• BIST 99.292
  • Altın 238,174
  • Dolar 6,1588
  • Euro 7,2445
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 16 °C

Bel Ağrınız Akut Mu Kronik Mi?

Bel Ağrınız Akut Mu Kronik Mi?
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Yaşar Karaaslan, 3 aydan daha kısa süren bel ağrılarına akut, 3 aydan daha uzun süren bel ağrılarına ise kronik bel ağrısı denildiğini söyledi.

 

 

Akut bel ağrılarının% 90-95’inin basit bel ağrısı olduğunu ve herhangi bir tetkike gerek olmadığını vurgulayan Karaaslan ”Basit bel ağrılarının çoğu alışılmadık aktivite, uygunsuz postür veya günlük yaşam sırasında çeşitli zorlamalar sonucu gelişir ve %90’dan fazlası 1-2 ay içinde kendiliğinden düzelir” dedi.

Prof. Dr. Yaşar  Karaaslan şöyle devam etti:

“Bel ağrısı olan hastalarda endikasyon yokken sırf hastayı rahatlatmak için düz grafi,bilgisayarlı tomografi veya MR çekilmesi bir yarar sağlamadığı gibi kafa karıştırıcı ve yanıltıcı sonuçlar da verebilir. Çünkü hiç bel ağrısı olmayan sağlıklı kişilere MR çekilirse bu kişilerin de yarıya yakınında diskte bombeleşme, fıtık ve sinir basısı gibi bulguların bulunduğu   gösterilmiştir.

Ayrıca bel ağrısı olan kişilerde düz grafi, bilgisayarlı tomografi veya MR’ da saptanan bulguların bel ağrısının gerçek nedeni olmayabileceğini de unutmamak gerekir.

İngiltere’de ortalama 10 haftadır bel ağrısı olan 421 hasta üzerinde, film çekilmesinin  prognaza etkisini araştırmak için yapılan 9 ay takip süreli bir çalışmada 3. Ve 9. Aylarda yapılan değerlendirmede film çekilenlerde

1. Bel ağrısının daha çok

2. Genel sağlık durumunun daha kötü

 3. Tekrar doktora başvurma oranının daha yüksek olduğu gösterilmiştir.

Bu bulgu başka çalışmalarca da teyid edilmiştir.

 Bunun nedeni film çekilen hastaların ’Belim incindi, belimde  sorun oluştu, belimde bir hastalık var’ gibi düşünceler ile endişeye kapılma ve hastalık psikolojisine girme olasılıklarının daha fazla olması olabilir.

Bel ağrısı çok önemli bir iş-güç kaybı ve işten kalma nedeni olmasının yanında,  sosyal güvenlik sistemleri üzerine  çok büyük bir ekonomik yük getirmektedir

Bu maliyetin artmasında  çoğu kez  gereksiz ve yararsız olan radyolojik incelemeler ile  gibi tanı ve uzun süreli yatak istirahati gibi tedavi yaklaşımlarının da önemli rolü vardır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim