• BIST 108.313
  • Altın 153,536
  • Dolar 3,8493
  • Euro 4,5167
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 17 °C

Dünyada Azalıyor, Türkiye’de ARTIYOR!

Dünyada Azalıyor, Türkiye’de ARTIYOR!
“…Türkiye de Sağlık Bakanlığının 2008 verilerine göre3 bin 370 HIV/AIDS olgusuna tanı konulmuş. Hastalık tanısı konulan yaş grubu; 40- 49’dur. İstanbul(en az 1055 olgu ),



İzmir( en az 257 olgu) Ankara(en az 158 olgu), Antalya (en az 100 olgu)Adana(en az 52 olgu) ile başta gelen riskli kentlerimiz.
Gerçek sayı ise Bu sayının epidemiyolojik çalışmaların öngördüğü katsayı 10 ile çarpımında
(Hastalığın ilk çıktığı yıllarda 50–100 idi) ortaya çıkan sayıdır. Bu da konunun ciddiyeti için yeterli bir kanıttır.
Bir yılda 100 olgudan fazla tanı konulması o ülkenin riskli ülkeler arasında yer aldığını gösterir. Türkiye’de bu sayı çok daha yüksektir.







Bu güne Kadar Bildiklerimize bir göz atmakta yarar var, kanımca;
Etken; HIV – değişken bir virüs. Mutasyona uğraması çok kolay. İlk çıkışın nasıl olduğu bilinmiyor. 1979 sonunda Kaposi sarkom belirtileri ile ABD’ de görülüyor, 1983 de 2 ayrı ülkede(ABD-Fransa), iki bilim adamı tarafından tanı konuyor, etken bulunuyor.

İnsan vücuduna giriş-Bulaş yollarlı; Cinsel ilişki yoluyla-Kan yoluyla( özellikle de Damar içi Uyuşturucu kullananlar risk grubu)- Anneden bebeğe( gebelik- doğum – doğum sonu )

HIV/AİDS Doğal Gidişi; Virüs, insan organizmasına, hangi yolla girerse girsin, nasıl bulaşırla bulaşsın, Ard arda 7 evrelik bir yol izler.

Bu evreler;
• Virüs Bulaşma Evresi
• Primer HIV İnfeksiyonu;1–6 hafta- Akut Evre
• Serokonversiyon Evre; Antikor oluşumu
• Asemtomatik Evre
• Erken Semptomatik Evre;
• Geç Semptomatik Evre
• İleri- Son Evre

Gidiş; HIV organizmaya girince immun sisteme yerleşir. CD4 hücrelerine saldırır. 3 ay içinde sayılarını hızla azalır. CD4 hücreleri 350' ye inince hemen tedaviye başlanmalıdır.

2- 3 ayda, CD4 200 e indirilmemelidir. Eğer indi ise tedaviye başlanmalıdır. Bu arada 250ye yükselirken vücuda başka İnfeksiyonu etkenleri girebilir. Antibiyotikle destek verilmelidir.
Akut evre bulguları diğer İnfeksiyonu bulgularına benzemektedir. Ateş yükselmesi, lenfadenopati, farenjit, döküntüler, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, kırıklık, halsizlik, bulantı, kusma, kilo kaybı, karaciğer ve dalak büyümesi, akciğer infeksiyornu, öksürük, ağızda aft, herpes… Tedaviye gerek duyulmadan kendiliğinden geçer çoğu kez. Bu evrede hastalık bulaşıcıdır. 2–4 haftada belirtiler kaybolsa bile bulaşıcılık sürecektir.
Bir yan yandan sinsice bulaşıcılık sürerken, bir yandan da 6–12 haftada, HIV karşı Antikor oluşur.

Antikor oluşumu bulaşıcılığın durmasını önleyemez. Virüsün da yok olmasını önleyemez. Etken vücudun immün sistemini baskı altında tutarak, yetmezliğe neden olur. Bu yapılanma diğer infeksiyona davetiye çıkarır.

Özellikle de fırsatçı infeksiyonlara. Örnek;Hastalığın ortaya çıkışının öncüsü olan Kaposi Sarkomu. Diğer pek çok hastalık oluşumu ve gidişinden farklı olan bu durum, hastalığın ilerlemesini de önleyememektedir. Farklı klinik bulgular nedeniyle de Sendrom olarak adlandırılır. HIV vücuda girdikten sonra; en erken 5–10 yılda AIDS adı verilen değişik klinik tablo ile geri dönüşümsüz bir yola girer. Bazen bu süre, 10 yılı bile aşabilir. Kaynaklar 15–20 yıl sonra bulguların belirginleştiğini göstermiştir.
Önlem; Bilim insanlarının bu kadar başarılı çalışmalara imza atmasına karşın, virüsün değişken yapısı nedeniyle, bilindiği gibi, aşı bulunamamıştır.
Geriye her zaman olduğu gibi konu ile ilgili doğru bilgilenmek kalıyor;
• Anne ve babaların gelişme evresindeki çocuklarına cinsellik konusunda doru bilgi vermeleri
• Onların sigara- alkol- maddeden uzak durmalarını sağlamaları
• Doğru arkadaş seçiminde destek olmaları gerekmektedir.

Hangi yaşta ve konumda olunursa olunsun dikkat edilmesi gereken noktalar;

• Bana bir şey olmaz görüşünden uzak durmak
• Sağlıklı ve doğru cinsel yaşam
• Korunmaya önem vermek
• Cinsel eş seçiminde titizlik
• Kuşkulu durumlarda Tanı merkezlerine başvurarak yardım istemek
• Uluslar arası AIDS Hakları olduğunu bilmek
• Adının ve kimliğinin saklı kalacağını bilmek
• Tanı almış olguların ruh sağlıklarını bozmamaları
• Yaşam kalitelerine titizlik göstermeleri
• Başkalarına bulaş konusunda titizlik göstermeleri
• Sağlık kurumlarından her türlü desteği alabileceklerini bilmeleri

Son veriler, dünyada HIV/AIDS ‘in %17 gerilediğini göstermektedir.
Türkiye de ise; Sağlık Bakanlığının 2008 verilerine göre3 bin 370 HIV/AIDS olgusuna tanı konulmuştur. Bunların 2 bin 348’ i erkek, 1022’si kadındır. Hastalık tanısı konulan yaş grubu; 40- 49’dur. İstanbul( en az 1055 olgu ), İzmir( en az 257 olgu) Ankara( en az 158 olgu), Antalya (en az 100 olgu)Adana/( en az 52 olgu) ile başta gelen riskli kentlerimiz.
Gerçek sayı ise Bu sayının epidemiyolojik çalışmaların öngördüğü katsayı 10 ile çarpımında
(Hastalığın ilk çıktığı yıllarda 50–100 idi) ortaya çıkan sayıdır Bu da konunun ciddiyeti için yeterli bir kanıttır.
Bir yılda 100 olgudan fazla tanı konulması o ülkenin riskli ülkeler arasında yer aldığını gösterir. Türkiye’de bu sayı çok daha yüksektir.
Kuşkulanılan durumlarda tanısı testlerle kolayca konulabilen, erken tanı ile Uluslar arası tedavi yöntemlerine göre yaşama şansı uzatılabilen, Hakları olan, HIV /AIDS için doğru bilgi ve davranış; Virüse karşı çok önemli bir önlemdir. Davranış ise kaliteli yaşamla eş değerdedir. Bilgili ve bilinçli insanlar Sağlıklı ve Uzun yaşamı hak edenler. Sağlıkla kalalım.



Yazan :Prof. Dr. Yıldız TÜMERDEM
Toplum ve Çocuk Hekimi

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim