• BIST 97.454
  • Altın 221,749
  • Dolar 5,6039
  • Euro 6,4186
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 17 °C

AŞI UYGULAMALARININ TEMEL PRENSİPLERİ

Gülbin Gökçay

Tıpta en hızlı gelişmelerin olduğu alanlardan biri de aşı uygulamalarıdır. Temiz suyun sağlanmasından sonra bulaşıcı hastalıklara bağlı ölümlerin engellenmesinde en etkili yöntem antibiyotikler değil aşı uygulamaları olmuştur.

İmmunoloji ve genetik alanındaki gelişmeler neredeyse her yıl yeni bir aşının kullanıma girmesine olanak sağlamaktadır. İmmunoloji ve genetik bilimlerinin yanısıra epidemiyoloji, sosyal bilimlerde aşıların geliştirilmesinde ve uygulanmasında önemli yer tutar.

Aşı Uygulamalarının Temel Prensipleri

Doğumdan sonra ilk aylarda çok sayıda aşı bir anda çocuklara uygulanmaktadır. Aynı cins aşılar en az 28 gün ara ile uygulanmalıdır. Bazı aşıların dozları arasında bu süre daha farklı olabilmektedir. Örneğin Hepatit B aşısının 2. ve 3. dozları arasında en az 4 ay olmalı ve 3. doz tercihen 6. aydan sonra uygulanmalıdır. Uygulamalara bu açıdan dikkat etmek serekon-vensiyon oranlarının olabilecek en üst düzeye ulaşabilmesi için önemlidir.

Diğer yandan farklı tipteki canlı aşılar aynı anda ya da bir ay ara ile yapılmalıdır. Bu kural aynı yoldan uygulanan canlı aşılar için geçerlidir. Örneğin kızamık ve BCG aşıları canlı ve parenteral yoldan uygulanan aşılardır. Bu nedenle aynı anda ya da en az bir ara ile uygulanmaları optimal serokon-versiyonun gelişmesi için önemlidir.Ancak farklı yoldan uygulanan canlı aşılar arasında böyle bir süre bırakılmasına gerek yoktur. Örneğin BCG aşısı ve OPV aynı anda ya da herhangi bir ara ile (1 hafta, 15 gün ya da 3 gün gibi) yapılabilir.

Çünkü BCG parenteral OPV ise oral yoldan diğer bir deyişle farklı uygulama yolu ile yapılan aşılardır.Bu durum inaktive aşılar için de geçerlidir. Örneğin BCG ve DBT aşıları aynı anda ya da OPV ile olduğu gibi farklı zaman aralıkları içinde yapılabilir. Aralarında bir ay süre bırakılması gerekli değildir. Uygulamada bu duruma dikkat edilmesi aşılama oranlarının yükseltilmesi açısından önemlidir.

Aşılar çok nadir de olsa alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu nedenle aşı uygulanan yerde anafilaktik reaksiyon geliştiğinde gerekecek tüm ilaç ve malzemeler bulunmalıdır. Bunlar adrenalin, kortizon, antihistaminik, oksijen tüpü, ambu, havayolu ve damar yolunu açık tutmayayönelik olarak serum ve serum setidir.

Aşı uygulaması sonrası ortaya çıkan bölgesel rekasiyonların en aza indirilmesi için iki yaşından küçüklerde kas içi enjeksiyonlar uyluk dış yan yüze yapılmalıdır. Kas içi uygulanması gereken bir aşının subkütan ya da tendona yakın uygulanması steril abse gelişme olasılığını artırmaktadır. Böyle bir hatalı uygulama serokonversiyon gelişimini de olumsuz etkilemektedir.

 

Bu yazı toplam 3347 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
­
02 Ocak 2015 Cuma 20:01
20:01
Teşekkürler
88.231.147.82
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim