• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 15 °C

“Eczacılar Olarak Her Şeyden Korkar Olduk”

“Eczacılar Olarak Her Şeyden Korkar Olduk”
Dilek Süzen

??Hiç kimseye güvenemez olduk. Yeni uygulamaları ?yine başımıza bir bela? olarak görüyoruz??

2005 yılından bu güne birçok noktada kayıplar yaşadık. İlk olarak zaten kamuya indirimimiz var iken; ilaç firmaların yükünü de ?Kamu kurum ıskontosu? adı altında, bizler çeker olduk. Geçici uygulama olarak başlayan ?Muayene ücretinin tahsili? kalıcı hale geldi.

Her yeni SUT da hasta ile karşı karşıya kaldık. Sürekli SUT kararları değiştirilmesinin yanında, süreç içerisinde birçok yanlış uygulamalara da imza atıldı.

İlaç fiyatlarında, firmalarından daha fazla indirim alabilmek adına hasta ve eczacı karşı karşıya getirildi.
Eşdeğer ilaç uygulamasındaki rekabet anlayışı, ilaç firmalarının vatandaş ve eczacı üzerinden ?disipline etme? metodudur. Bugün eşdeğer ilaç uygulamasında bilimsel yöntemlerden uzaklaşıldı.

Ayrıca birçok ilaçta vatandaş ilaç fiyat farkı ödemek zorunda kalıyor. Bunun yerine basit bir yöntemle; her etken maddenin tek satın alma fiyatı belirlenerek, fiyat farkları hastaya yansıtılmamalıdır.

Sürekli çalışmayan SGK provizyon sistemini, artık psikolojimizi bozar hale geldi.

Hastanelerin yanlış rapor düzenlemesinden dolayı yapılan SGK kesintileri, eczane ekonomisini darmadağın ediyor. Burada dikkatten kaçan bir diğer önemli bir konuda; hatalı heyet raporu veya mevzuata uymayan bir rapordan dolayı, beklide hasta yanlış ilaç kullanıyor veya tedavisi yapılamıyor. En azından hatalı çıkarılan raporlardan hastaneler sorumlu tutulmalıdır.

Son 3 yıl içerisinde ilaç firmaları, uyguladığı ticari ıskontoları çaktırmadan toplamda % 3?e yakın oranında aşağıya çekti. Biz % 1'ler için sabahlara kadar hükümetle pazarlık yaparken, daha fazla oran uçup gitti. Ancak bir başka gerçekte aynı ilaç firması % 50 'lerde kurum indirimi yapabiliyor.

İlaç fiyatlarını aşağıya çekebiliyor. Firmalar, ecza depolarının fiyat farklarını karşılarken eczanelere fiyat farkları ödenmiyor.

Eczacı kar oranları indirildi. 4. ve özellikle 5. kademe ilaçlardaki kar oranları eczanelerin işletme giderlerini karşılamıyor. Bugün bu ilaçlar hala karşılanabiliyorsa, sebebi çaresizliktir. Bu grup ilaç karşılayan eczanelerimizin neredeyse tümü banka kredisine gömülmüş durumdadır.

Ecza depoları; ekonomik darboğaza düşen eczacılara ?fizibilitesine, geri ödenebilirliğine bakmadan- ilaç sevkiyatını kesmektedir. İlaç alamayan eczane geriye dönüşsüz yola sürülmektedir.

SGK, geri ödemelerimizin yapıldığı bankaları nedensiz değiştirilebiliyor. Geri ödeme süresini uzatabiliyor. Daha birçok örnekle sıkıntılarımızı sıralayabilirim.

Bu yaşananlardan dolayı; 21 Aralık?ta; uysal, en birincisi sağlıkçı kimliği nedeni ile tepki reaksiyonu düşük eczacı kitlesi, meydanlara dökülüyor, dilekçeler yazıyor. Tepkimizi dile getiriyoruz. Buna rağmen kamuoyu önünde bunun bir siyasi hareket olduğu söylenebiliyor.

O zaman biz kime derdimizi nasıl anlatacağız? Sorunlarımıza nasıl çözüm bulacağız?


İşte tüm bu nedenlerle, eczacılar olarak her şeyden korkar olduk. Hiç kimseye güvenemez olduk. Yeni uygulamaları ?yine başımıza bir bela? olarak görüyoruz.


Bu yüzden ITS hakkında komplo teorileri üretmeye başladık.

Acaba biri bizimi gözetleyecek!
demeye başladık.

Türkiye?de sahte ilaç yok, sahte küpür var.
Nerelerden üretildiği? Nasıl engelleneceği belli. Sahte para gibi tümüyle adi sahtecilik olayı. Adli vaka.

Kayıt altında olan sayılı mesleklerden biri eczaneler, ama her dönem vergi denetmenlerinin incelemeye aldığı sektörde biziz.
Kayıt altına alınma bu kadar iyi iken; bu uygulamanın ne kadar anlamı var?

Bizler, yeterince ekonomik çıkmaz içindeyiz. ITS bize yeni eleman istihdamı gerektirecek. İş yükünü arttıracak. Ecza depoları sevkiyat sayılarını düşürecek. ekstra stok maliyeti yaratacak.

Peki? Bizim reçetesiz satma imkanımız olmayan ama bakkallarda satılır hale gelen aferinin spot piyasaya çıkmasını engelleyecek mi?
Kayıt altına alınan bu yöntemle eczaneler devre dışı bırakılması mı planlanıyor?

İlaç takiple birlikte OTC mi hayata geçirilecek?

Eğer ?ilaç takip sistemi? başlayacaksa; sağlık sisteminde kolaycılık sağlamasını, rasyonel ilaç kullanımına destek olmasını, bürokrasinin ve kırtasiyenin kalkmasını diliyoruz. Daha fazla ekonomik ve iş yükü maliyetini kaldıramaz haldeyiz.

Bu ülke bizim, bizler, ülkemiz vatandaşının daha iyi sağlık hizmeti alma konusunda kendimizi sorumlu hissediyoruz. En doğru ve en layık hizmeti vermek içinde çabalıyoruz. Çağdaş ezacılık hizmeti verirken eczanelerimizi ayakta kalmasını istiyoruz.

Yazan:
Ecz Burhanettin BULUT
Adana Eczacı Odası Başkanı


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim