• BIST 106.649
  • Altın 144,151
  • Dolar 3,5252
  • Euro 4,1269
  • İstanbul : 27 °C
  • Ankara : 30 °C
  • İzmir : 33 °C

DİŞHEKİMLİĞİNDE NELER OLUYOR?

Celal Yıldırım

 

TDB Merkez  Yönetim Kurulu  “Mesleğimiz Tehlikede” başlığı ile  web sitesinde  bizleri bilgilendirdi ve  bir  çağrıda bulundu.

Yazı; “Sağlık Bakanlığı’nın, serbest çalışan dişhekimlerinin çalışma koşullarını belirleyen Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelikte köklü değişiklikleri öngören bir çalışma başlatarak sonuçlandırma aşamasına  geldiği anlaşılmaktadır”   cümlesi ile başlıyor.

Anlaşılan o ki Sağlık Bakanlığı yönetmelik hazırlıkları konusunda TDB ve odalarla görüş alışverişinde bulunmamış (hayret bir şey; oysa bugüne kadar Sağlık Bakanlığı dişhekimliği ile  ilgili tüm düzenlemeleri TDB ve Dişhekimleri Odaları ile paylaşmıştı;  desem de inanmayın.) TDB taslak   çalışmayı başka kanallardan elde etmiş.

Haklı olarak;  başka kanallar  neresi diye soruyorsunuz. Başka kanallardan birisi; Ticaret Odaları. Diğeri ise AK partide siyaset yapan meslektaşlarımız. Nasıl olur bir meslekle ilgili  düzenleme yapılıyor; bu konuda Dişhekimleri Birliğinin, Dişhekimleri Odalarının ve Dişhekimliği Fakültelerin bilgisi yok ama   ….şehrinin Ticaret Odasının bilgisi var. Evet; durum ne yazık ki böyle. Bu yeni bir  durum değil. AK parti için ya bendensin yada bana karşısın. Bana karşıysan senin ile hiçbir şeyi paylaşmam, bildiğimi yaparım benim yönetişim anlayışımım bu.(Yönetişim sözcüğünü AK Parti iktidarının ilk yıllarında çok kullanmıştı. Sözcüğün anlamı şu: bir sorunu / konuyu paydaşları ile  tartışmak ve birlikte çözüm üretmek. Yapılanla sözcük ne kadar uyum içerisinde değil mi?)

Yönetmelikte yapılacak düzenleme mesleğimizi ne getirecek? Diş hekimleri gelecekte nasıl bir durumla karşılaşacak? Önyargısız, birilerinin söylemlerine itibar etmeden, güncel deyişle algı yönetimine, söylemlerine aldırış etmeden kendi gördükleriniz ve yaşadıklarınızla karar verin.

Gözünüzü açın ve bakın. Tıp hekimlerinin durumu ne? Sayıları on binlerle ifade edilen hekim muayenehaneleri   şimdi yüzlerle ifade ediliyor. Hekimlerin muayenehaneleri, poliklinikleri nerede? Anadolu’da hekimler caddesi ve hekimler sokağı diye tarif edilen yerlerde şimdi neler var. Neden ve nasıl yok oldular.

Yönetmelik taslağı kendi içerisinde anlam bozuklukları ile dolu. Ancak taslağın özü şu;  yerelin yetkilerini merkeze almak, ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının mimarı, fiziki,teknik kriterlerini yeniden düzenlemek ve sermayedarlara ADSM’ne ortak olma hakkı tanımak.Bunların yanı sıra  muayenehaneciliği yok etmeye yönelik başka düzenlemelerde var.  Yani siyasi bir  dil ile ifade edersek  diş hekimleri;   sermayedarların ortak olacağı ağız diş sağlığı merkezlerinde  ücretli çalışan  diş hekimi  pozisyonuna getirilmek isteniyor.

 Hükümet olarak;  ben sistemin mantığına göre hareket edip piyasa koşullarını çalıştırıp sağlık hizmetlerini özelden de alıyorum diyeceksiniz ama muayenehaneleri sistem dışında tutacaksınız. Bu da size yetmeyecek  dişhekimlerinin tek başlarına muayene açmalarını engelleyen; var olanları kapatmaya zorlayan onlarca düzenleme getirip  ben “rekabetten” yanayım diyeceksiniz. Bu yapılanlar hangi sistemle tanımlamalı? Dünya ekonomistleri   yeni bir tanım bulmalı. Yeni liberalizm mi,  otoriter liberalizm mi, yoksa Türkiye’ye özgü başkanlık  sistemi gibi Türkiye  AK parti liberalizmi mi?

Neden muayenehanelerin çalışma koşullarını ağırlaştırıyorlar? Neden getirilen düzenlemelerle muayenehaneleri kapatmaya zorluyorlar? Muayenehanelerin varlığı halkın  diş sağlığı hizmetlerine erişmesine engel mi oluyor? Mahallenin  diş hekimi amcası Ekrem bey yada ablası Ayşe  hanım kimi rahatsız ediyor? Hastaların bir rahatsızlığı, bir sıkıntısı mı var?

Durum trajikomik. Yapılmak istenenin ne ekonomik yararı nede ahlaki yanı var. Yapılmak istenen diş hekimlerinin emeklerinin ucuza satacak bir sistemi kurmak,  siyasi yandaşlara yeni iş alanları yaratmak.

 Bir meslek grubunun bireysel / serbest çalışması yok ediliyor. Kendi işinin sahibi; sermayenin  çalışanı yapılmak isteniyor. Sonuç;  tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi sağlık hizmetlerinin pahalılaşması ve  hizmet kalitesinin düşmesidir. Ve de mazlumun (dişhekiminin) hakkını  “zalime” (sermayedar) terk etmektir.

Bu düzenlemenin arkasında olanlara, destekleyenlere bir deyişi hatırlatayım  “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”

Ve sevgili meslektaşlar yazdıklarımı hiç önemsemeyin, yazanın  hezeyanıdır deyin.Ama etrafınıza bakın; gördükleriniz, yaşadıklarınız ve duyduklarınızla karar verin.Bizlerin yani mesleğin geleceği nereye gidiyor?

“TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?”

 BU YAZI SAĞLIĞINSESİ GAZETESİ KASIM SAYISINDA YAYIMLANACAKTIR.

Bu yazı toplam 5395 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim