• BIST 98.034
  • Altın 240,130
  • Dolar 6,2230
  • Euro 7,3227
  • İstanbul : 24 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 27 °C

“Devlet Hastaneleri; ‘ Hastane Şirketi’ ne Dönüştürülecek!”

“Devlet Hastaneleri; ‘ Hastane Şirketi’ ne Dönüştürülecek!”
TTB yaptığı basın toplantısında resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnameyi sert bir dille eleştirdi.

 

 

Basın toplantısında okunan metinde şu bilgiler yer aldı:

“ Hükümet  Şeker Bayramı arifesinde çıkardığı 650 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilatlanmasına Dair KHK ile yargı kararlarını hiçe sayarak ‘sözde Tam Gün’ uygulamasını başlattı.

663 sayılı Sağlık Bakanlığı Ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında KHK da Kurban Bayramı’nın arifesinde, 2 Kasım 2011 gece yarısı 28103 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı.

TBMM'nin çalışma takviminin başlamasının üzerinden bir ay geçmişken, Kanun Hükmünde Kararname çıkartma yetki yasasının süresinin dolmasına bir gün kalmışken… Hükümet, yangından mal kaçırır gibi yayınladığı KHK ile sağlık alanını düzenleme kıvraklığını(!) gösterdi.

İkili, son derece merkeziyetçi, bürokratik, hantal bir yapı oluşturulmuştur.

Bakanlık Teşkilatı; Merkez ve Taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan oluşmaktadır. Bakanlık Merkez Teşkilatı; Bakan, müsteşar, Sağlık Politikaları Kurulu -  (Bakan tarafından seçilen 11 üye + müsteşar + müsteşar yardımcıları) müsteşar yardımcısı ve 12 adet genel müdürlük ve dört tane bağlı kuruluştan oluşmaktadır. Ancak Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri hem bağlı kuruluşların hem bütün diğer birimlerin görev ve yetkilerini mükerrer olarak içermektedir.

Merkeziyetçilikte Bakanlık teşkilatıyla yetinilmemiş, Sağlık Meslekleri Kurulu adı altında yine çoğunluğu bürokratlardan oluşturulan bir kurula meslek örgütlerinin bugüne dek sürdürdükleri görev ve yetkileri verilmiştir. Bu kurul sağlık mesleği mensuplarının yüksek öğretimle ilgili eğitim içeriklerini, uyacakları mesleki ilkeleri, mesleki yeterliliklerini ölçecek, ayrıca meslek mensuplarına ömür boyu meslekten mene kadar varan cezalar verebilecektir. Bu kurula hem yargıç, hem sayıları otuzu aşan sağlık mesleklerinin her birinde uzman(!), ayrıca da her bir mesleğin toplum yararına sunulması için mesleki ilkeleri en iyi bilen deontolog yetkileri vehmedilmiştir.

KHK ile tüm illerde Kamu Hastane Birlikleri kurulacak. Bu birlikleri Genel Sekreter yönetecek. Genel Sekreter hastanelerde çalışan herkesin nerede görev yapacağına, görev yerinin değişip değişmeyeceğine ve daha pek çok şeye tek başına karar verecek. KHK, Anayasaya göre kamu görevlilerine sağlanması gereken ‘insancıl çalışma koşullarında hizmet üretmek için gerekli bütün yasal güvenceleri’ ortadan kaldırmaktadır.

Kamu Hastane Birliklerinde bütün yöneticiler sözleşmeli olarak hastaneleri  ‘kar’ etmek amacıyla çalıştırmak için atanmaktadır.

KHK ile ücretleri döner sermayeden ödenmek üzere binlerce çalışan kadrosu tahsis edilmiştir.

Hastane Şirketleri

 Kamu Hastane Birlikleri ve devlet hastanelerine getirilen, hiçbir kamu kurumunda mevcut olmayan, bırakın mevcut olmayı tahayyül edilmesi bile mümkün olmayan bu “ucube” organizasyon şemasının anlamı açıktır.

‘Devlet hastaneleri’; Piyasa koşullarına uyum zorunluluğu olan, piyasa kurallarına tabi birer “Hastane $irketi”ne dönüştürülmektedir.

Hekim yetiştiren hekimlerin bütün hakları ellerinden alınmaktadır. Eğitim Araştırma Hastanelerinde eğitim ve hizmet verilen klinikleri yöneten klinik şefi ve şef yardımcılarının unvanları kaldırılmaktadır.  Bu hizmetleri yürütecek kişiyi kendisi dört yıllık fakülte mezunu, alanın uzmanı ve eğitici olmayan hastane yöneticisi seçecektir. İyi hekim yetiştirmek için hangi gerekliliklerin olduğunu bilmeyen, hastaneyi kar ettirmek için sözleşmeyle bu göreve getirilen kişilerin halka hizmet verecek kişilerin eğitimlerini düşünmeyecekleri ortadadır.

Sağlık kuruluşlarını sağlık hizmeti vermeye ehil uzmanların değil en çok para kimdeyse onun açabileceği düzenleniyor. Ama ve lakin para sahiplerinin açtıkları sağlık kuruluşlarından elde ettikleri kardan vergi vermesinler diye “sağlık serbest bölgeleri” kurulması düzenleniyor. Buna ek olarak da buralarda ya da başka sağlık kuruluşlarında TC vatandaşı olmayan hekim ve hemşirelerin çalışabileceği düzenleniyor.

İlaca ödediğimiz para yetmiyor, halkımız daha çok ilaç alsın diye ilaç reklamlarına serbestlik.

Bakanlık hekimlerin kamu ve birey yararına çalışmasını istemiyor!

6023 sayılı Kanun’un 1. maddesinde geçen tabipliğin ‘kişi yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak’ ibaresi çıkarılmıştır.

Hekimlik mesleğinin kamu ve kişi yararına olan insancıl niteliğini kavrayamayanlara sesleniyoruz:

     İnsana ve insan sağlığına adanmış bir mesleğin mensupları olarak;

     Mesleğimizi,      Meslek onurumuzu,        Herkese eşit, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti taleplerimizi savunmaya, devam edeceğiz.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim