• BIST 83.574
  • Altın 89,068
  • Dolar 2,3145
  • Euro 2,8405
  • İstanbul : 11 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 6 °C

Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim- Araştırma Hastanesi 1.Dahiliye Kliniği

Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim- Araştırma Hastanesi 1.Dahiliye Kliniği
1982 yılında Almanya’da Essen Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren, Prof. Dr. Mustafa Altınbaş , SSK Ankara Hastanesinde uzmanlık eğitimini aldı. Ankara Onkoloji Hastanesi, İç Hastalıkları Uzmanı, Başhekim Yardımcılığı görevinde bulundu.





Medikal Onkoloji Yan Dal Uzmanlığını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alan Altınbaş, 1994-1996 yılları arasında Demetevler Onkoloji Hastanesinde Medikal Onkoloji Uzmanı olarak çalıştı. 1997’ de Doçent, 2003’ de profesör oldu.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Başkanlığı da yapmış olan, Prof. Dr. Mustafa Altınbaş , 12 Aralık 2005 tarihinden itibaren de Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi 1.Dahiliye Klinik Şefliği görevini yürütüyor.

Kliniğinizin kadrosu kaç kişiden oluşuyor? 
Bir Klinik Şefi, 1 Başasistan, 3 Dahiliye Uzmanı, 10 Dahiliye asistanı, 2 Aile hekimliği asistanı bulunmaktadır.

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var?Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
6 Hemşire, 3 yardımcı personel var. Sayı yetersiz. İdeal şartlarda daha 10 hemşire ve 5 yardımcı elemana ihtiyaç var. Mevcut personel özveri ile açığı kapatmaya çalışıyor. 

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden? 
Üç poliklinik hizmeti veriyoruz. Her bir poliklinikte ortalama 80 hastaya bakılıyor. Yaz sezonu ve Ramazanda yüzde 10-20 oranında poliklinik sayısı azalıyor. Kanser hastası sayısı giderek artıyor. Servisimizde Kemoterapi yapıyoruz.

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
20 yatağımız var. Her gün doluyor, boş kalmıyor. Özellikle kanser hastası için bu yatak sayısı yetersiz. Yoğun bakım imkanımız yok; ağır hastalar için gerekli ama…

Kliniğinizden yıllık ortamla kaç bilimsel yayın çıkıyor? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir? 
Bilimsel yayınlar ortalama 10’dur. Yıllara göre hafif bir artış olmaktadır. Hedefimiz kuvvetli faz II çalışma yapıp yurtdışında yayınlamaktır.

Kliniğiniz kongre, sempozyum düzenliyor mu? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Burada en büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? 

Yılda bir kez sempozyum yapıyoruz. Firma destekli toplantı yapılabilmektedir. Devletin ve Başhekimliğin bu konuda finansal desteği olamamaktadır.

Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir? 
Toplantı enflasyonu olduğunu zaman zaman düşünmekle beraber akademik çalışmaların yararını bildiğimden dolayı karşı çıkmıyorum.


Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklentileriniz nelerdir?
Dürüst, çalışkan ve iyi niyetli olup hastalara empati ile yaklaşmalarını, araştırma yapmalarını ve gelişmeye açık olmalarını istiyorum.

Kliniğinizin tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz? 
Servisimizde portabl EKG cihazı, ağır hastaların izlenmesi için monitör, acil durumlar için defibrilatör, laringoskopi cihazı ve ambo aleti ihtiyacı var.

DOKTORA GEREKEN ÖNEM VERİLMİYOR

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı? 
Tıp istenen düzeyde değil maalesef. Doktora gereken değer verilmiyor. Uzmanlaşmanın önündeki engeller kaldırılmıyor ve ihtisaslaşma takdir edilmiyor. Mecburi hizmet insanların tıbba olan yaklaşımını negatif etkiliyor. Araştırma yapan hekim hiç mi ama hiç dikkate alınmıyor. Araştırma ve eğitim yerine sadece hizmet ödüllendiriliyor. Hiçbir denge gözetilmiyor. 

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur? 
Tabiki etkiler. Geçim derdi olan bir doktor nasıl özveri ile çalışır, nasıl araştırma yapar, nasıl eğitime odaklanır ? Gelecek kaygısı her şeyi engellemektedir.

Döner sermayeden kliniğinize ayrılan pay ne kadar, bu oran, miktar sizce yeterli mi? Ne olmalı? Motivasyonda bu payın yeterli olduğuna inanıyor musunuz? 
Pay oranını bilmiyorum. Döner sermaye geliri garantili bir ödenek değil. Yeterli olması mümkün değil.

Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz? 
İnşallah iyi olur !!!

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?
Mecburi hizmete bağlı olarak talep azalması olabilir.

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı? 
İnsanları şartsız sevmeli. Mesleğinin kutsal olduğuna inanmalı. İnsan ve toplum sağlığının önemine inanmalı.

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir, neden?

TOPLUM SAĞLIĞINA ÖNEM VERİLSİN

Kardiyoloji, biyokimya, göğüs hastalıkları, intaniye rotasyonları var. Haftada bir gün makale, bir gün de seminer yapıyoruz. Günlük hasta başı eğitim yapıyoruz.Tıp fakültelerinde tekrar olan dersler yerine hasta başı eğitim, ilginç vaka tartışması, ayırıcı tanı eğitimi, prepödotik dersine önem verilmelidir.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Prof. Dr. Mustafa Altınbaş Toplum sağlığına önem verilmelidir. “Hijyenik bir ortam sağlanmaz ise antibiyotik tedavi devede kulak kalır”.
İnsanlar çılgınca sigara içsin; hekimler akciğer kanseri, KOAH, kalp hastalığı, inme, damar sertliği, peptik ülser, gırtlak kanseri, yemek borusu kanseri, meme kanseri, mesane kanseri…ile iyi edeceğim ?! diye uğraşsın dursun !!!

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim