• BIST 93.469
  • Altın 228,909
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İzmir : 16 °C

BU NASIL İŞ!

Celal Yıldırım


Halkın ağız-diş sağlığı hizmetlerine ihtiyacı olmasına rağmen ve hizmete ulaşamazken, diş hekimleri de büyük yatırımlarla kurmuş oldukları muayenehanelerinde neredeyse boş oturuyorlar.

Bir yılda yapılan toplam tedavilerin ancak yüzde 20-25?i Sağlık Bakanlığı?nca karşılanabiliyor.

Ağız-diş sağlığı genel sağlığın bir parçasıdır ve DSÖ tarafından da belirtildiği gibi diş ve dişeti rahatsızlıkları önlenebilir hastalıklardır.

Ülkemizde ağız-diş sağlığı verileri genel sağlıktaki durumdan çok daha kötüdür. Neredeyse tedaviye ihtiyacı olmayan insan yok gibidir. Bu durum; gerek toplumumuza yeterli sağlık eğitimin verilmemiş olmasından, gerekse kamunun sorumlu olduğu ağız-diş sağlığı hizmetlerini toplumun ihtiyacına yetecek şekilde organize edememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Oysa toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu hizmetlerin okul çağı öncelenerek yeniden yapılandırılması, ağız-diş sağlığı verilerinin hızla düzelmesini sağlayacaktır.

Ülkemizde; diş hekimliği hizmetleri en az yüzde70 oranında özel sağlık hizmet sunucuları tarafından verilmektedir Ve doğal olarak bu kurum-kuruluşlardan hizmet alanlar, cepten ödeme yapmaktadırlar. Yani sağlık güvencesine sahip tüm bireyler ağız-diş sağlığı hizmetleri için de prim ödemekte, diş hekimliği hizmeti alma hakları olmalarına karşın, bu hizmetleri kamu kurumlarından alamadıkları için cepten para ödeyerek özel kuruluşlara yönelmektedirler.

Kamu da çalışan diş hekimlerinin; değil ülkenin ağız-diş sağlığı hizmet ihtiyacını, halkın diş sağlığı ile ilgili talebini karşılama olanağı yoktur. Kamu hastanelerinde aylar sonrasına verilen randevular bunun somut örneğidir. 2006 yılında Sağlık Bakanlığı?nın diş hekimliği tesislerinde verilen diş hekimliği hizmetleri ile toplumun ihtiyacını karşılaştırdığımızda, bu hizmetin karşılanamayacağı görülecektir.

Halkımız ağız-diş sağlığı hizmetlerine ihtiyacı olmasına rağmen ve hizmete ulaşamazken, diş hekimleri de büyük yatırımlarla kurmuş oldukları muayenehanelerinde neredeyse boş oturmaktadır. FDI?a (Dünya Dişhekimleri Birliği) göre bir dişhekimi günde 15-20 girişimsel işlem yapabilir, oysa ülkemizde serbest çalışan bir dişhekimi günde ortalama 5-6 işlem yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı?nca 2006 yılında ağız-diş sağlığı hizmetlerinde yaklaşık 11 milyon işlem yapılmıştır. Bir yılda yapılan toplam tedavilerin ancak %20-25?i Sağlık Bakanlığı?nca karşılanabilmektedir.

Genel sağlık hizmetlerinde ihtiyacın çoğunun kamu kurumları tarafından karşılanıyor olmasına rağmen, özel sağlık kurum ve kuruluşlarından da hizmet alınmaktadır. Ağız-diş sağlığı hizmetlerinde ise son derece yetersiz kamu yatırımları nedeniyle topluma hizmet verilememesine rağmen, muayenehanelerden yararlanma yoluna gidilmemektedir. Bir anlamda ağız-diş sağlığı hizmetleri ve çalışanları kendi kaderine terk edilmektedir.

Ağız-diş sağlığı hizmetlerinin neredeyse tamamının muayenehanelerde verilebildiği unutulmadan ve ağız-diş sağlığı hizmeti verilen özel sağlık kurum ve kuruluşları arasında ayrımcılık yapmadan yani haksız rekabete neden olmadan, kamu başta muayenehaneler olmak üzere özel sağlık kurum ve kuruluşlarından ağız-diş sağlığı hizmeti almalıdır.

Muayenehane ya da bireysel sağlık hizmet sunucularını sistem dışına bırakmak isteyen anlayış; hizmetin verimliliğini değil, hizmette tekelleşmeyi amaçlamaktadır. Bu yaklaşım AB Parlamentosu?nun Lizbon Kararları ve AB ülkelerindeki diş hekimliği uygulamaları ile çelişmektedir.


Bu yazı toplam 2527 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim