• BIST 91.801
  • Altın 214,457
  • Dolar 5,3608
  • Euro 6,0653
  • İstanbul : 7 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İzmir : 6 °C

AKILCI İLAÇ HER DERDE DEVA !(mı?)

<blink> AKILCI İLAÇ HER DERDE DEVA !(mı?) </blink>
Son dönemlerde sağlık giderleri ve ilaç harcamaları sıkca tartışılmaya başlandı. Bu tartışmalar büyük ölçüde harcamaların artışı bütçe açıkları gibi başlıklar altında ve dolayısıyla akçeli sınırlar içine hapsedilerek yürütülüyor.

 

 

 

Sanırsınız; bir mal alım satımından ya da kar zarar hesabından bahsediliyor. Sadece akçeli sınırlara hapsedilse belki sağlık gibi bir konuya salt ekonomik açıdan bakılıyor diyebilmek mümkün. Dolayısıyla çok dar sınırlarda ve tepesi aşağıda duran konuyu sınırlarını genişleterek ve ayakları üstüne, sağlık temeline oturtarak tartışmakla kısmen de olsa bu yaklaşımı doğru yere oturtmak mümkün. Ancak bu ekonomik bakış açısı sonrasında toplam maliyet analizi yerine kriminal eğilim hakim olabiliyor. Bakış açısı böyle olduğu için şimdiye kadar, ilaç genellikle yolsuzluk ve suistimal başlığında gündeme geldi,konuşulmaya çalışıldı.

Son olarak, Çalışma Bakanımızın da eğer basına yanlış yansımadıysa konuyu aynı başlıklarla ele almış olması artık sorunu çok yanlı tartışmayı zorunlu hale getirdi. Gazetelere bu konudaki haberler şöyle yansıdı; Bakan Çelik, ilaçta da istismar ve savurganlığı önlemek amacıyla yeni önlemler alacaklarını bildirdi. Elbette bu konuda istismar ve savurganlığın olmadığını kimse yadsıyamaz. Ancak sorunu bu dar kapsamda bütünün bundan ibaret oldugu izlenimini yaratarak ve yanlış yerden yakalamak nelere yol açacak hem tartışacağız hem de izleyip göreceğiz.

Konuyu ele alışta; katılmadığımız yanlar sorunun sadece istismar ve savurganlığın dar sınırlarına hapsedilmesi değil. Bazen  sorun tarif edilirken nedenleri ortaya konulurken daha da sorunlu hale gelebiliyor. Yine eğer basına yanlış yansımadıysa sorunun kaynağı ve nedenleri şöyle tanımlanıyor. “Doktor hastayı tedavi edebilmek için önce bir ilaç başlıyor. Mecburen çok sayıda kutu ilaç yazıyor. Ancak tedavinin daha ilk aşamasında o ilaçların hastaya uygun olmadığı anlaşılıyor. İlaçlar değiştiriliyor. Bu sefer yeni kutular yazılıyor. İlk yazılan çöpe gidiyor. Bu tür israflar son bulacak”(1) Burada ilaç gibi çok boyutlu ve çok faktörlü sağlık bileşininde tek sorumlu olarak doktor görülüyor. Olay istismardan çok bilgisizlik ve mesleğini doğru uygulayamamadan doğan bir israf gibi ele alınıyor. Tedavi genelleştirilerek hepsi ampirik ve deneme yanılma yoluyla sonuca ulaşılmaya çalışılıyormuş gibi değerlendiriliyor. Ayrıca bu deneme yanılmada hep yanıldığımız varsayılıyor.

İlaç konusu açıldığında değerlendirmeler sadece istismar ve savurganlık başlığına sıkışıymıyor. Bazen de değerlendirmelerde sorun sınırlı ele alınabiliyor. Çözümü kolaylaştıcı  olmaktan uzaklaşılabiliyor. En azından sorunun tek kaynağı ve nedeni hekimler olarak algılanıyor. TEB Başkanı konuyu değerlendirirken bilimsel bir yaklaşım yapıyor.(Hekim Postası Ekim 2011 sayısında alıntılanan açıklama) İlaç israfının akılcı olmayan ilaç kullanımından kaynaklandığını belirtiyor. Ancak hemen ekliyor, Türkiye’de reçeteye yazılan her iki ilaçtan birinin gereksiz şekilde reçete edildiği tespitini yapıyor.

Soruna bilimsel yaklaşımla başlıyor, ancak sorumlu ararken konuyu alabildiğine daraltarak faturanın tamamını hekimlere çıkarmış oluyor. Akılcı ilaç kullanımında halkın ve eczacıların rolünü ve önemini atlıyor. Biz sorunda sorumluluğumuzun(hekimlerin sorumluluğunun) farkındayız. Ancak sağlık politikaları ve akılcı ilaç politikaları genel bakış açısını kaçırmanın kendisi çözümden uzaklaşma sonucunu ortaya çıkarıyor.

Sorunun  doğru tespit edilmeden ve çok yönlü ele alınmadan çözülemeyeceğinin farkındayız. Bu farkındalık bize sorumluluk yüklüyor, insiyatif alarak   tüm kurumlar ve aktörlerle harekete geçmeye zorluyor.

Şimdi aile hekimliği tüm başvuruları ve reçete edilen tüm ilaçları kayıt altına alıyor. Biz bunu tek başına bir takip sistemi veya istismarın ve savurganlığın tespitinde kullanılacak kriminal bir olanak olmanın çok ötesinde esas olarak ilaç sorununda köklü, uzun soluklu ve sağlıklı bir çözümümün olanağı olarak görüyoruz.

1. basamak artık sadece tedavi düzenlemekle ilaç reçete ettiğinde bunu kontrol edebilmekle kayıt altında tutarak genel olarak bakabilmekle kalmıyor, tüm diğer basamaklarda reçete edilmiş ilaçlar ve kullanımı konusunda da fikir sahibi oluyor ve takibin ana halkası oluyor. Bu olanağa uygun insiyatif alıyoruz.

 ilk adım olarak 1. Basamakta akılcı ilaç kullanımı ve takibi çalışma grubu kurduk.

Grubumuz ilacı ticari bir meta alınan satılan ve masrafların artmasına neden olan kara delikleri artıran bir meta olarak görmüyor. ilacı sağlığın bir enstrümanı olarak görüyor. Tek enstrüman olmadığını, aynı zamanda endüstrinin bir ürünü olduğunu sağlık ile endüstrinin kesiştiği kritik noktada durduğunu biliyor, görüyor. Bu nedenle sağlığa bakışın ana penceresinden bakıyoruz ilaca. Sağlığı basamaklandırmayı, ticarileştirme çabalarına karşı durmayı, unutulan dudak bükülen koruyucu sağlık hizmetlerini, hasta ve sağlıklı kişilerin koruyucu yöndeki davranış değişikliklerini artırmayı biliyor, önemsiyoruz. Oradan başlamak gerektiğini fark ediyoruz. Orada takılıp kalmıyoruz ama her seferinde ilk adımı oradan atmak gerektiğini düşünüyor, oradan hareket ediyoruz. Elbetteki oradan bakmakla konuyu uzaktan genellemekle yetinmiyor, detaya inmeyi de biliyor, sorunun içindeki binlerce ayrıntıyı günlük kişisel insiyatiflerin önemini de gözetiyoruz.

Ilaca maliyeti olan salt bundan ibaretmiş gibi duran bir unsur olarak bakmıyoruz. Etkinlik maliyet dengesini gözetiyoruz. Esas olarak akılcı ilac kullanımı ilkeleri yol gösteriyor bize  . Bu politikanın genel olarak yerleşmesi için çaba sarfedeceğiz. Akılcı ilaç kullanım ilkelerinin sağlığın her alanında hayata geçmesi için harekete geçiyoruz. Bu konuda söz söylemesi, genel politika belirlemesi gerekenleri uyarma ve katkı sunma, sorumluluk alma görevimizi yerine getireceğiz. Hekimlerin akılcı ilaç kullanım eğitimlerinin mezuniyet sonrası eğitimin önemli bir bileşini olduğunu biliyoruz. Bu konuda diğer kurumlarla ortak görev alacağız. Akılcı ilaç kullanımının sadece hekimleri değil halkın ve eczacılarında sorumluluğunda olduğunu gözeteceğiz. Bu konuda halk eğitimleri için toplum sağlığı merkezleriyle, eczacılar içinde eczacılar odasıyla gerekli işbirliği adımlarını atacağız.

Halkın sağlık hizmetine ulaşımında, ilaç kullanımında, çok faktörlülüğü dikkate alıyoruz, bütün taraflarla birlikte hareket etmeye azami dikkat edeceğiz. Bu amaçla tüm taraflarla ortak politikalar geliştirirek, işbirliği sağlayacağız. Uzmanlık dernekleri ve 2. 3. Basamak hekimleri ve kuruluşlarıyla işbirliği yapacağız. 1.basamak ile diğer basamaklar arasında tedavi prot. üzerinden akılcı ilaç kullanımında işbirliğini sağlayacağız.

Kronik hastalıklar takibini koordine etmeyi amaçlıyoruz. Kronik hastaların baş vurularının “ilaç yazdırma başvurusu” olmaktan çıkaracağız. 1.basamak hizmetlerini, hastaların ve zaman zaman da diğer basamak hekimlerinin gözünde oluşan ilaç yazdırma hizmetleri verilen kurumlar olmaktan çıkarmayı amaçlıyoruz. Kronik hastalıkların gerçek takibinde insiyatif alarak, diğer basamakları uzun süreli tedavilerinde tedavi protokollerini paylaşmaya davet ederek işbirlikleri kuracağız.

İlaç kullanımı yaygınlığı ve kötüye kullanımı göz önünde tutularak öncelikle geriatri, romatoloji, ağrı ve gastroenteroloji gibi belli dallarla özel protokoller oluşturacağız.

Halkın ilaca erişiminin ana halkası olan eczacılarla kurumsal düzeyde ilişki kuracağız. Bu amaçla Eczacılar odasıyla akılcı ilaç kullanımının ortak parametreleri, ilaçta reklam, sağlık hizmetine ulaşmada ilk başvuru yeri ve başvuru noktalarının doğru sıralanışı, gibi adımlar için işbirlikleri kuracağız.

ilaç endüstrisi ile tanıtım ilkelerinin gözden geçirilmesi için kurumsal düzeyde ilişki kuracağız. Ilaç tanıtım faaliyetlerinin bilimsel objektif kriterlere oturtulması, İlac tanıtım mümesillerinin ilaç satıs rakamları ile iliskilerinin koparılması faaliyetin sadece tanıtım sınırları icinde yapılması için ortak sorumluluklar alacağız.

Biz ilaçta istismarın ve basına bolca yansımalarının sanıldığı ya da yansıtıldığının tersine çok sık tekrarlanan esas ana faktör olduğunu düşünmüyoruz.

Yeterince önem verilmeyen üzerinde az durulan ilaçta akılcılığın esas çözüm hattı olduğunu düşünüyor ve bu yoldan adım atabilmek için sorumluluk alıyoruz. Sorumluların birlikte olabilmesi dileğiyle…

 

Ankara Aile Hekimleri Akılcı İlaç Grubu Adına

Dr.Ekrem Kutbay,Dr.İsfendiyar Eyyuboğlu,Dr.Havva Güneş

 

  1. www.medimagazin.com.tr/.../tr-sevk-zinciri-mi-geliyor-1-2-38534.ht...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim