• BIST 108.313
  • Altın 153,536
  • Dolar 3,8493
  • Euro 4,5167
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 17 °C

Cinsel İşlev Bozukluklarında Multidisipliner Yaklaşım Nasıl Olmalı?

Cinsel İşlev Bozukluklarında  Multidisipliner Yaklaşım Nasıl Olmalı?
Semptomlar çoğunlukla altta yatan derin bir problemin sinyalleri oluyor. Sinyallerin ortadan kaldırılması altta yatan sorunun giderildiği anlam


Semptomlar çoğunlukla altta yatan derin bir problemin sinyalleri oluyor. Sinyallerin ortadan kaldırılması altta yatan sorunun giderildiği anlamına gelmiyor. Sadece psikolojik etkenlere bağlı cinsel işlev bozukluklarında değil, organik nedenlere bağlı cinsel işlev bozukluklarında da semptomatik tedavi, alttaki daha temel sorunu atlamakla sonuçlanabiliyor.

Sadece köpeklerle sevişebilen yada ölülere cinsel arzu duyabilen insanlar vardır. Ya da örneğin topal olanlara veya görme kusuru olanlara cinsel ilgi duyabilirler. Sadece köpeklerle cinsel ilişki kuran ve bundan rahatsız olan bir insana medikal tedaviyle cinsel isteğini azaltarak yardımcı olabiliriz ama niye böyle bir arzu duyduğunu anlamamış oluruz.

Günümüzde psikiyatrinin cinsel sorunlarla ilgili multidisipliner yaklaşımında en önemli görevi, diğer disiplinlerden meslekdaşlarına cinselliğin diğer boyutlarını görmelerine ve anlamlarına yardım etmektir.

Eğer bunu yapmazsak cinsel ilişki kurmakla ilgili korkularına veya cinsel travmaya bağlı olarak hatta eşcinsel yönelimi dolayısıyla vajinusmus gelişmiş bir kadının vajinal kaslarını botoksla felç edilip, erkeğin hizmetine sunulmasını izlemek zorunda kalmaya devam edeceğiz.

Bu nedenle cinsel işlev bozukluklarında multidisipliner yaklaşımın temel hedefi; semptomu ortaya çıkaran etkenlerin çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve etkenleri saptandıktan sonra her disiplinin sorunu çözmekte nasıl bir katkı sağlayacağının saptanıp, ona göre bir tedavi staratejisi kurmak olmalıdır.

Böyle bir yaklaşım ve işbirliğinde her disiplinin hastaya sağlayacağı katkılar olacağı gibi birbirimizden de öğrenebileceğimiz çok şey olacaktır.

Yazan : Prof. Dr. Doğan ŞAHİN
(İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim