• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 13 °C

AVRUPA’ DA KIZAMIK SALGINI VAR

AVRUPA’ DA KIZAMIK SALGINI VAR
Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamaya göre Avrupa ülkelerinde kızamık salgını var. Nisan ayının ortasına kadar 33 ülkede 6 bin 500’ den fazla kişide kızamık görüldü.

 

 

 

Başta Fransa olmak üzere İspanya, Makedonya, İngiltere, Almanya, Hollanda, Norveç, Romanya, İsviçre ve Rusya en çok kızamık vakası görülen ülkeler.

DSÖ’ nün verdiği bilgilere göre yılbaşından bu yana Fransa’ da 4.937 kişide kızamık tespit edildi ve bunların on kadarında nörolojik komplikasyonlar gelişti ve bir kişi de kızamık zatürreesinden vefat etti.

Bu senenin ilk 2 ayında İspanya’ nın Endülüs bölgesinde 400 kişide görülen kızamık Danimarka, Almanya, İtalya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Türkiye ve Makedonya’ da ve son olarak da Belçika’ da ortaya çıktı. Ülkemizde ocak ayında 80 kişide kızamık tespit edildi.

Belçika’ da özellikle Ghent şehrinde kızamığa karşı henüz aşılanmamış olan bir yaşından küçük çocuklarda ve dini sebeplerle aşıya karşı olan ailelerin çocuklarında görüldü.

Kızamık Almanya, İngiltere, İsviçre, İtalya ve Romanya gibi aşılanma oranı yüzde 90’ ın altında olan ülkelerde daha çok görülürken Finlandiya, Macaristan, Slovakya ve Slovenya gibi aşılanmanın DSÖ’ nün de tavsiye ettiği gibi yüzde 95’ in üzerinde olan ülkelerde çok az görülmesi dikkat çekiyor.

DSÖ’ nün uyarıları

DSÖ, kızamığın yayılmasının önlenmesi ve özellikle de Afrika ve Güney-Doğu Asya ülkelerine de sıçramaması için tüm ülkeleri müteyakkız olmaya, zamanında gerekli tedbirleri almaya davet ediyor.

DSÖ, tüm çocukların iki doz aşı olmalarını ve aşı olamayan veya aşı olup olmadıkları bilinmeyen genç ve erişkinlerin de uluslar arası bir seyahatten önce bir doz aşı olmalarını tavsiye ediyor.

Kızamık bir kış hastalığıdır

Kızamık daha çok kış sonu ve ilkbaharda görülen, yüksek ateş ve deri döküntülerine yol açan bulaşıcı bir solunum sistemi enfeksiyonudur. Çoğu zaman küçük çocuklarda görülür ama pek âlâ daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Kızamığın etkeni gripte de olduğu gibi bir virüstür. Virüsler başkalarına hasta kişinin öksürmesi, aksırması sırasında havaya karışan damlacıklarla veya ağız, burun ve boğaz salgılarıyla temasla bulaşır. Kızamık virüsleri havada ve bulaştıkları yüzeylerde iki saat kadar canlı kalırlar.

Kızamık virüslerinin bulaşıcılığı o kadar fazladır ki kızamıklı biri ile aynı ortamı paylaşan ve bağışıklığı olmayanların yüzde 90’ ı hastalığa yakalanırlar.

Ağızdaki beyaz lekeler çok tipiktir

Kızamığın ilk belirtisi virüs alındıktan 10-12 gün sonra başlayan ve 5-7 gün süren 40 dereceye kadar çıkabilen yüksek ateştir. Ateşle beraber baş ağrısı, iştahsızlık, hâlsizlik gibi belirtiler de vardır. Bunu takiben burun akıntısı, öksürük ile gözlerde kızarıklık sulanma ve ışığa hassasiyet ortaya çıkar. Virüsle karşılaştıktan ortalama 2 hafta sonra ise yüzden ve enseden başlayan tipik kırmızı döküntüler belirir. Kaşıntılı da olan bu döküntüler yüzden ellere, ayaklara ve tüm vücuda yayılır ve 5-6 gün içinde de yayıldığı sıraya göre kaybolur.

Kızamık öldürücü olabilir

Dünya Sağlık Örgütüne göre 2008 senesinde çoğu 5 yaşın altında olan 164 bin kişi kızamık yüzünden hayatını kaybetmiştir.

Gelişmiş ülkelerde kızamığa yakalanan çocukların yüzde 1’ den daha azı hayatlarını kaybederken ciddi beslenme bozukluğu olan çocuklarda ve sağlık hizmetlerinin yeterli olmadığı ülkelerde ölüm oranı yüzde 25’ e kadar çıkabilir. Ölümler özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda ve 20 yaşından büyük erişkinlerde görülür. A vitamini eksikliği, AİDS gibi bağışıklığı baskılayan hastalıkların olması da ölüm ihtimalini artırır.

Kızamık pek çok ihtilata da sebep olur. Bunların başlıcaları, ensefalit yani beyin iltihabı, ağır ishal ve buna bağlı aşırı su kaybı, zatürree ve kulak iltihaplarıdır. Gözün kornea tabakasında oluşan yaralar körlüğe sebep olabilir. Kızamığın ağır ihtilatlarına hastalığı ileri yaşlarda geçirenlerde daha sık rastlanır.

Etkili aşı kampanyaları sayesinde adını neredeyse unutmaya başladığımız bu bulaşıcı çocuk hastalığı son zamanlarda ülkemizde senede ancak 3-5 kişide görülecek kadar azalmıştı ve bunların çoğu da virüsleri yurt dışında almış olan hastalardı.

Kızamık aşısı hakkında

Kızamık aşısı ilk defa 1963 senesinde Amerika’ da ruhsat almıştır. Kabakulak aşısı 1967’ de kızamıkçık aşısı ise 1969’ da çıkmıştır. Bu üç aşı (KKK) 1971’ de birleştirilerek tek aşı şeklinde yapılmaya başlanmıştır.

Bu aşılara 2005’ den itibaren suçiçeği aşısı da eklenmiştir.

Önceleri tek doz aşının yeterli olduğu düşünülmüş ancak aşının etkinliğini artırmak için 1989 senesinden itibaren iki doz uygulanmaya başlanmıştır. Çünkü tek doz aşı yüzde 95 oranında koruyuculuk sağlarken, iki doz aşı ile bu oran yüzde 99.7’ ye çıkmıştır.

1990’ dan itibaren ülkemizde tek doz olarak uygulanan aşı, 1998’ den beri iki doz olarak uygulanmaktadır.

Kızamık aşısı hastalık yapıcı etkisi azaltılmış olan canlı virüs aşısıdır; deri altındaki yağlı dokuya zerk edilir.

Aşı ile vücuda verilen virüs sayesinde bağışıklık sistemi bu virüse karşı antikor adı verilen koruyucu proteinler üretir ve bu kişi ileriki dönemde bu virüsle karşılaşsa bile hasta olmaz.

Kızamık aşısı ne zaman yapılmalıdır?
Kızamık aşısının ilk dozu ülkemizde çocuk 12 aylıkken (en geç 15 aylığa kadar) ve ikinci dozu ise okul öncesi çağda (4-6 yaşlarında) yapılır.

Kızamık aşısı sadece çocuklara değil kızamık aşısı olmamış, kızamık geçirmemiş erişkinlere de yapılabilir. Erişkinlere yapılan aşı ile çocuklara yapılan aşı farklı değildir.

Kızamık aşısının ilk dozunun koruma oranı yüzde 95’ tir. Bunun sebebi aşının taşınması ve saklanması ile ilgili kusurlar veya aşının yeterli bağışıklığı sağlayamamasıdır. Bundan dolayı da 2. doz aşı yapılarak koruyuculuk oranı artırılır ama gene de çok nadir de olsa bu durumda da yeterli antikor oluşmayanlar (yüzde 0.3) olabilir.

Yazan: Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Göğüs Hastalıkları Uzmanı

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim