• BIST 103.773
  • Altın 145,843
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1879
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

SAĞLIĞINSESİ Yazıl(A)mayanları Yazmaya Devam Ediyor (1)

<B>SAĞLIĞINSESİ  </B><U>Yazıl(A)mayanları  </U>Yazmaya Devam Ediyor (1)
Dilek Süzen

Başbakan ve Sağlık Bakanının kararıyla önceki gün(18 Haziran 2009) görevden alınan, dün de müdürlük binasında veda konuşması yapan İstanbul İl eski Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Bakar? ın yaklaşık bir buçuk saat süren konuşmasının çok az bir bölümü yazılı ve görsel basında yer aldı. Halbuki Bakar? ın kendi söylemiyle ? kelime aralarında tüm soruların yanıtları var? dediği konuşmasında sadece sağlık çalışanları için değil tüm toplum içinde önemli açıklamalar yer alıyordu. Bu bağlamda tarafsız, bağımsız, özgür ve cesur yayıncılık prensibini benimsemiş olan SAĞLIĞINSESİ, Dr. Mehmet Bakar? ın veda konuşmasının teyp kaydının tamamını yayımlıyor.


?Bugün İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden ayrılıyorum. Severek yaptığım işten ayrılıyorum. 2002 yılının 30 Aralık'ında göreve başladım ve 6,5 yıl sağlık müdürlüğü yaptım. 1989-2002 yıllarında il sağlık müdür yardımcılığı da yaptım. Müdürlük teşkilatında neler yapıldığını bir gün bu teşkilatı yöneteceğim hissiyle izledim.

6,5 yıldır sağlık müdürlüğünü yürütüyorum ama neredeyse 3,5 yılı için benim Ankara?da herhangi bir evrakta kaydım yok. Yani son 3,5 yıl kendi yazdığım yazıyla, valiye yazdığım yazıyla il onayıyla yürüttüm bu görevi. Bu ayrılışın kökünü oradan bulursunuz. Kendi yazdığım evrakla İstanbul valiliği beni Sağlık Müdürü olarak atamıştır. Kadrom Haseki, Hastanesi başhekim yardımcılığıdır.

Bana üst görevler teklif edildi.

Hudut Sahiller Genel Müdürlüğü dediler hayır dedim. Müsteşar yardımcılığı dediler hayır dedim. Ya yerimde kalırım ya da Haseki Hastanesine dönerim dedim. Çünkü teşkilattan asla ayrılmak istemiyordum. O ÜST GÖREVLERİN BONUSU DA KONUŞMAMAMDI.

Ben hür bir adamım, özgüveni de yüz üzerinden yüz olan insanım. Asla böyle bir görevi kabul edemeyeceğimi ya teşkilatın başında veya içinde kalmak istediğimi onların ürettiği hizmetin bu şekilde bir görev değişikliği ile de yapılmasını kabul edemeyeceğimi belirttim. Dolayısıyla onayım geldi ben Haseki hastanesine geri dönüyorum. Teşkilatı seviyorum. Onlarla birlikte çalışmaktan çok memnundum. Kırgınlık önemli değil. Ben inanç ve hizmet adamıyım. Burada da ,başka yerde de hizmet ederim. Ama arzumun dışında bir üst göreve gönderilirsem memuriyetten de istifa edeceğimi belirttim.

200 SAĞLIK OCAĞINI YAPANIN HİÇ Mİ HATIRI YOK

Görevle ilgi bazı konularda bilgi vereyim. 2007? de genel seçim münasebetiyle bir gazetede tam sayfa ilan verildi. Türkiye?de yeni açılan 526 sağlık ocağı ibaresini gördüm. Bende birlerine döndüm dedim ki ?526? nın 200? ünü açan kişiye hiç mi hatırınız yok." 217 sağlık ocağı ile aldık 520? ye ulaştı. Devletin daha önce nüfusa göre söylediği 450 idi ama İstanbul 520 Sağlık Ocağı ile hizmet veriyor.

Ankara?dan 1987 yılında İstanbul?a geldim ve o yıldan beri sistemin kavşağındayım. Ben hiç tretuarda olmadım. Sağlık siyasetinin içinde aktif olarak bulundum.

1989 ?dan 2002 yılına kadar İstanbul?da kaba inşaatı bitiminde bir hastane bulduk. Onu da 10 trilyon masrafla bitirip hizmete açtık. 1989- 2002 yılı arasına sıfırdan hastane inşa edilip hizmete açıldığını duymadım ama ondan sonra yapılanları biliyorsunuz.

Kimse tek başına bir şey yapamaz. Biz çok ciddi çalışan bir teşkilata sahiptik ve başarı da teşkilatındır.
17-18 tane hastane bitti, bir kısmı yapılıyor. 10 tane de proje ihale aşamasında.

ARZ ETMEMİZ GEREKEN YERİ BİLİYORDUK

Bir hatıramı anlatayım.
Bir hastane açılışı vardı. Bir sürü insana teşekkür edildi. Biz kimseden teşekkür bekleyerek görev yapmadık. Hizmetlerimi de kimseye arz etmek için yapmadım. Arz etmemiz gereken yeri biliyorduk ona arz edilmesi için yaptık.

O hastane açılışında 14 sene buranın böyle kalmasına neden olan kişiye de teşekkür edildi dedim ki ?sizden teşekkür beklemiyorum ama 14 sene bu hastaneyi böyle tutan bu hastane başhekimine ki bu başhekimin koluna cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar da girerdi, bu kadar güçlü adam zamanında bunu yapmadı da şimdi ona mı teşekkür ediyorsunuz?

O PARALAR REPODAYDI


Başka bir şey daha var. İl özel idaresinin desteği inkar edilemez. Ama bir parantez açmak isterim.

2003 Mart ayında ek bütçe yapılacaktı il özel idaresinde. O zaman şu anki meclis yapısı yoktu. 1999 seçimiyle gelmiş bir meclise vardı ve arkadaşlarım ek bütçeden ne isteyelim diye bana sordular. 50 trilyon dedim. Bu kadar parayı harcayamayız dediler. Zaten harcasaydınız ben burada olmazdım dedim. O mecliste 117 trilyon para aldık. O zamana kadar İstanbul il özel idaresi il genel meclisinde İstanbul il sağlık müdürlüğü ilk okul mezunu, genel idareden bir kişi tarafından temsil ediliyordu. İlk defa bir sağlık müdürü gördüler. Tüm grup yanımıza geldi ve sonuna kadar destek vereceğiz dediler. 117 trilyon para ayırdılar ondan evvel o paralar neredeydi. O paralar repodaydı?

İl genel meclisine de bu nedenle teşekkür ederim, çok destek oldular. Ama bu teşkilatın katkılarını da kimse unutmasın.

Göreve geldiğimizde İstanbul?un en önemli sorunları yoğun bakım, 112 ve acillerdi. 2002 ?de göreve geldiğimde 64-65 yoğun bakım yatağı vardı. 2005?de devraldığımız SSK kurumlarıyla birlikte 95 ediyordu. Bugün erişkin yoğun bakım yatağı 414. 22 yeni doğan yoğun bakım yatağı vardı şimdiki sayısı 180.

Yani kimse İstanbul Sağlık Müdürlüğü Teşkilatının verimli çalışmadığını söyleyemez.
112 problemliydi. Kağıt üzerinde 43 nokta vardı. 2004? de o dönemin Sağlık Müdür yardımcısını, Şube müdürünü ve 112 başhekimini bir günde görevden aldım, bir başhekim koydum. O zaman 17 tane ambulans çalışıyordu. Bugün tam donanımlı 120 ambulans var. Bana konulan hedef yüz bine 1 ambulanstı bu hedefe de vardık. Yeni alımlarımızla bunu 140 a çıkartacaktık Bizden sonrakiler bunu gerçekleştirir inşallah.

Temel sağlığın en önemli işlidir aşı. Nüfusa göre 158 bin hedefti. Yüzde 70 olan aşı oranı aldık. Bugün hedef nüfus 220 bin ve yeni doğan üzerinden aşılamamız yüzde 95' in üzerinde. 5 yıldan beri de böyle. Hedef nüfusu düşük tutarsınız yaptığınız aşı oranı da yüksek görünür.

Tüberküloz hastalığının tedavisinde Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT), bana talimat veren kişinin ki siz o kişiyi biliyorsunuz kabul etmekte zorlandığı bir oranda yapıyoruz. Bu oran yüzde 98. O kişi olamaz dedi, adam yollattı, inceletti.


Yarın:
İstanbul Mağdur Edilmiş Bir İldi?


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim