 133.000 anestezi uygulamasının biri dava ile sonuçlanmaktadır.

ABD’de 1990 sonrası malpraktis davalarının %45’i solunum problemi ile ilgilidir ve zor entübasyon başı çekmektedir. Hasta emniyetini değerlendirmek sadece neticelere bakmak değildir; aynı zamanda anestezi bakım sürecindeki risklerin ve hataların da dikkatle göz önüne alınması gerekir. Anestezi günümüzde PERİOPERATİF TIP olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlama anestezi ve yoğun bakım uzmanının ameliyat öncesi anestezi polikliniklerinde hastanın değerlendirilmesi, cerrahi işlem için gerekli tüm hazırlıklarının yapılarak hastanın operasyona alınması, operasyon sonrası gerek derlenme gerekse operasyon sorası bakım ünitelerinde ya da yoğun bakım ünitelerinde bakımının yapılmasından  sorumlu olduğunu ifade eder.

Diğer medikal alanlarla karşılaştırıldığında, anesteziyoloji hasta emniyeti ve güvenli sağlık hizmeti açısından en önde gelenler arasındadır. Bu bakımdan, kendine özgü yüksek riskli bir uygulama olmasına karşılık, anesteziyoloji bugün oldukça güvenli hale gelmiştir.

Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları hasta güvenliğini arttırma çabalarında daima başı çekmektedir. Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı bu konuda klinik uygulama kılavuzlarına sahip çıkan ilk bilim dalıdır. Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD), dünyada ve ülkemizde çok önemli bir konu olan “Hasta Güvenliği Kültürü”nün önemine dikkat çekmek, yaygınlaştırmak ve de Anestezi ve Yoğun Bakımda Hasta Güvenliği’nin oluşturulabilmesi için toplumda farkındalık yaratmak için çalışmalarını sürdürmektedir. "

Hasta Güvenliği  Konusunda  Neler  Yapıyoruz?

Prof. Dr. Tuğhan Utku da konuşmasında hasta güvenliği konusunda derneğin neler yaptığını anlattı.Utku şöyle devam etti:

"Hasta Güvenliği, hizmet alan tüm paydaşların zarar görmelerine yol açabilecek ve önceden öngörülebilen tüm tehlikeleri, kabul edilebilir bir düzeyde risk seviyesinde tutmak için alınabilecek tedbir ve iyileştirme faaliyetleridir.

Güvenilir bir sağlık hizmetinin sunulmasının ve iyileştirilmesinin önünde önemli engeller; Maksimum performans sınırlarının zorlanması, güvenlilik stratejilerinin sistematik yaklaşımları içermek zorunda oluşu, profesyonel kural ve yasaların karmaşıklığı, sağlık hizmetinin çok karmaşık hale gelmesi, 'Hoşgörü kültürü' eksikliği,  konu ile ilgili eğitim yetersizliği, hataların rapor edilmesinin hiçbir şeyi değiştirmeyeceği algılaması olarak sıralanabilir.

Hasta güvenliğini iyileştirme yöntemleri ise; klinik uygulama rehberleri, kritik yol haritaları, klinik karar verme destek sistemleri, davranış değişikliği sağlayacak eğitim programları, yasal önlemler, akreditasyon, hizmet alıcılarının zorlamaları olarak kabul edilir.

2012 yılında kurulan Hasta Güvenliği Bilimsel Komitesi, özellikle alanda uluslararası bir kurallar manzumesi olan Helsinki Hasta Güvenliği Bildirgesi ne ilk imza atan Derneğin bir aygıtı olarak çalışmalarını planlamıştır. Öncelik alandaki hekimlerin eğitilmesi olarak belirlenmiş ve bu yıllar içinde çok sayıda bilimsel eğitim çalışma faaliyeti sürdürülmüştür. Bu çalışmalarda konusunda uzman yerli ve yabancı öğretim üyeleri görev almışlardır. Bu yaklaşımın bir kültür haline dönüşebilmesi için gereken kurallar çerçevesini oluşturmak adına aşağıda sıralanan birçok kılavuz yazılmış ve sahada meslektaşlarımızın rahatlıkla kullanmaları için hazırlanmışlardır. Bu anlamda eksik olduğu düşünülen konularda yenilerin yazılması devam etmektedir. Aynı şekilde konu ile ilgili Türkçe kaynak sıkıntısı nedeniyle, Türkçe dilinde ilk Hasta Güvenliği kitabının yazımı devam etmekte ve yıl sonuna kadar yayınlanması planlanmaktadır.

Kılavuzlar; Postoperatif ağrı tedavisi, Kan ve Kan ürünleri transfüzyonu, günübirlik anestezi, zor havayolu, preoperatif hazırlık, postanestezik bakım, ameliyat dışı anestezi uygulamaları, istenmeyen perioperatif hipotermi önlenmesi rehberi, anestezi ve yoğun bakımda kan ve kan ürünleri transfüzyon kılavuzu, perioperatif hedefe yönelik tedavi (PGDT) kılavuzu vb.

Dernek üyelerimiz arasında, ülkemizdeki büyük resmi görüntüleyebilmek adına yapmış olduğumuz ankette elde ettiğimiz bazı sonuçlar şöyle:

 Sizin veya yakınınızın tıbbi uygulama hatası ile karşılaştığını hatırlıyor musunuz?

  1. Evet- %74.77

  2.  

  3.  Bu tıbbi hata uygulamasını nasıl değerlendirirsiniz?

    1. Majör bir olay - %32.43

    2.  

  4. Önlenebilir tıbbi uygulama hatası Türkiye' de sizce hangi sıklıkta olmaktadır?

    1. Çok sık - % 28.82

    2. Orta sıklıkta- %51.35

    3. Az - %17.11

    4. Çok az - %2.70

    5. < >

      Anestezide önlenebilir tıbbi hataların oluşum nedenleri

      1. Sağlık insan gücü eksikliğidir.- %68.46

      2. Hekim sayısının az olmasıdır.- %49.54

      3. Yardımcı sağlık personeli sayısının az olmasıdır.-%31.53

      4. Eğitimlerinin yetersizliğidir.- %27.92

      5. Aşırı işyükü ve işyükü zorlanmasıdır.- %81.08

      6. Hekimlerin hastalarına ayırdıkları sürenin yetersizliğidir. - %72.07

      7. İletişim eksikliğidir. - %57.65

      8. Bireysel hatalarıdır. - % 28.82

    6. Hasta güvenliği kavramı ile ilgili bilginiz var mı?

      1. Hayır,yok. - %0.9

      2. Evet, bilgilerimin yeterli olduğunu düşünüyorum. - %47.74

      3. Evet ama sınırlı bilgiye sahibim. - %45.94

      4. Evet ama yetersiz bilgim var. - %5.4

         

    7. Hasta güvenliği ile ilgili eğitim aldınız mı?

      1. Evet aldım - %54.05

      2.  

    8. Uygulanacak tüm işlemler için hastalar bilgilendirilir, mutlaka hasta onamı alınır.

      1. Evet - %98.19

      2.  

    9. Ameliyathanede hastanın kimliği, hangi operasyonun yapılacağı, operasyon tarafını belirten kontrol listesi kullanıyor mu?

      1. Evet - % 95.49

      2.  

    10. Ameliyathanede güvenli cerrahi kontrol listesi kullanılıyor mu?

      1. Evet -%97.29

      2.  

    11. Ameliyathanede yüksek riskli ilaçların güvenliğinin geliştirilmesi için etiketleme yapılıyor mu?

      1. Evet - % 79.27

      2.  

    12. Kan ürünleri transfüzyonundan önce mutlaka transfüzyon formu kullanılarak kontrol sağlandıktan sonra işlem gerçekleştirilir.

      1. Evet - %97.29

      2.  

    13. Düşme riski olan hastalara farkındalık yaratmak için renkli kol bandı takılır.

      1. Evet -%34.23

      2.  

    14. Ameliyathanede oluşan istenmeyen olay/olaylar için kullanılan bir olay bildirim / raporlama sisteminiz var mı?

      1. Evet -%63.06

      2.  

    15. Ameliyathane ve/veya yoğun bakımda hasta devri için yapılandırılmış bir kontrol listesi var mı?

      1. Evet - %55.85"

         

    Sağlık Bakanlığı  Güvenlik  Raporlama  Sistemi

    "Güvenlik Raporlama Sistemi, ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından 23.03.2016 tarihinde kurulmuş; sağlık hizmeti üreten birimlerin ve sağlık profesyonellerinin tıbbi süreçlerde karşılaştıkları hataları bildirebilecekleri, riskler, yaygın olarak gerçekleşen hatalar ve bunların önlenmesi, iyileştirilmesine yönelik konular hakkında bilgi edinebilecekleri bir platformdur. " diyen Prof. Dr. Hilal Ayoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Hatalara ilişkin tüm raporlar, Sağlıkta Kalite Standartları’nın geliştirilmesi amacı ile kullanılmakta, böylece sağlık hizmet süreçlerine ilişkin hataların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu sistem ile tıbbi süreçlerde yapılan hata bildirimleri ulusal boyutta toplanarak yeni kalite standartlarının geliştirilmesi ve sistemsel boyutta iyileştirme sağlanması, istenmeyen olayları önlemeye yönelik ulusal stratejiler ve kurumsal düzeydeki iyileştirme çalışmaları sağlanabilmektedir. Bu sistem ayrıca tıbbi hatalar ve bildirimi konusunda sağlık profesyonellerinin ve halkımızın farkındalığını artırmaktadır. Genel olarak, 2016 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı Güvenlik Raporlama Sistemi’ne toplam 74383 hata bildirimi gerçekleştirilmiştir. Dört ana başlıkta toplanan bildirimlerin %1.68’i Cerrahi Hata, %2.03’ü Hasta Güvenliği Hatası, %3.21’i İlaç Hatası, %93.82’sini Laboratuvar Hataları oluşturmaktadır.

  5. Cerrahi süreç içerisinde en sık bildirimi yapılan ilk 10 hatanın başında klinik cerrahi işlem hazırlığı sürecinde (%58.77) karşılaşılan hatalar gelmektedir. Bunlar; ameliyat bölgesinin/ tarafının işaretlenmemesi, makyaj, protez ve değerli eşyaların çıkarıldığının teyit edilmemesi şeklinde karşımıza çıkmakla beraber, ameliyathaneye transfer ve hasta kabulü sırasında (%11.67) hasta kimliği, ameliyat yeri ve cerrahi işlemin doğrulanmaması, hasta transferine sağlık çalışanının eşlik etmemesi, anestezi öncesi hazırlık ve kontroller (%9.25), hasta rızasının alınmaması ve kontrol edilmemesi, ameliyat öncesi açlık gerekliliğinin teyit edilmemesi, ameliyat sonu kontrolleri (%5.36), ameliyathane cerrahi işlem hazırlığı (%5.27), ameliyat kesisi öncesi kontroller (%5.27), ameliyathaneden hastanın ayrılışı ve transferi (%2.77), ameliyat sürecindeki takip ve kontroller (%1.64) aşamasında da hatalarla karşılaşılmaktadır. Bu hataların sıklıkla 08.01-12.00 saatleri arasında  (%39.28) gerçekleştiği gözlenmektedir. Hasta güvenliğini etkileyen hataların başında; tıbbi kayıt ve klinik değerlendirme hataları, hastanın temel bilgilerinin yanlış kayıt edilmesi, hasta/refakatçi kaynaklı hatalar-hastanın düşmesi, tıbbi kayıt ve değerlendirme hataları-hastanın yanlış kimliklendirilmesi yer almaktadır. En sık bildirimi yapılan ilaç uygulama hataları ise; hatalı doz, yanlış ilaç, okunaksız el yazısı, ilaç adında kısaltma kullanımı, elektronik ortamda yanlış ilaç seçimidir. İlaç uygulama hataları en az ameliyathanelerde (%2.58), en fazla klinik içerisindeki uygulamalarda gerçekleşmektedir (%55.97), benzer şekilde hasta güvenliğine ait hatalar da en fazla kliniklerde (%56.94) gerçekleşmektedir."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim