• BIST 99.065
  • Altın 228,803
  • Dolar 5,7905
  • Euro 6,7009
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

DOKTOR RAPORLARI

Özdemir Aktan


Doktorlar bir çok konuda rapor vermeye yetkili olmakla birlikte, genelde en sık ve sorunlu olanlar istirahat raporları olmaktadır.

Tek imza ile 21 güne kadar rapor verme yetkisi olan hekimlerden bazen sadece ?izin yapma? amacı ile bazen de idari bir sorun yaşandığında rapor istenmekte ve ilginç olarak da karşı çıkıldığında neden böyle davranıldığı anlaşılamamaktadır.

Gazetelerde hakkında soruşturma açılan genel müdür veya valinin rapor alarak izne ayrıldığı sıklıkla yer almakta ve ?doğal? karşılanmaktadır. Bu rapor eğer depresyon veya benzeri bir gerekçe ile verilmemişse sahte bir rapor olduğu açıkça ortadadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğini tekrar değiştirerek geçen yıl yasakladığı ?özel raporu? bu yıl serbest bırakmıştır.

Her yıl Mayıs ayında ÖSS nedeni ile lise son sınıflarda devamsızlıklar artmakta ve 20 gün özürsüz devamsızlıktan sonra 25 gün de özürlü devamsızlık hakkı tanınan bu öğrenciler haklarını sonuna dek kullanmaktadırlar.

Ancak 25 gün özürlü devamsızlık doktor raporu ile sağlanmaya çalışılmakta ve okul idareleri öğrencilerden ?doktor raporu? istemektedirler. Herkesin bildiği gibi bu raporlar gerçek hastalık raporları olmayıp ?sosyal nedenler? ile verilmektedir. Hekimler ve aileler bu işlemde bir çıkar olmaması nedeni ile olaya olumsuz bir gözle bakmadıklarından bu uygulama halen sürmektedir.

Hatta daha da ileri gidilerek rapor vermeyi reddeden hekimlerin bu davranışı ?olağan dışı? olarak görülebilmektedir. Ancak öğrenci yakınlarının bu isteklerini geri çevirmekte zorlanan hekimler yıllardır bu konudaki yakınmalarını sürdürmektedirler. ,

Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamayı derhal değiştirerek devamsız öğrencilerin rapor ile sorunu çözme konusunu sona erdirmelidir. Bu öğrenciler gerekiyorsa izinli sayılmalıdır.

Şimdiki uygulama hekimleri ve rapor alan öğrenci ailelerini yasa karşısında suçlu duruma düşürmektedir. Yeni Türk Ceza Kanunu böyle bir durumda rapor veren hekimi ve kullanan aileyi hapis cezası ile cezalandırmaktadır.

TTB Soruşturma ve Yargılama yönetmeliği gerçeğe uymayan rapor verme işleminin geçici olarak meslekten men cezası ile cezalandırılmasını öngörmektedir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü de sahte rapor vermeyi yasaklamaktadır.

Şimdiye dek kamu hastanelerinde ?eş-dost? ilişkileri ile yürütülmeye çalışılan rapor olayı bu yıl yapılan değişiklikle ?özel raporu? da olanaklı hale getirdiğinden, rapor alma olayının ticari bir çehre alabileceği endişesini doğurmaktadır.

Bu uygulamanın en sorunlu tarafı ise çocuklarımıza vermiş olduğumuz yanlış mesajda yatmaktadır. Henüz yetişmesini tamamlamamış çocuklarımız ?sahte rapor? alma işleminin gerektiğinde olabildiğini bizzat görebilmekte ve hukuksal olmayan yollarla bazı sorunların çözülebildiğini fark etmektedirler. Burada her ne kadar ?kötü niyet? gözükmemekte ise de gerçek hayatta bu ?niyet? sınırını çizmek kişilere bağlı olarak kalmaktadır.

Maalesef doktorlar da bu olayda yer almak zorunda bırakılmaktadırlar. Sakıncaları net olarak ortada olan bu uygulama mutlaka sona erdirilmeli ve Milli Eğitim Bakanlığı rapor gerekliliği olmaksızın bir çözüm üretmelidir.

İyi niyetle de olsa rapor veren hekimlerin de hapis cezası gerektirebilecek bir işlem gerçekleştirdiklerinin farkında olmaları gerekmektedir. Hukuki yaptırımlar bir yana işin etik yönü daha önemli olduğundan hekimler imzalarına sahip çıkmalıdırlar.

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ


Resmî belgede sahtecilik


MADDE 204. - (1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek


MADDE 205. - (1) Gerçek bir resmî belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan


MADDE 206. - (1) Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Özel belgede sahtecilik


MADDE 207. - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


Bu yazı toplam 6494 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim