• BIST 98.943
  • Altın 228,427
  • Dolar 5,7809
  • Euro 6,6888
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Bir Okul : TTB Yüksek Onur Kurulu

Faik Çelik



2000 yılında seçildiğim TTB Yüksek Onur Kurulundaki görevimi 6 yıl sonra gönül rahatlığı ile devrettim. Binin çok üstünde dosya inceledik, heyecanlandık, üzüldük, sevindik, gerildik, kısaca tüm insani duyguları kurul üyesi arkadaşlarımızla birlikte yaşadık. Bazen içinden çıkamadığımız, kilitlendiğimiz dosyalar oldu, ama birbirimizi kırmadan, ikna yöntemini olabildiğince profesyonelce kullanarak ortak akla vardık.

Bir olguyu tüm kurul üyeleri hiçbir zaman ihmal etmedi: EMPATİ. Evet,empati yaparak objektifliğin şifresini yakaladık.Sabırla sözlü savunma ve açıklamaları dinledik, dosya kayıtlarında yer almayan,alması olanaksız olan ayrıntıları kişilerin sözlerinde,hatta gözlerinde,bakışlarında bulduk.

Sadece kayıtlı bilgilerle yetinmedik,insan faktörünü hep en önde tuttuk.

TTB Yüksek Onur Kurulu bir okul, iyi hekimliğe gönül veren her hekimin gitmesi gereken bir okuldur, ne yazık ki, bunun gerçekleşmesi olanaklı değil. Bir zamanların Köy Enstitüleri gibi, imecenin, üretmenin, çağdaşlığın,yaratıcılığın ve ilkeli olmanın küçük bir modelidir YOK.

Bir şansızlığı vardır YOK?un. Hekim kamuoyunda hep Merkez Konseyi?nin denetim ve gözetiminde çalıştığı zannedilir, halbuki tamamen bağımsızdır, Merkez Konseyi bu kurula (olması gerektiği gibi) saygılı ve mesafeli duruşunu bu zamana kadar hep korumuştur, bundan sonra da bu geleneğin bozulmadan sürdürüleceğine inanıyorum..

Bu kurulun saygınlığının korunmasında bir sorumluluk da Sağlık Bakanlığı?na düşmektedir. Çünkü Kurulun aldığı ?meslekten geçici men? cezalarının uygulayıcısı Sağlık Bakanlığı adına İl Sağlık Müdürlükleridir. Bakanlığın kurul kararlarını ve yaptırımlarını tarafsız ve ciddi olarak uygulamasıyla, özel ve kamu ayrımı yapmadan, siyasi himayecilik gibi bir yanlışa düşmeden, yasada tanımlanan şekilde uygulamasıyla hem hekimlik mesleği hem de iyi hekimlik ödüllendirilmiş olacaktır.

Son olarak, yazar Tanıl Bora?nın Türk Tabipleri Birliği'nin kamuoyundaki imajına ilişkin ?demokratik kitle örgütleri, politik kamuoyu ve siyasallaşmış hekim kamuoyu nezdinde çok olumlu, çok aktif bir TTB imajı ile; genel hekim kamuoyu ve genel pasif kamuoyundaki, olsa da bir olmasa da bir şeklindeki kuruluş olarak TTB imajı arasında müthiş bir uçurum vardır ? saptamasını ve bu uçurumu aşabilmek için ?dili, programı, söylemi, iddiaları, ilişki kurma biçimlerini, kullanılan araçları bütün bu kamuoylarına göre farklılaştırabilmek; farklılaştırırken ucuz medya cambazlığı numaralarından öte, gerçekten bir omurgayı koruyarak bunu türlü türlü seslendirebilmek, dillendirebilmek, bu ayrışmayı kotarabilmek gerekiyor ? şeklindeki çözüm önerisine yürekten katılarak hatırlatmak istedim.


İşte Yüksek Onur Kurulu çalıştığım dönemde bu çözümü olabildiğince gerçekleştirmiş bir kurul olarak başarılı olmuştur. 6 yıllık gözlem ve deneyimlerimin sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Yüksek Onur Kurulundaki yaklaşımların ve işleyişin Merkez Konseylerince de örnek alınması durumunda buraların da birer okul olacağından hiç kuşkum yoktur.


Bu yazı toplam 2178 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim