• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İzmir : 21 °C

“Biz Bahsetmekten Yorulduk AMA…”

“Biz Bahsetmekten Yorulduk AMA…”
TTB tarafından yapılan açıklamada 17 Ağustos 1999’daki Marmara Depremi’nin üzerinden onbir yıl geçtiği anımsatılarak "Beklenen Marmara depremi yaklaşıyor. TTB olarak hükümetleri uyarıp yıkımı önlemeye hazırlanmanın öneminden bahsetmekten yorulduk”denildi

 

Açıklamada özetle şu bilgiler yer aldı:

“Her olağandışı durumdan sonra hükümetin aynı duyarsızlığı koruyan yaklaşımını ve sözde iyileştirme çalışmalarını görmekten usandık.

Türk Tabipleri Birliği bu onbir yıl içinde olağandışı durumlarla ilgili çabalarından vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Depremin hemen ardından, çadır kentlerde yaşayanların durumunu araştırdı ve kamuoyu ile paylaştı. Olağandışı durumlara hazırlıklı olma eğitimlerine devam etti ve ek olarak Hızlı Değerlendirme ve Müdahale ekipleri yetiştirdi. Sel, yangın, deprem, ulaşım kazası ve yaşanan tüm diğer olağan dışı durumlardan hemen sonra olay yerindeydi.

Geçtiğimiz yıl ise, hastanelerin deprem olağandışı durumlara hazırlıklılığını hekimlerin gözünden değerlendirdi. Hekimlerin sadece yüzde 10’u çalıştıkları hastanelerin hazırlıklı olduğunu ifade etmişti. Bu hazırlıklılık çalışmalarının ise sadece olağandışı durum sonrasında hizmet sürdürebilme koşullarını sağlamakla sınırlı olduğu da saptanmıştı.

Türk Tabipleri Birliği Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu, depremle sınırlı kalmayıp 2009 yılında İstanbul’da Ayamama deresinin taşmasına neden olan selin sağlık kurumlarına etkilerini inceledi. Depremlerde olduğu gibi sel sonrasında da olağandışı duruma verilen yanıtın gecikmiş, yetersiz ve göstermelik olduğunu ortaya koydu.

Çalışmalarımızın sonuçları gösteriyor ki, hükümet olağandışı durumlardan sonra yaşamsal önem taşıyan sağlık kurumlarında ne yeterli düzeyde bir hasar önleme ve kitlesel yaralanmalara hazırlanma çabasında, ne de kurumlara olağandışı durum sonrasında normal hizmetlerini sürdürmesini sağlayacak iyileştirmeleri yapmakta.

Ne yazık ki hükümetin bu ilgisizliği sağlık kurumları ile sınırlı değil. Deprem uzmanları, 1999’dan sonra İstanbul’da güçlendirilen yapıların oranının yüzde 1 bile olmadığını yakınlarda açıkladı. Hükümetin uyguladığı neoliberal politikaların ilgi alanına ne sağlık çalışanları, ne sağlık kurumları ne de halkın sağlığı giriyor.

Depremlerde ve diğer olağandışı durumlarda yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızı ve yurttaşlarımızı saygıyla anıyor ve bir kez daha vurguluyoruz:

Yapılması gereken, geçmiş yıkımlardan bir an önce ders çıkarmak ve yeni yıkımların öncesinde örgütlü, sistematik ve toplumun iyilik halini önceleyen bir yaklaşımla hazırlıklı olmaktır. ”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim