• BIST 91.801
  • Altın 214,457
  • Dolar 5,3608
  • Euro 6,0653
  • İstanbul : 7 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 6 °C

Bilişsel Psikoterapiler Kongresi İstanbul’da Yapılacak

Bilişsel Psikoterapiler Kongresi İstanbul’da Yapılacak
Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği (KDTD) tarafından düzenlenen 7. Uluslararası Bilişsel (Kognitif) Psikoterapiler Kongresi 2-5 Haziran 2011 tarihleri arasında, İstanbul’da Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilecek.

 

 

Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği ile Kongre Başkanı Prof Dr. Mehmet Sungur kongreye , yurtiçi ve yurtdışından 1000 civarında katılım olacağını söyledi.

Sungur kongre hakkında şunları söyledi:

“Kongre, bilişsel terapiler ve davranış terapileri alanında çalışan ve alana en değerli katkıları yapmış, dünyanın hemen hemen tüm yörelerinden gelen profesyonellerin tamamını kendi bünyesinde toparlamış ve böylelikle içeriği bağlamında olağanüstü bir bilimsel program ortaya çıkmıştır. Kongrenin teması ‘Klinik Bilim’ olarak seçilmiş ve içeriği bilimsel araştırmalardan elde edilen verilerle klinik uygulamalar arasında köprü oluşturmak üzerine planlanmıştır. Bilimsel bulgular ile günlük klinik uygulamalar arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik çabaların aktarılacağı kongrede 35 adet Konferans, 45 adet Panel ve 61 adet kongre öncesi ve kongre içi çalışma grubu mevcuttur. Bunun yanı sıra tedavide karşılaşılan çeşitli güçlük ve engellerin nasıl aşılacağına ilişkin bilgi ve becerilerin kazandırıldığı ‘masterclass’ oturumları, uzmanla buluşma saatleri ve bir klinik olgunun başından sonuna tedavisinin çeşitli video görüntülerinden yararlanarak aktarıldığı ‘masterclinician’ seansları ve daha birçok farklı bilimsel aktivitenin yer alacağı kongremizin ülkemizde Bilişsel Davranışçı Terapiler alanında daha ileri bilgi ve beceri edinmek isteyen profesyonellere önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz.

Bilişsel Davranışçı Terapiler 21. yüzyılda dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde en çok kullanılan, saygın bir psikoterapi yaklaşımı olmuştur. Bu terapinin hızla önem kazanmasının bir çok nedeni vardır. Bunlardan en önemlisi bu tedavi yaklaşımının etkinliği net olarak kanıtlanmış, kanıta dayalı bir terapi türü olmasıdır. Bu tedavinin depresyon, fobi, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu ve yeme bozukluklarındaki etkinliğinin çoğu kez ilaç tedavilerinden daha da üstün olduğu ve bu tür bozuklukların tedavilerinde ilk tercih edilen psikoterapi yaklaşımı olduğu bilimsel olarak gösterilmiştir. Yapılan çalışmalar aynı tedavinin, sağaltımda zorlanılan borderline kişilik bozukluğu gibi durumlarda başarı ile kullanılabilmesi yanı sıra şizofreni, iki uçlu duygulanım bozukluğu gibi durumlarda da ilaçlara ek olarak kullanıldığında önemli yararlar sağladığı bilinmektedir. Aynı yaklaşımlar, cinsel sorunların tedavisinde ve çift terapilerinde de önemli  ve değerli bir tedavi seçeneği olmaktadırlar.

Bilişsel Davranışçı yaklaşımlar yalnızca patolojik durumların tedavisinde değil, aynı zamanda iş performansının artırılmasında, ulusal ve uluslar arası düzeyde çatışmaların çözümünde, sporcuların başarı oranlarının yükseltilmesinde, hastalıklardan korunmada, okul eğitiminde ve genel olarak yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Kongremizde bir panel uluslararası çatışmaların çözümünde bilişsel davranışçı terapiler konusuna ayrılmıştır.

Aynı yaklaşımlar son yıllarda popüler olan koçluk (coaching) konusuna da daha bilimsel bir çerçeve sunmaktadır. Bu alandaki bilgi ve becerileri geliştirmek amacıyla kongremizde iki çalışma grubuna yer verilmiştir.

Gelişen teknoloji ile birlikte bilişsel davranışçı terapiler internet aracılığı ile de yapılabilmekte ve böylelikle bir terapist ile yüz yüze görüşebilme imkanı olmayan bir çok kişi için değerli ve ucuz bir seçenek olarak gündeme gelmektedir. İnternet aracılığı ile yapılan tedavilerin etkili olabileceği bir çok araştırma ile gösterilmiştir. Bu konu ile ilgili olarak da kongremizde çeşitli sunumlar yapılacaktır.

Bilişsel davranışçı terapilerin kolay uygulanabilir, kısa, hedefe yönelik, etkin, görece kolay öğrenilebilir tedaviler olması ve tedavi yanı sıra hastalıkların önlenmesindeki ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesindeki rolü aynı tedavilerin hükümetler ve sağlık politikaları bazında değer kazanmasına neden olmuştur. Örneğin İngiliz hükümeti bütçesinden yılda 170 milyon İngiliz sterlinini bu alanda çalışan yeni terapistler yetiştirmek ve böylelikle çok daha fazla sayıda hastaya etkili hizmet vermek ve bu yolla sağlık harcamalarını azaltarak tedavi sonuçlarını iyileştirme yolunu seçmiştir. Tüm bunlar bilişsel davranışçı terapilerin giderek artan değer ve önemini gösteren bilimsel verilerdir.      

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim