• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 13 °C

"Bir Gecede Alınan Kararların Kurbanıyız"

Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak”Sağlık alanında görev alan bizler, bir gecede alınan kararların kurbanı oluyoruz. Bize sorulmadan, bizim görüşümüz alınmadan bizimle ilgili gelişen durumların uygulayıcısı yapılıyoruz” dedi.

 

 

Düzenlenen basın toplantısında basın açıklamasını okuyan Erdoğan Çolak şu satırların altını çizdi:

“Geçtiğimiz dönemde 70 kuruşla başlayan muayene ücretleri bugün 15 TL’dir, eczacı bu parayı SGK adına tahsil etmeye zorlanmaktadır. Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve ilaç sanayicilerinin kendi aralarında imzaladıkları bir protokolle, ilaç sanayicilerinin SGK’ya yaptığı indirim eczane üzerinden geçmekte ve geçerken bir taşıma zararı bırakmaktadır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi son yapılan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile ilaçların kamu kurum ıskontoları ortalama yüzde 7.5 oranında artırılmış durumdadır. Bu noktada taşıma zararının da ötesinde ilaç firmaları kamu kurum ıskontosu artışı nedeniyle ortaya çıkan yeni oranları tanımayacaklarını açıklamıştır. 304 kalem ilaçta yeni kamu kurum ıskontoları ilaç şirketleri tarafından ödenmemekte, aradaki fark eczacıya yüklenmeye çalışılmaktadır. Aynı biçimde İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki hükümden kaynaklanan ‘eczacının rafında bulunan ilaçlardaki fiyat düşüşlerinden kaynaklı fiyat farkının beş işgünü içinde ödenmesi’ zorunluluğu olmasına rağmen, ilaç şirketleri eczacının raf zararını henüz karşılamadığı gibi, buna da dava açmaya hazırlandıklarını duyurmak dışında hiçbir şey yapmamıştır. Bu da yetmezmiş gibi eczacıların ticari ıskontoları ilaç şirketleri tarafından teker teker sıfırlanmaktadır. Ellerindeki stok ile zaten uzun süredir özverili bir biçimde ilaç hizmeti vermeye çalışan eczacılar, “Artık yeter!” deme noktasını da geçmiş durumdadır, gelecekten umutsuz ve son derece kaygılıdır. Konu ile ilgili Sayın Çalışma Bakanımız, ilaç firmalarının Kararname’ye uygun davranmasını kendilerinin takip edeceğini ifade etmiştir. Ancak aradan beş gün geçmesine rağmen, kamu ile ilaç sanayi arasında sıkışan yine eczacı olmaktadır. Kendisinin sorumlu olmadığı böyle bir yükü eczacının sırtına yükleyenler, yakın zamanda ilaç sıkıntısının baş göstereceğini bilmelidir. Zira, eczacının kamuya ilaç sanayi yerine indirim yapma ya da rafında yüksek fiyattan aldığı ilacı düşük fiyattan kamuya verebilme lüksü yoktur. İlaç sanayicileri yaptıkları çeşitli açıklamalarda ‘kan ağlarken’, bireysel emeği ile ayakta durmaya çalışan eczacı bugün ‘kan kaybından ölmektedir’.   


Diğer yandan, İlaç Fiyat Kararnamesi yayınlanarak referans fiyat yüzde 66’dan 60’a indirilerek ilaç fiyatları bir kez daha düşürülmüş ve hastanın cebinden ilaca daha fazla para ödenmesi anlamına gelen bir düzenleme ile eşdeğer ilaç bandı yüzde 15’ten yüzde 10’a indirilmiştir. Bundan sonra SGK piyasada olan en ucuz olan ilacın en fazla yüzde 10 fazlasını ödeyecek, gerisi hastalarımızdan tahsil edilecektir. Hasta ile karşı karşıya kalansa yine eczacı olacaktır.

Biz eczacılar, ilaç fiyatlarındaki indirimlere ve kamunun tasarruf yapmasına hiçbir zaman karşı durmadık, bugün de karşı değiliz. TBMM’de SGK bütçesinin görüşüldüğü şu saatlerde özellikle ifade etmek isteriz: Hastanın hekime gitme sıklığı son on yılda 2’den 8’e çıkmışsa ve sağlık harcamalarını karşılamak kamunun görevleri arasında olmaya devam ediyorsa, esas yapılması gereken tasarrufun bedelini hasta ve sağlık çalışanlarına ödetmek yerine bu bütçeyi gözden geçirmektir. Üstelik ilaçta tasarruf SGK’nın “bana ayrılan bütçeyi aştım” dediği noktada gündeme gelmekte, ama bu süreç şeffaf biçimde işletilmemektedir. Örneğin SGK’nın ilaç bütçesinde hasta katılım payları, medikal cihazlar gibi kalemlerin olup olmadığı hiçbir sosyal taraf tarafından bilinmemektedir. Bugün Türkiye, vatandaşlarının daha fazla sağlık hizmeti kullanmasının bedelini sağlık alanındaki aktörlere ödetmek yerine akılcı tasarruf yapmak, sağlığa ayrılan payı artırmak ve karar alma süreçlerini şeffaflaştırmak zorundadır.

STOKLAR TÜKENİYOR, İLAÇ KRİZİ KAPIDA!

Biz eczacılar olarak hasta sağlığını daima önceledik. Ancak, bu tablo karşısında sağlık hizmet sunumuna yeterince özen göstermeyen, kar mantığıyla gemisini yürütmeyi amaçlayan firmalardan ilaç almaya devam etmemiz mümkün değildir. Stoklarımızdaki ilaçlar da tükenmek üzeredir. Çok değil, birkaç gün sonra oluşacak ilaçta krizin sorumluluğunu kim üstlenecek merak ediyoruz. Tüm vatandaşlarımıza, bu durumun sorumlusunun eczacı olmadığını da altını çizerek belirtmek istiyoruz. Kamu kurum ıskontoları konusunda ilaç sanayi ve SGK’nın bir an önce bir mutabakata varmasını, geçen her günün eczacıları ve hastalarımızı sağlıksızlığa sürüklediğinin bilinciyle davranılmasını bekliyoruz.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim