• BIST 104.281
  • Altın 145,445
  • Dolar 3,5051
  • Euro 4,1748
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 33 °C
  • İzmir : 28 °C

Bu Hemşireler Neden Ölüyor!

Bu Hemşireler Neden Ölüyor!
Dilek Süzen

"..Sağlıklı istihdam özelliklerinden bihaber, hiçbir norm, ekipman gözetilmeden, kara düzen çalıştırılan hemşirelerin ürettiği bir sağlık bakım sistemi..."
"...kendi servisi bile değilken gece nöbetinde 4 kat, 8 servisin hepsinin sorumluluğu verilen, Enfeksiyon Servisinden enfekte olarak ölen, ölmeden önce saatlerce ambülans bekleyen Arzu Hemşire, normal olarak mı ölmüştür? 18 yaşındaki genç stajyer Hemşire Kübra normal olarak mı öldü? Bu hemşireler neden ölüyor!..."

Tokat?ta 2002 yılında SSK hastanesinde Hemşire olarak çalışan 27 yaşındaki Esra Demir, aniden rahatsızlanarak Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesi?ne kaldırıldı ve 1 hafta sonra hayatını kaybetti.

Bolu ?Çalışmakta olduğu Bolu Köroğlu Devlet Hastanesi\'nde rahatsızlanan ve kanında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü tespit edilen Hemşire Arzu Ö. (26), tedavi gördüğü Ankara Numune Hastanesi\'nde hayatını kaybetti.

Sağlık Bakanlığı, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına bağlı olarak hayatını kaybeden Hemşire Arzu Öğen'in aynı hastalık nedeniyle tedavi gören bir hastanın çıkartıları ile temasta bulunduğu ve virüsü de bu yolla almış olabileceği kanaatine varıldığını açıkladı.

Çorum\'da Kırım Kongo kanamalı ateşi virüsü taşıyan bir hastadan kan alınırken mikrop bulaşan Nazlı YAZICI (30) isimli Hemşire yaşamını yitirdi.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi?nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastasından kan alırken iğneyi eline batıran 18 yaşındaki Sağlık Meslek Lisesi ATT mezunu, üniversitede ise Lisans öğrencisi olup staj yapmakta olan sağlık personeli Kübra Y. bu sabah yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak stajyer olduğu hastanede hayatını kaybetti.
..........BASINDAN


Türkiye?nin daha birçok hastanesinde haber değeri bulunmadığı (!) için bilmediğimiz onlarca Hemşire sapı sapır ölüyor. Bu kişilerin ortak noktası; hemşire olmak, ortak kaderleri ise ölüm biçimleridir. Bu Hemşireler neden ölüyor?

Bu ölümlerin bir ülke için KKKA ile mücadele şekliyle ilgisi olmakta birlikte bunu aşan yanları vardır. Coğrafik bölgemizde KKKA Hastalığına bağlı en çok sağlık görevlisi enfekte olan, özel olarak da Hemşiresi ölen tek ülke biziz. Çünkü Hemşireler gittikçe kötüleşen çalışma koşullarının, kötü yönetilen hastanelerin, sağlık sisteminin mağdurudurlar, kurbandırlar.

İş değerlendirmesi yapılırken toplumda o mesleğe olan arz talep dengesini oluşturan etkenlerin yanı sıra bir mesleği özellikli kılan unsurlar: eğitim düzeyi, yaptığı işin niteliği, çalışma süresi, çalışma şekli, yıpranma ve mesleki risk düzeyleri bir bütün olarak değerlendirilir.

Ülkemizde sağlık hizmetleri içinde bir tek Hemşire mesleği için bu değerlendirmelerin hiç biri geçerli değildir. Hemşirelikte eğitim, ne olursa olsun, sonra ne okursa okusun, kaç yıl okursa okusun bir farklılaşma yaratmaz, taban maaş aynıdır.

Hemşire Sağlık hizmetlerinin önemli bir bileşenidir, sağlık bakımının temelidir, mesleki konusu insandır, insan hayatıdır; ama tüm bunlar her türlü iş değerlemesinde önemsizdir, dikkate alınmaz. Gece gündüz, sürekli çalışır ancak; her hangi bir kadın memur gibi 20 yıl, 58 yaş hesabıyla emekli olur.

Hizmet süresi her hangi bir farklılaşma yaratmaz. Başı ve sonu hep aynı addedilen bir meslek olabilir mi? Bir Hemşire sırf nöbetlerinin toplam süresi ile düz bir memurun bir yıllık toplam mesaisini ikiye katlar ama ne önemi var? Gece gündüz çalıştırılan bu kadın çalışanların yıpranmadıkları kabul edilebilir mi?

Evet; bizim ülkemizde hemşirelerin yıpranmadıklarına, meslek hastalıklarına yakalanmadıklarına, yemediklerine, içmediklerine, paraya ihtiyaçları olmadığına, sosyal hayatları olmaması gerektiğine inanılmakta, bu sui -yargı yaygın kabul görmektedir. Sağlık Bakanlığı ödeme sistemi içinde yaptıkları işin önemsiz, değersiz olduğu düşünülmekte performans puanlamasına gerek görülmemekte, yaptığı her iş doktora puan/ para olarak yazılmaktadır.

Hastaneler sağlıklı insan için bile tehlikeli yerlerken, en acısı, trajik olanı şu; ülkemizde Hemşire için kabul edilmiş bir mesleki risk, tanımlanmış, yasal mevzuata girmiş tek bir meslek hastalığı yoktur. Böyle bir sistemle 20?li 30?lu yaşlarında ölüp gitmeleri olağanlaşırsa yıpranmış kabul edilmemeleri de normal midir?

Onlarca Hemşirenin ölümü normal midir?

Dikkatli olsalarmış canım mı diyeceksiniz? Sağlıklı istihdam özelliklerinden bihaber, hiçbir norm, ekipman gözetilmeden, kara düzen çalıştırılan hemşirelerin ürettiği bir sağlık bakım sistemi normal midir?
?Onbeş oda kırk hasta? yoğunluğu içinde kendi servisi bile değilken gece nöbetinde 4 kat, 8 servisin hepsinin sorumluluğu verilen, Enfeksiyon Servisinden enfekte olarak ölen, ölmeden önce saatlerce ambülâns bekleyen Arzu Hemşire, normal olarak mı ölmüştür?
18 yaşındaki genç stajyer Hemşire Kübra normal olarak mı öldü? Bu Hemşireler neden ölüyor?
Bu soruyu hepimiz sormalıyız.

Türkiye Büyük Millet Meclisindeki temsilcilerimize, Muhalefet Partilerimize, Sağlık Bakanlığı bürokratlarına, Halkımıza sesleniyorum!


Herkesi Hemşirelerin durumunu sorgulamaya, bakım sisteminin niteliğini tartışmaya çağırıyorum. Hemşireler ne iş yaparlar, nerelerde kaç hastaya bakarlar, olması gereken sayı nedir, ülke olarak biz nerdeyiz? Hemşire sayısını, niteliğini artırmak için hangi çözümleri üretiyoruz, yerlerde sürünen Hemşire motivasyonu için Bakanlık neler yapmaktadır?

Hemşireler ne kadar kazanırlar, nerelerde, nasıl yaşarlar, emekli olabilirlerse ellerine ne geçer, eğitimleri nedir, yasalarına, yönetmeliklerine, nasıl yönetildiklerine bakmaya herkesi davet ediyorum.


Sağlık hizmetleri sadece tanı, sadece teşhis, sadece pahalı radyolojik tetkiklerden ibaret değildir. HASTALIKTA VE SAĞLIKTA NİTELİKLİ HEMŞİRELİK BAKIMI, HEMŞİRELİK İZLEMİ OLMAKSIZIN SAĞLIKLI SAĞLIK HİZMETİ OLAMAZ.

Her gün bir meslektaşımızın ölüm haberiyle sarsılıyoruz. Acımız büyük, kayıplarımızın sonu yok gibi. Uyarıyoruz; Sağlık bakımıyla oynanmasına, değersizleştirilmesine, Hemşirelerin sahipsiz, eğitimsiz, yoksul bırakılmasına, ?bir garip ölmüş diyeler? kimsesizliğinde ölüp gitmelerine seyirci kalamayız.
Bir gün herkes bakımsız kalmış bir sağlık sisteminin kurbanı olmaya adaydır, unutmayalım.

Yazan:
Hemşire Kezban ATAKOĞLU
THD DENETİM KURULU/YEDEK ÜYE


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim