• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 15 °C
  • İzmir : 19 °C

Basına Kapalı Tam Gün Toplantısından NOTLAR…

<B><I><U>Basına Kapalı </U>Tam Gün Toplantısından NOTLAR…</I></B>
Dilek Süzen

Marmara Tıp Fakültesi ev sahipliğinde 14 Mart 2008 günü Marmara Üniversitesi Haydarpasa Kampüsü'nde bazı Tıp Fakültesi temsilcilerinin ve TBMM Sağlık Komisyonu üyelerinin katıldığı "Tam Gün Yasa Tasarısı ve Tıp Fakültelerinin Görüşleri? konulu panelin basına kapalı(?) olduğundan habersiz olan SAĞLIĞINSESİ, salondan çıkarılmadan önce not aldığı, teybe kayıt ettiği konuşmaları, tıp camiasının merak ettiği Tam gün Yasa tasarısıyla ilgili olduğu için yayımlıyor. Komisyon üyesi TEB eski başkanı Ecz. Mehmet Domaç ?Uzmanlık dernekleri gazete ilanı ile tam güne karşı olduklarını açıklıyor. Uzmanlık Eğitim Kurultayı yayınladığı bildiriyle tam gün kesin olmalı diyor. Bu çelişki politikacıların işine yarar? dedi.

Panele SB Müsteşar Yardımcısı. Prof. Dr Sabahattin Aydın, Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl , CHP Milletvekili Sağlık Komisyonu üyesi Prof. Dr. Sacid Yıldız, AKP Milletvekili Sağlık Komisyonu üyesi Dr. Mehmet Müzezzinoğlu, AKP Milletvekili Sağlık Komisyonu üyesi Ecz. Mehmet Domaç katıldı.

Panel haberi günlerce önce tüm basına bildirilip davet edilmiş panel sonrası da basın toplantısı yapılacağı açıklanmıştı.
14 Mart nedeniyle İstanbul trafiğinin yoğun olması yüzünden toplantı geç başladı. Saat 12.40 sırası Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mithat Erenus ile 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Derebek ile basının bekletildiği odaya geldi, tam gün yasası hakkında üniversitelerin ortak görüşünü açıklayıp soruları yanıtladıktan sonra Erenus izin isteyip panelin devam ettiği salona geçti.

Basın mensupları, Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın ile Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr Cevdet Erdöl?ü odada beklemeye başladı.

SAĞLIĞINSESİ,panelin yapıldığı salona girdi, basın olarak girdiğini açıklamasına rağmen kimse engel olmadı ve arka sıralarda yer bulup oturdu ,konuşmaları izlemeye başladı.

Mehmet Domaç konuşuyordu, notlar aldı. Sonra soruların yanıtlamasına geçildi. Sabahattin Aydın?a sorular yöneltildi. Biri muayenelerin kapatılmasıyla orada çalışanların tazminatları nasıl ödenecek, kaynak nasıl bulunacak, neden muayenehanelerden hizmet alınmıyor da özel hastanelerden alınıyor şeklindeki sorulardı.

Yanıtları teybe kayıt etmek isteyen SAĞLIĞINSESİ, bulunduğu yerden kalkıp kürsüye doğru ilerledi ve teybi Aydın?ın konuşma yaptığı kürsünün önüne koydu. Kendiside ön sıralara yer bularak oturdu. Bu sırada Dekan Erenus oturduğu yerden kalkıp dışarı çıktı ve birkaç dakika sonra geldi, yerine oturdu, arkasından toplantının basın işleri yürüten şirketin sahibi SAĞLIĞINSESİ nin yanına gelerek ?Mithat Hoca sizi görmüş. Panel basına kapalı dışarı çıkmanız gerekiyor? dedi.

SAĞLIĞINSESİ,üniversite yetkilileri ile sağlık komisyonu üyelerinin bir arada tam günü tartıştığı, sorunları görüştüğü bu toplantıdan BASINA KAPALI olması gerekçesiyle dışarı çıktı.

Sonra öğrendiğine göre sabahki toplantı sırasında bazı tartışmalar(!) olduğundan panelin kapalı olmasına karar vermiş Marmara Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mithat Erenus.

SAĞLIĞINSESİ, dışarı çıkarılmadan önce konuşmalardan aldığı kayıtları okurlarıyla paylaşıyor:

?ECZACILAR HEP BİRİNCİ?


Ecz. Mehmet Domaç:

Hekimlik mesleği kutsaldır. Ama hep ekonomik açıdan bakmayalım. 81 ilin 70?inde en çok vergi veren meslek grupları sıralamasında eczacılar hep birinci. Doktorlar niye yok? Eğer işin ekonomisine girerseniz içinden çıkamayız.

Tamam, kabul ediyorum döner sermaye yeterli değil, eşit de değil ve zamanında da ödenmiyor. Döner sermaye gelirlerini arttırmak gerekir.
Dünyada yılda 60 milyar dolarlık ilaç araştırması yapılıyor. Türkiye?ye bunun sadece 30 milyon doları giriyor.. SUT, BUT tan kaynak olarak alırsak o bize vergi olarak geri döner. Çünkü SUT ve BUT? un kaynağı vergilerdir. Ama üniversitelerde ilaç araştırmaları döner sermayeye gelir sağlayabilir. Bu konuyu tartışabilriz.

Üniversitelerdeki özel hasta bakma olayına gelince. Doğru, hekime hiç olmazsa bir ek gelir olur bu da yasaya konulabilir.


Müsteşar yardımcımız tabiplere ek ödenek verileceğinden bahsetti .Peki eczacılar, hemşireler, diş hekimleri ne olacak? Bunu da düşünmek gerekir.

Ben 12 sene TEB Başkanlığı yaptım. SUT la BUT la çok kavga ettim, müsteşar yardımcısı da bilir. Devletten para alamamanın ne olduğunu da en iyiyi ben bilirim..

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz. Tam gün sağlık hizmetlerinin vazgeçilmezidir. TTB ve İstanbul ile Ankara Üniversitesi Tam gün konusunda dava açtılar ve kaybettiler. Öyle tamam ?tam gün ama.. ? ile olmaz. Eğer karşıysan başka alternatif sun,? ama? işin içine girmesin.

Uzmanlık dernekleri Tam gün yasasına karşı olduklarını gazete ilanı vererek açıkladılar. Ama Uzmanlık Eğitim Kurultayı yayınladığı bildiri de tam gün kesin olmalıdır diyor. Böyle çelişki olmaz. Bu tür çelişkiler politikacıların işine gelir ama benim değil.

Devlet hekim açığından bahsediyor, hekim sayısını arttırarak sağlık hizmeti düzelemez. Küba?ya gittim nüfusu 11 milyon ve 66 bin hekim var. 12 bin hekimi ihraç etmiş ve hekim maaşı 14 dolar düşünün.

Hekim ne istiyor, Saat 17.00 den sonra serbest olalım ister muayenehane ister özel hastanede çalışalım. Peki nerede sosyal yaşam? Uykuya ayrılacak zaman?


MUAYENEHANELERİN MAL VARLIKLARININ DEVLETLEŞTİRİLMESİ


Prof. Dr. Sabahattin Aydın:


2004 yılında sosyalizasyon programında sosyalizasyon bölgelerinde kapatılan muayenelerin mal varlıklarının devletleştirilmesi ile ilgili bir düzenleme bulunuyor.
Bu konu bugün için taslak tartışmalarında gündeme gelmedi. Doğrusu gündeme gelirse nasıl bir çözüm üretilir bilmiyorum.

"Öğleden sonra vergi üretmenin kamu sonrası özelde veya muayenehanede çalışmanın ne mahsuru olur?
diye bir soru var .

Buradaki amaç sürdürülebilirliği sağlamak. Dünyaya baktığımızda hekimler için hemen hemen her ülkede farklı uygulama yapılıyor. Kamu hekimlerinin serbestte çalışabilmesi uygulamasına baktığımızda özellikle fakir ülkelerde OECD standartına göre düşük geliri olan ülkelerde yaygın muayenehanecilik var.
Serbest hekimlik çok yaygın. Ülkeler zenginleştikçe kamu hekimleri daha çok oluyor. Örneğin İngiliz sömürge ülkelerinde milli sağlık sistemini uygulanıyor. Bu sistem ayakta kalmış dünyanın en uzun süreli sağlık sistemi.

Tam Gün kavgalarının en çok yaşandığı ülkeler eğer internette bir arama yaparsanız; Hindistan ve Pakistandır. Ama aynı politikayı uygulayan Avustralya ile ilgili bir konuda bir tartışmayı içeren yazı bulamazsınız. Sosyo ekonomik durumu düşük olan ülkede o şekilde bir model uygulandığında dengesizlik oluyor.
(DIŞARI ÇIKMASI İÇİN UYARILAN SAĞLIĞINSESİ TEYBİ DE KAPATTIĞINDAN SONRAKİ KONUŞMALAR KAYIT EDİLEMEDİ)


Toplantı salonunun dışında bekleyen SAĞLIĞINSESİ Prof. Dr. Cevdet Erdöl? e sorular yöneltti işte sorular ve yanıtları:

SAĞLIĞINSESİ:Kamuda çalışan hekimler saat 17.00 den sonra özel hastanede veya muayenehanede çalışma esnekliği getirilmesini istiyor. Bu konuda taslakta bir iyileştirme var mı?
Prof. Dr. Cevdet Erdöl : Sağlık Bakanlığının hazırladığı bir taslak yok, birçok taslak var ama tasarı yoğunlaşmış değil. Tasarı bize henüz gelmedi (Sağlık Komisyonuna)Ama bunlar içinde saat 17.00 den sonra hekimler muayenahanelerine gidecekse bu kadar çok çalışmaya ve uğraşmamıza da gerek yok?.

SAĞLIĞINSESİ:Yani.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl :Saat 17. den sonra hekimin özelde çalışmasını istemiyoruz.

SAĞLIĞINSESİ : Peki ?tam gün ama..? diye bir yumuşama durumu var mı?
Prof. Dr. Cevdet Erdöl :Yok öyle bir şey Bakanlık tam günde kararlı ve meclise geldiği anda da biz çıkartacağız bu yasayı.

SAĞLIĞINSESİ:Ya tazminatlar Kapatılan muayenehanelerdeki çalışanların durumu
Prof. Dr. Cevdet Erdöl : Şimdiye kadar tazminat nasıl veriliyordu aynen devam.

SAĞLIĞINSESİ, :Yani Hekim tazminatları karşılayacak.
Prof. Dr. Cevdet Erdöl :Tabii İş Kanununda bu belli.

SAĞLIĞINSESİİçerde basının alınmadığı bir toplantı yapıldı ,size verilen mesaj ne idi ?Ne istendi?
Prof. Dr. Cevdet Erdöl : Üniversite hastaneleri part time çalışan öğretim üyelerinin verimli olmadıklarını kendileri de söylüyor. Bunun kaldırılmasını özel muayene bütçesinin üniversitelerde devam etmesini talep ediyorlar. Bu konuda bakanlıkta konuşacağız. Nasıl bir çözüm buluruz, bakacağız.

SAĞLIĞINSESİ: Üniversite öğretim üyelerinin gelirlerinin artması için daha çok klinik araştırma yapılmasına imkanlar verilmesi isteniyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Prof. Dr. Cevdet Erdöl : Gerek TÜBİTAK gerekse sanayi bakanlığından SanTez Teknokent gibi kanallardan üniversite öĞretim üyelerine kaynak oluşturuluyor. Bu kaynaklar az değil. Ve bu gelirlerden de vergi alınmıyor. Döner sermayeden öğretim üyelerine verilen paralardan vergi alınmıyor. Yani devlet vergisiz para veriyor hocalarımıza, yeter ki araştırma yapsın diye. Öğretim üyelerinin asli görevi araştırma yapmak ve eğitim vermektir.


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim