• BIST 99.065
  • Altın 228,803
  • Dolar 5,7905
  • Euro 6,7009
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Basın Toplantısında Soru Kağıdı Dağıtan Halkla İlişkiler Şirketi Sahib

Dilek Süzen

Solvay İlaç' ın basın toplantısı vardı. Tarih Haziran 2004. Toplantı Ceylan Otel? de idi. Sabah 10.00' daki toplantıya 10 dakika kala gittim. Masalar ?U? şeklinde dizilmişti. Çok sayıda gazeteci geleceğini ümit ettikleri, salonun düzenlenişinden, masaların, sandalyelerin dizilişinden belliydi.

İçeri girdiğimde salona bir göz attım. Uzman sağlık muhabiri olarak sadece Dünya gazetesinden Arzu Kocabıçkıcı' yı gördüm. Birkaç kişi vardı ama tanımıyordum. Ben
Arzu? ya doğru yönelmiştim ki, o, tanımadığım ayakta duranlardan iki kadın yanıma gelip kendilerini tanıttılar, adımı ve hangi gazeteden geldiğimi sordular.

Toplantıyı organize eden şirketin ?Açık İletişim Danışmanlık, Yayıncılık, Organizasyon" un iki ortağı idi bunlar. Biri halkla ilişkiler uzmanı diğeri eski gazeteciydi. Gazeteci olanın adı Ferda Volkan Mutlu idi.

Ferda hanım , uzun yıllar gazetecilik yaptığını, emekli olduğunu açıklayıp, halkla ilişkiler yapmaktan duyduğu heyecan ve mutluluğu ayak üstü anlatmaya çalıştı. Samimiyet kurmak istiyordu. Bir süre sonra Sabah gazetesinden uzman sağlık habercisi Didem kapıda görününce, konuşmayı kesip hemen onu karşılamaya gitti.
Ben de ancak o zaman oturma fırsatı buldum. Arzu? nun yanına oturdum. Didem de yanımıza oturdu.

?U?şeklinde dizilimin bir ucunda biz , karşı tarafta da 6-7 kişi oturuyordu,ama onları tanımıyordum. Toplantı sırasında o ?kendinizi tanıtır mısınız? bölümünde onların ilaç firmasından olduklarını öğrendim.

KATILANLARIN SAYISI O KADAR AZDI Kİ...

Genel Müdür ve toplantısı düzenlenen ilacın ürün müdürü salona girdi. Saat 10? u 10 geçiyordu. Genel müdür ve ürün sorumlusu salonda göz gezdirdiler. Koskoca salonda, o çok sayıda sandalye ve masaların arasında, katılanların sayısı, o kadar azdı ki şaşırdılar. Şirketin o iki ortağı kadın hemen yanlarına gittiler, bir şeyler söylediler. Sonra bize gelip,
?Biraz daha bekleyebilir miyiz, trafik yüzünden arkadaşlarımız gecikmiş olabilirler. Siz ikramlarımızdan buyurun? dediler.

Meyve suları, sandviçler, pastalar yani ikram iyiydi ama zaman geçiyordu, benim de 11.00? de Hilton otelindeki bir başka basın toplantısına gitmem gerekiyordu. Ve oradaki toplantıda bir araştırmanın sonuçları açıklanacaktı. Yani buradakinden çok daha önemliydi.

O eski gazeteci sonra halkla ilişkilerci olan Ferda hanıma bunu açıkladım ve ?Bana sorarsanız daha fazla katılım olmaz .Çünkü eğer trafiğe takılan olduysa gecikmemek için oraya gider. Ben bile en fazla yarım saat buradayım sonra oraya gideceğim? dedim, kadının yüzü asıldı.

Benden aldığı bilgiler hoşuna gitmemişti, bu yüzünden belli oluyordu. Hemen genel müdürün yanına gitti, bir şeyler söyledi. Genel müdür saatine baktı, biraz daha beklemekten yana olduğunu belirtti.

TOPLANTIDA SORULABİLECEK SORULAR

O sırada salona iki kişi girdi. Gazeteci oldukları ellerindeki fotoğraf makinalarından belliydi ama uzman sağlık habercisi değillerdi. Çünkü tanımıyordum. O iki kişinin gelişiyle toplantıyı organize eden şirketin iki ortağının da yüzü aydınlandı.

Belli ki onların gelişiyle bana inanmaz oldular ve daha çok gazetecinin geleceği umutları tekrar yeşerdi.
Saat 10.40? ı gösteriyordu. Gelen yoktu. Genel Müdür ve ilacın ürün sorumlusu yerlerine oturdular, bu arada Ferda hanım elinde birkaç dosya kağıdı ile yanımıza geldi. Arzu sağımda, Didem solumda oturuyordu.

Bir şeyler söyledi ama dikkatim başka yerde olduğu için sözlerini tam olarak anlayamadım. Anladıklarım, ?Yanlış anlamayın, size kolaylık olsun diye yaptım. Dün bütün gece bunları hazırladım ? şeklindeydi.

Bunları söylerken elinde tuttuğu kağıtlardan uzatıyordu. Arzu bana baktı , uzatılan kağıdı aldı, ? Olsun alalım? dedi.
Ben de bütün gece üzerinde çalışıp ne hazırladı, diye merak ettiğimden uzatılan kağıdı aldım, okumaya başladım. Didem de bir kağıt aldı. Bir baktım ki, "Toplantıda sorulabilecek sorular? başlığında 5-6 soru yazılıydı kağıtta.

İnanamıyordum. Toplantıyı düzenleyen halkla ilişkiler şirketi, uzman sağlık muhabirlerine, toplantıda sormaları için soru hazırlayıp veriyordu. Şaşkınlığımı fark eden Ferda Hanım, karşı tarafta oturan o tanımadığım iki gazeteciyi göstererek, ?Yanlış anlamayın onlar istedi, sizde istersiniz diye veriyorum? dedi.

Şaşkınlığım geçmemişti, şok olmuştum. Çok da sinirlenmiştim. Bu nasıl işti!
Arzu? ya baktım, ?Bu ne biçim iş, Arzu. Bunlar kendilerini ne zannediyorlar? dedim.

HEM DE UZMAN SAĞLIK MUHABİRLERİNE...

Sinirden yüzümün kızardığını hissediyordum. Beni sakinleştirmeye çalıştı, ? Aman Dilek. Konuşmasına baksana. Kötü niyeti yok. Emreder gibi vermedi. İyi niyetle hareket ediyor. Boş ver? dedi.

Ama bu durum öyle boş verilecek bir şey değildi. Bir gazeteci böyle bir toplantıda soru soramayacak kadar aciz miydi? Hele de uzman sağlık muhabiri...

Tam yerimden kalkıp istediğim hareketi yapacaktım ki(!), genel müdür toplantıyı başlattı. Kendisini, ürün müdürünü tanıttı ve bizden de kendimizi tanıtmamızı istedi .Ben , Arzu ve Didem kendimizi tanıttığımızda o soru kağıtlarını bize veren Ferda hanımın yüzü bir anda sarardı.

GAZETECİ HALKLA İLİŞKİLERCİ OLABİLİR AMA..

Belli ki yaptığı hatayı fark etmişti. Eski bir gazeteciydi ama gazetecilerin soru sormaktan aciz olduğunu düşünebiliyordu.

Yıllardır sağlık haberi yapan, uzman sağlık habercilerine bu şekilde soru kağıdı vermeye yeltenmenin hakaret olduğunu nasıl anlamamıştı? Basın camiasından bir kişi halkla ilişkilere de soyunsa, gazeteciye neler yapılmaması gerektiğini unutmamalıydı bence.

Son yıllarda o kadar çok halkla ilişkiler şirketi ortaya çıktı, sağlık sektörüne girdi ki, akılda tutmak mümkün değil. Ama sağlık sektörünü , sağlık muhabirlerini tanımadıkları, neyin, nasıl yapılacağını bilmedikleri, gönderdikleri e-maillerde, basın bültenlerinde veya ettikleri telefonlarda kolayca anlaşılıyor.

Sonuçta da ilaç firmaları çalıştıkları halkla ilişkiler ve organizasyon şirketlerini sık sık değiştiriyorlar. Çünkü yalnış kişilerle iş yaptıklarını geç de olsa fark ediyorlar.

Tüm bunları düşünürken saatime baktım 11.50? yi gösteriyordu. Diğer toplantıya yetişmek için masadan kalktığımda genel müdür konuşmaya yeni başlamıştı.


Bu yazı toplam 2701 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim