• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 15 °C

“BU SUT BİLİMSELLİKTEN UZAK!”

 “BU SUT BİLİMSELLİKTEN UZAK!”
AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Eraydın1 Mart 2011’ de açıklanıp 10 Mart 2011’ de uygulamaya giren Sağlık Uygulama Tebliğinin (SUT), halkın sağlığını tehlikeye atacak bazı uygulamaları da beraberinde getirdiğini t

 

 

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF)Başkanı Dr. Eraydın, bu konuda yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“ Ülkemizin Sağlık kaynaklarının kullanılması biz hekimlerin de başlıca görevlerinden biridir, ancak halkın sağlıklı olması veya sağlığının korunması da temel haklardan olduğu unutulmamalıdır. SUT’ ta sürekli yapılan değişiklikler halkın tedaviyi terk etmesi, Sağlık sistemine güven kaybı gibi sonuçlara sebep olmakta, Rapor veya dal uzmanı yazması hastanelerde yığılmalara neden olup diğer teşhis ve tedavi bekleyen hastalara zarar verdiği gibi SGK’nın; bu raporların çıkarılması ve raporsuz tek tek yazılan ilaçlardan dolayı fatura edilecek muayene ücretlerinden nasıl bir ekonomik kazanç beklentisi olduğu merak edilmektedir.

            Bazı ilaçların sık yazılmasının sebepleri bilimsel şekilde irdelenip akılcı çözümler alınmalıdır. İlaçların uzman hekim tarafından yazılması yada rapor edilmesi sonucu yazılabilir olması İlaç yazılım miktarını düşürmediği gibi geçmiş yıllarda görülmüştür.

            İlaç ödemeleri üzerindeki bu tür  değişiklikler  halkın birinci basamağa olan güvenini ve yönelimini bozmakta diğer hastalıklarda da nasılsa yazacaklarını ödenmez kaygılarıyla tercihlerini hastaneler yönüne kaydırmaya başlayacaklardır.

    Modern ve çağdaş ülkelerde sağlık uygulamalarında bilindiği iki önemli unsur vardır. Bunlardan birincisi ulaşılabilirliği, bir diğeri ise kapsayıcılığıdır. Bu açıdan bakıldığında halkımızın sağlık hizmeti almak için en kolay ulaşabileceği sağlık kuruluşu Aile Sağlığı Merkezi ve Aile Hekimidir. Tüm ülkemizde Aile Hekimliği uygulamasına geçilmiş olması nedeniyle ve verilen hizmetin halkımız tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Sağlık alanında yapılacak her türlü çalışmada bu durumun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

   Son SUT çalışmasında da görüldüğü gibi konunun tarafları ile gerekli görüşmeler yapılmadan sadece bütçe hesaplanarak uygulamaya koyulmuş olması sağlık açısından sağlıklı bir uygulama olmamıştır. Sağlıkta kapsayıcılık önemli demiştik, bu SUT ise ne yazık ki bu hiç gözetilmemiştir. Çünkü bazı hipertansiyon ilaçları, lipid ve kolesterol düşürücü ilaçlar, bazı antibiyotikler ve diğer alanlarda kullanılan ilaçlar konusunda başvurulması  şart koşulan uzmanlık dalları mensubu hekimler tarafından reçete edilebilmektedir.Bu uzmanlık dallarına mensup hekim sayılarına bakacak olursak kapsayıcılık daha net ortaya çıkar.

 

 Örnek verecek olursak ülkemizde sahada aktif çalışan  Endokrinoloji uzmanı sayısı 200 civarında iken, ilacı Endokrinoloji uzmanı yazacak derseniz, bu uzmanlık dalındaki hekimlerin de çoğunun 3 büyük şehirde hatta şehir merkezlerinde olduğunu bilinmektedir ve bu durumda vatandaşımızın ancak beşte birinin bile ulaşamayacağı bir hizmetin kapsayıcılığı olduğu ortadadır. Kardiyoloji, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanlarının ve diğerlerinin sayısı da bu tablodan farklı değildir. Bu durumda halkımızın maddi imkanları da göz önünde bulundurulduğunda  köy, belde ve hatta bazı şehirlerde bile bu hizmete ulaşması da oldukça zordur, o zaman bu vatandaşlarımızın sağlığı tehlike altındadır.

Ayrıca birinci basamakta verilen sağlık hizmetinin bedeli ile ikinci basamakta verilen hizmetin fatura bedelini düşünürsek ve de vatandaşımızın  vereceği katkı payları da göz önüne alındığında  rakamların nereye ulaşacağını kestirmek zor olmasa gerek.

    Ayrıca son SUT ‘ta atlanılan en önemli bir konu da hipertansiyon(yüksek tansiyon) ve hiperlipidemi(yüksek kan yağları) tedavilerinin tedavi düzenleme şemaları ve tedavi kılavuzlarıdır. Bu açıdan bakıldığında da bilimsellikten uzak ve Dünya’da sağlık otoritelerince hazırlanan kılavuzlara uygun tedaviden hastalarının mahrum kalması anlamına gelmektedir.

    Aile Sağlığı Merkezlerimizde  laboratuar imkanı var ve Aile Hekimleri  hastasının tetkiklerine bakıyor bilimsel verilere göre tedavi düzenliyor. Yüksek tansiyon,şeker,yüksek kolesterol gibi kronik hastalıklarda koruyucu hekimlik adına hedef organ hasarı oluşmadan durumu kontrol altına almak çok önemlidir, ama buna son SUT müsaade etmiyor. Hekim hastası için gerekli gördüğü her ilacı yazabilmelidir. Çünkü koruyucu sağlık hizmetleri önemlidir ve desteklenmektedir.

    Dolaysıyla son SUT koruyucu değildir, kapsayıcı değildir, ulaşılabilir değildir. Bu Aile Hekimlerinin işini de güçleştirmektedir, bir ve ikinci basamakta çalışan  uzman hekimlerin de işlerini çok yoğunlaştıracak  buda  gerçekten araştırılması  gereken hastaların bu haklarının  sınırlandırılması demektir, ve de bu yoğunluklar nedeniyle hastanın bilgilenmesi için gerekli zaman ayrılamayacaktır. İkinci ve üçüncü basamakta tekrarlanmak durumunda kalınan tetkiklerin ve başvuruların faturası açısından da düşünülecek olursa sağlık kaynaklarının etkin ve ekonomik kullanımından bahsedilemeyecektir. Dolaysıyla Aile hekimliği uygulaması olan bir ülkede birinci basamağın mutlaka göz ardı edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır hem ulaşılabilirlilik, hem kapsayıcılık hem sağlık kaynaklarının korunması ve hem de halkın sağlığının korunması açısından.

    Bu çerçevede değerlendirildiğinde bu SUT’ ta değişikliklerin yapılması kaçınılmazdır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim