• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 18 °C

BILL GATES, BÜYÜKANNELER ve ALZHEIMER

Kaynak Selekler
 

Bil Gates Alzheimer araştırmları için 100.000.000 dolar bağışladı ve bu konudaki düşüncelerini web sitesinde (blog of Bill Gates) 13 Kasım 2017'de paylaştı:

"Dünyanın her yerinde,insanlar eskiden daha uzuzn yaşıyor.Bilimsel  gelişmeler sayesinde, daha az  insan kalp hastalığı, kanser ve bulaşıcı hastalaıklardan genç yaşta ölüyor. bir insanın 80'ler ve ötesine yaşaması artık alışılmadık bir şey değil. Babam 92. yaşında ve doğduğunda neredeyse hayal bile edilemeyecek bir yaşta.

Ne kadar uzun yaşarsanız, kronik bir hastalık geliştirmeniz o kadar muhtemel. Artrit, Parkinson ya da yaşam kalitenizi azaltan bulaşıcı olmayan bir hastalık riskiniz her yıl artar. Ancak  topluma en büyük tehdit: Alzheimer hastalığı.

Eğer 80'li yaşların ortalarında yaşıyorsanız, hastalığı geliştirme kötü şansınız yaklaşık yüzde 50'dir. Bu eğilim muhtemelen devam edecek, bu da daha çok ailenin sevdiklerinin bilişsel gerilemeden muzdarip olacağını gösteriyor. Bu artan yüke rağmen, bilim insanları Alzheimer’in tam olarak neden olduğunu veya hastalığın beyni yok etmesinin nasıl durdurulacağını henüz çözemedi.

Alzheimer'le ilk olarak, hem duygusal hem de ekonomik maliyetleri yönünden ilgilendim. Alzheimer ya da başka bir bunaması olan bir kişi sağlık hizmetleri konusunda, hastalığı olmayan bir kişiye göre, yılda beş kez daha fazla para harcıyor.

Bu maliyetler, gelişmiş ülkelerdeki sağlık sistemleri üzerindeki en hızlı büyüyen yüklerden birini temsil etmektedir. Alzheimer Derneği'ne göre, Amerika'da 2017'de Alzheimer ve diğer demanslılar için bakım maliyeti 259 milyar dolar. Harcamalar yıllar içinde sağlık bütçelerini sıkıştırmaya devam edecek. Bu, yaşam beklentilerinin küresel ortalamayı yakaladığı düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkeler de dahil olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki hükümetlerin üzerinde düşünmesi gereken bir sorun.

Alzheimer hem hastalara hem de sevdiklerine zarar veren korkunç bir hastalık. Bu benim çok şey bildiğim bir durum, çünkü ailemdeki erkekler Alzheimer’den çok acı çekti. Hastalığa yakalanmış sevdiğiniz insanları izlemenin ne kadar korkunç olduğunu biliyorum ve bunun hakkında yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Kişinin kademeli bir şekilde ölmekte olduğunu hissediyorsunuz.

 Alzheimer’e olan ilgimin arkasındaki tek sebep aile geçmişim değil. Ama kişisel deneyimim bana, sevilen bir kişinin  hastalığa yakalandığında çevresinin ne kadar umutsuz olduğunu gösterdi.

Bilimsel gelişmeler AIDS gibi hastalıkların ilaçlarla kontrol altında tutulabileceğini gösterdi. Alzheimer’le aynı (veya daha iyisini) yapabileceğimize inanıyorum.

Geçen yıl hastalık ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemeyi öğrenmek için çok fazla zaman harcadım. Alzheimer’in ertelenmesi ve bilişsel etkisinin azaltılması için bu alanda yapılmış çok sayıda muhteşem iş var. Araştırmacılar, akademisyenler, fon verenler ve endüstri uzmanlarından duyduğum şey, Alzheimer’de beş farklı alanda ilerleme kaydedilirse hastalığın ilerlemesi değiştirebilir.

(1) Alzheimer'in nasıl ortaya çıktığını daha iyi anlamamız gerekiyor.

Beyin karmaşık bir organdır. Hastalar hayattayken çalışmak çok zor olduğundan, beynin normalde nasıl yaşlandığına ve Alzheimer'in bu süreci nasıl bozduğuna dair çok az şey biliyoruz. Beynimizde ne olduğu konusundaki anlayışımız büyük ölçüde, otopsilere dayanmaktadır.

 (2) Alzheimer’in daha erken teşhis edilmesi gerekmektedir.

 Alzheimer'i kesin teşhisinin ölümden sonra otopsi olduğundan, hastalığın başlarında kesin olarak    tanımlanması zordur. Bilişsel testler mevcuttur, ancak çoğu zaman yüksek bir varyansa sahiptir. Daha  güvenilir, hesaplı ve erişilebilir bir teşhis (örneğin bir kan testi), Alzheimer’in nasıl ilerlediğini ve yeni ilaçların ne kadar etkili olduğunu görmeyi kolaylaştırabilir.

 (3) Hastalığı durdurmak için daha fazla yaklaşıma ihtiyacımız var.

 Bugüne kadar yapılan çoğu ilaç denemesi, amiloid ve tau proteinlerini hedef almıştır. Umarım bu yaklaşımlar başarılı olur, ama daha farklı tedavi yaklaşımları için ilaç çalışmalarına gerek vardır. 

 (4) Klinik denemelere katılmayı daha kolay hale getirmeliyiz.

 Hastalığı veya güvenilir bir tanıyı henüz iyi bilmediğimizden, araştırmalara katılmaya istekli olan kalifiye insanları, yeteri kadar erken bulmak zor olmaktadır. Yeterli hasta kaydı yapmak bazen yıllar alabilir. Yeni süreçler geliştirebilirsek, yeni denemelere daha hızlı başlayabiliriz.

 (5) Verileri daha iyi kullanmalıyız.

 Bir ilaç firması ya da araştırma laboratuvarı her çalışmasında, çok sayıda bilgi toplar. Bu verileri ortak bir biçimde derlemeliyiz, böylece hastalığın nasıl ilerlediğini, bu ilerlemenin cinsiyet ve yaş ile nasıl belirlendiğini ve genetiğini daha iyi anlarız.

 Beynimizi ve hastalığımızı anlamamız büyük bir gelişme. Halihazırda ilerleme kaydediyoruz, ancak daha fazlasını yapmalıyız. Bu işi yapan parlak beyinleri desteklemek istiyorum. İlk adım olarak" Dementia Discovery Fund - DDF" Demans Keşif Fonu'na (ilaç çalışmalarını çeşitlendirmek ve tedavide yeni hedefler belirlemek için çalışan özel bir fon) 50 milyon dolar yatırdım. Bu yatırımı kendim (hesabımdan) yapıyorum, vakıftan değil. Alzheimer’in tedavileri, on yıl ya da daha uzun bir süre boyunca meyve vermeyebilir ve ilk başta çok pahalı olacaktır.

 Ama bunu nasıl yaptığımız hakkında düşünmeye bile başlamadan önce, çok fazla bilimsel atılıma ihtiyacımız var. Gelişmekte olan tüm yeni araç ve teorilerle, Alzheimer’in Ar-Ge'sinde bir dönüm noktasında olduğumuza inanıyorum.

Bu, insan yaşamını önemli ölçüde geliştirebileceğimiz bir sınırdır. İnsanların bu kadar uzun yaşaması bir mucizedir, ancak sağlıklı daha uzun yaşam beklentileri vardır. İnsanlar daha sonraki dönemlerinin tadını çıkarmalı ve bunun sağlanmasında Alzheimer'i yenmek için bir atılım yapmalıyız. Kavgaya katılmaktan heyecan duyuyorum ve daha sonra ne olacağını görmek için sabırsızlanıyorum."

Bill Gates, konuyla ilgili son görüşlerini 17 Temmuz 2018'de web sayfasında yayımladı:

"Geçen sonbaharda Alzheimer’in araştırmasına yatırım yaptığımı açıkladığımda, ne bekleyeceğimi biliyordum. Alzheimer’i durdurmak için çalışan parlak bilim insanları ile daha derinden ilgileneceğimi biliyordum ve hayal kırıklığına uğramadım. Son yedi aydır gördüğüm şeyler her zamankinden daha umutlu.

Alzheimer araştırması insan yaşamını dramatik bir şekilde geliştirebileceğimiz bir sınırdır Birkaç önemli alanda ilerleme kaydedersek Alzheimer’ın gidişatını önemli ölçüde değiştirebileceğimiz konusunda iyimserim. Şu anda yapabileceğimiz en büyük şeylerden biri, güvenilir, uygun fiyatlı ve erişilebilir bir teşhis geliştirmektir.

Alzheimer’in bugün teşhis süreci ideal olmaktan uzak. Doktorunuzun felç veya beslenme bozukluğu gibi diğer tüm olası demans nedenlerini ekarte etmesi gerekir. Ardından doktorunuz Alzheimer'inizin olduğunu doğrulamak için beyin omurilik sıvısı (BOS) tahlili veya PET taraması yapabilir. Bu testler oldukça doğru olmasına rağmen, hastalığı kesin olarak teşhis etmenin tek yolu, ölümden sonra otopsidir.

Bu süreçte iki büyük sorun var. Bunlar pahalı ve invaziv yöntemler. Bu arada BOS almak için yapılan lomber ponksiyon korkutucu ve rahatsız edici olabilir ve PET hastanın 40 dakikaya kadar mükemmel şekilde hareket etmemesini gerektirir. Bunu özellikle Alzheimer’li birinin yapması zordur.

İkincisi araştırmalar, Alzheimer’in, semptomlar ortaya çıkmadan on yıldan fazla bir süre önce beyine zarar vermeye başladığını gösteriyor. Muhtemelen etkili bir ilaca sahip olmak için tedaviye erkenden başlamak gerekir.Dolayısıyla Alzheimer’i (basit bir kan testi veya göz muayenesi gibi) teşhis etmenin daha iyi bir yöntemine ihtiyacımız var.

Hastaları daha erken teşhis etmek için daha ucuz ve daha az invaziv bir yöntem olmadan yeni bir ilacı denemek zor. Ancak çoğu insan, hiçbir tedavisi olmayan bir hastalığa sahip olup olmadığını öğrenmek istemez.

İşte bu yüzden Alzheimer’in araştırmasına yapacağım bir sonraki yatırımım, "Teşhis Hızlandırıcı" (Diagnostics Accelerator) adlı yeni bir fonda. Alzheimer İlaç Bulucu Vakfı'nın (ADDF) bu projesi, hastalığın erken ve daha iyi teşhisi için cesur yeni fikirleri hızlandırmayı hedefliyor. Diğer bağışçılar, Teşhis Hızlandırıcıya yardımcı olmak için 30 milyon dolardan fazla para ödüyor.

Teşhis Hızlandırıcı (Diagnostics Accelerator), girişimci bir hayır kurumudur, yani çoğu fondan farklıdır.

Umuyorum ki bu yatırım, akademik araştırmalardan güvenilir, uygun fiyatlı ve erişilebilir bir teşhis için bir köprü oluşturur. Birçok yeni oyuncunun masaya gelmesini bekliyorum. Yenilikçi fikirleri olanlar var ama, araştırma için gereken kaynaklara sahip olmayabilirler.

Alzheimer hastalığını teşhis etmenin, rutin muayene sırasında kanınızı test etmek kadar basit olduğu bir dünya düşünün. Araştırma geleceğinin bu kadar uzak olmadığını ve Teşhis Hızlandırıcı (Diagnostics Accelerator)'ın bizi tanıya bir adım daha yaklaştırdığını görüyorum."

Kaynaklar

(1) https://www.gatesnotes.com/Health/Digging-Deep-Into-Alzheimers

(2) https://www.gatesnotes.com/Health/A-better-way-of-diagnosing-Alzheimers                                   

(3) http://www.alzheimersweekly.com/2015/05/a-grandchild-for-one-day-keeps-dementia.html

BÜYÜKANNELİĞİN ZİHİNSEL SAĞLIK ÜZERİNE  ROLÜ

Torunlarına bakan büyükanneler için bir iyi, bir kötü haber. Avustralya'da yapılan bir araştırmanın sonuçları şaşırtıcı.

Avustralya'da Kadınlar Sağlıklı Yaşlanma Projesi çalışmasında, 57-68 yaşında 186 Avustralyalı büyükanneye üç farklı zihinsel keskinlik testi yapılıyor. Ayrıca son bir yılda torunlarına haftada kaç gün baktıkları soruşturuluyor.

Sonuçta haftada bir gün torunlarına bakan büyükanneler, en yüksek zihinsel puanı alıyor.

Ancak, haftada beş veya daha fazla gün torunlarına bakan büyükanneler , çalışma belleği ve zihinsel işlem hızını değerlendiren testlerden birinde daha kötü puan elde ediyor.

Sosyal ağ içinde ilişkileri olan insanların daha iyi zihinsel işleve sahip oldukları ve daha az bunadıkları biliniyor. Ama fazlası kötü olabilir mi?

Araştırmacılar sonuçları beklenmedik bir bulgu olarak yorumluyor. Onlara göre, büyükannelerin torunlarına daha fazla zaman ayırmasının, bunun için çocuklarından daha fazla talep gelmesinin psikolojik durumlarında beklenmedik sonuçlar açtığını ve kötü puan almalarına neden olabileceğini belirtiyor.

Büyükanneliğin menopoz sonrası kadınlar için önemli ve yaygın bir sosyal rolü olduğu biliniyor. Torunlarıyla ilgilenmenin sağlıkları üzerindeki etkileri hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç var.Bu konuda daha çok araştırma gerekiyor..

 

Kaynaklar

(1) Menopause. 2014 Oct;21(10):1069-74. doi: 10.1097/GME.0000000000000236.  

 (2) http://www.alzheimersweekly.com/2015/05/a-grandchild-for-one-day-keeps-dementia.html

 
Bu yazı toplam 1049 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet Kuzucu
17 Ağustos 2018 Cuma 23:05
23:05
Paylaştığınız bilgiler için çok teşekkür ederim. Ancak kişisel görüşlerinizi de engin klinik deneyiminize dayanarak paylaşmanızı beklerdim. Ülkemizde çok az kişi "demans" ile "Alzheimer" arasındaki farkı biliyor. Yakınlarımızda hangi gözlem ve semptomlara dayanarak erken teşhis için doktora başvurmalıyız?
88.234.75.56
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim