Anket
Sizce 12 Eylül Referandumu'nda sonuç "Evet" mi, "Hayır" mı olur?
ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
1,5005
EURO
1,9315
IMKB
60.786
ALTIN
402,76
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Ankara13/32 ºC
İstanbul20/27 ºC
İzmir19/31 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk Diş Hekimleri Birliği Eski Genel Başkanı Dişhekimi
Celal Yıldırım
Bu Sessizlik… Bu Kabulleniş(!)…
16 Mart 2008 00:00

Ülkenin ve halkımızın gelecek yıllarını belirleyecek olan sosyal güvenlik yasasına karşı sessizlik ve kabulleniş. Sanki birileri toplumu kendi sorunlarına karşı duyarsız hale getirmek için büyü yaptı. Siyasetçilerin laik ? anti tartışmaları içerisinde, aradan çıkartılan düzenlemeleri görmeden, bu konulara boğularak hiçbir şeyin farkına varmadan yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Sağlık alanında atılan adımlar ne özel sağlık kuruluşları tarafından yani liberal sistemi savunanlar tarafından, ne de sisteme karşı olanlar tarafından uygun bulunmuyor.
Çıkarlar ve ideolojik temeller üzerinde yapılan değerlendirmeler yeni sorunları beraberinde getiriyor.

Yapılması gereken, yaşama dar kalıplar çerçevesinden bakmadan, kendi çıkarlarımızı toplumun çıkarlarıyla ortaklaştırarak hareket etmektir.

Sağlık hizmetlerinin bir olduğu ve hangi pozisyonda olursa olsun hizmeti üretenlerin kamusal bir hizmet sunduğu gerçeğinden yola çıkarak hizmet sunucularıyla hizmeti kullananların taleplerini olabildiğince ortaklaştırmalıyız.

Türk Dişhekimleri Birliği bu temel anlayışı ilke edindi. Meslek politikalarını bu anlayışa göre oluşturdu. İnsanlarımız çeşitli nedenlerle dişhekimliği hizmetlerini kullanmazken, dişhekimleri günlük yapabileceği işlemlerin yarısından az işlemle muayenehanelerini ayakta tutmaya çalışırken yeni dişhekimliği fakültesi açılmasının yanlışlığını anlattı.

Fakültelerin insan gücü planlamasına göre açılmasını, yani bir ilimizde 25600 kişiye bir dişhekimi, başka bir ilimizde 1200 kişiye bir dişhekimi düşerken Sağlık Bakanlığı?nın atamaları dişhekimlerinin yoğun olduğu illere yapmasına karşı çıktı.

TDB, toplumun dişhekimliği hizmetlerine olan talebinin karşılanması için kamunun muayenehanelerden hizmet ?satın? almasının şart olduğunu söyledi. Katılımcı ve çoğulcu demokrasinin lafta değil pratikte olması gerektiğini ifade etti.

Ancak Sağlık Bakanlığı?nın tüm uygulamalarına bakıldığında dişhekimliği alanında da genel sağlık alanında da hiç kimseye bir şey sormadan yasa, yönetmelik, genelge üreten, had safhada otoriter bir anlayışla karşı karşıyayız. Hiçbir mutabakat arayışına girmedikleri gibi var olan hakları da kurumların ve kişilerin elinden almaya çalışıyorlar.

Türban konusunda olduğu gibi sağlık alanında da çalışma koşullarıyla ilgili düzenlemeler uzlaşma aranmadan uygulanmaya çalışılıyor. Sosyal devlet anlayışından her gün biraz daha uzaklaşılır ve sosyal haklar tırpanlanırken özgürlükler de türbandan ibaret algılanıyor.

Siyasi partilere ve devlete egemen olan otoriter zihniyetin bir çıkmaz olduğunu umarız bütün siyasi aktörler yeterince anlamıştır. Umarız, bu gidişat yeni kaosların, yeni kırılmaların habercisi olmaz.


YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI