• BIST 109.633
  • Altın 156,528
  • Dolar 3,8676
  • Euro 4,5585
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İzmir : 16 °C

"Bakan’ın Mücadele Alanı Bir Meslek Grubunun Hak Arayışı"

İstanbul Eczacı Odası Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanının "eczacılarla mücadele ettik sağladığımız tasarrufu emeklilere verdik" şeklindeki sözlerini sert bir dille eleştirdi.

 Açıklamada Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanının “Geçen sene eczacılarla bir mücadeleye giriştik. Eczacılar kepenk falan kapattı. Biz bu mücadeleyi Bakanlık olarak kazandık. Doğrudan 2,5 milyar tasarruf oldu ve biz onu emeklilere verdik” şeklindeki sözlerini kamu vicdanına  havale ettikleri  belirtildi.

Açıklamada  özetle şöyle denildi:

“Demokratik, sosyal bir hukuk devletinde ve çağdaş bir yaklaşımda bir Bakanın toplumun belli bir kesimi ile, bir meslek grubu ile mücadele ettiğini açıklaması alışılmış bir durum değildir. Zira bir Bakan, haklarını korumakla, eşitliğini sağlamakla yükümlü olduğu vatandaşlarının belli bir kesimini ‘düşman’ ilan edemez, etmemelidir. Bir devlet adamı yolsuzlukla, hırsızlıkla, haksızlıkla, rüşvetle, adam kayırmacılıkla mücadele edebilir, etmelidir.

Ancak Sayın Bakanın açıklamalarından anlaşılıyor ki Çalışma Bakanlığının mücadele alanına sendikal hakların tam ve gerektiği gibi kullanılması, ülkemizde neredeyle her gün yaşanan ölümlü iş kazalarına karşı önlem alınması, ihmali olanlara yaptırım uygulanması, iş güvenliği, çocuk emeğinin sömürülmesi ile mücadele girmemektedir, Sayın Bakan mücadele alanını bir meslek grubunun hak arayışına karşı tanımlamaktadır.

Kamuoyu önünde Sayın Bakana soruyor ve Sayın Bakanın bu açıklamasını kamuoyu vicdanına havale ediyoruz:

Sayın Bakan,

Siz eczacılarla hangi nedenlerle, hangi mücadeleye giriştiniz? Bu mücadeleniz esnasında haklarını, hukuklarını gözetmekle yükümlü olduğunuz eczacıların diğerleri ile eşit birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu düşündünüz mü?

Son 3 ayda 300 eczane kapandı. Odamıza her gün onlarca eczacının hayatını söndürecek icra takip kağıtları geldi. Sizin mücadele dediğiniz bu muydu?

O halde siz 4 Aralık eyleminden bir gün önce basının önüne çıkıp, ‘firmalarla anlaştık, eczacıların zararlarını karşılayacaklar’ derken gerçeğe aykırı bir beyanda mı bulundunuz? Yoksa zarara uğradıklarını bizzat açıkladığınız eczacıların zarara uğramasına göz yummak mücadelenizin bir parçası mıydı?

Demokratik haklarını kullanarak 4 Aralık günü eczacıların tamamı eylem yaptı. Bir kişinin dahi bu eylem nedeni ile burnu kanamadı. Siz sözleşmelerimizi fesih ettiniz, ‘eczacılarla tek tek sözleşme yapacağız’ dediniz. Demek tüm bunlar mücadelenizin bir parçasıydı.

Bu yaptıklarınızı yargı hukuka aykırı buldu, yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Demokratik bir hukuk devletinde, hak, hukuk ve eşitlik prensipleri çerçevesinde yaklaşmanız gereken eczacıları, mücadele ettiğiniz düşmanlar olarak açıkladınız.

Bu açıklamanız demokrasi tarihimizde bir ayıp olarak yer alacaktır.

24.000 eczacı ile mücadele ettiğinizi söylediğinizde, onlarla birlikte mağdur olan, eczane çalışanı, bu eczacıların aileleri ile birlikte 100.000 civarında vatandaşınızı rencide etmiş bulunmaktasınız. Zarara uğradığını televizyonlarda açıkladığınız 24.000 vatandaşınıza yaptığınız haksızlığı, ‘kazanmak’ olarak adlandırıyorsunuz.

Biz ise vatandaşlara, eşit, hür bireyler olarak hakkaniyetle yaklaşan, kimsenin bir kuruş hakkını yemeyen, vatandaşları düşman ve dost olarak ayırmayan, bazı vatandaşlarına kin gütmeyen, çağdaş, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anlayış ile yaklaşanların kazandığını düşünmekteyiz.

KİMİN KAZANDIĞINA DAİR SON KARARI İSE KAMU VİCDANI VE TARİH VERECEKTİR. ”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim