• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul : 7 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İzmir : 8 °C

Eczacılardan DEKLERASYON

Eczacılardan DEKLERASYON
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun dün yaptığı “ sektörle birlikte eczacıların da büyüdüğü, zarar ederek kapanmayacakları” şeklindeki açıklamasına eczacıların yanıtı sert oldu.









SGK’nın dün yayımladığı İlaç Fiyat Kararnamesi hakkındaki açıklamasına karşılık; Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ve 51 Bölge Eczacı Odası ortak bir deklarasyon yayımladılar.

Deklerasyonda özetle şu konuların altı çizildi:


"Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 02/12/2009 tarihinde bir açıklama yayınlayarak eczanelerin zarar ederek kapanmayacağını, aksine sektörle birlikte eczacıların da büyüdüğünü, adeta alanda hiçbir sorun olmadığını, bizim boşu boşuna endişeye kapıldığımızı ileri sürmekte, “küçük bir kar düşüşü nedeniyle” eczanelerimizi kapattığımızı iddia ederek, meslek onurumuzla oynamaktadır. Biz “feda edecek tek bir eczanemiz yok” derken, SGK, sadece dokuz eczanenin batacağını ileri sürmektedir. Böylece SGK ülke gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu kendi ağzından ifade etmiştir.



Sosyal Güvenlik Kurumu hazırladığı ve 18 Eylül’de yayınlanan mevzuat ile, 1.8 milyar TL tasarruf yapayım derken, 3.3 milyar TL tasarrufa “yanlışlıkla” imza atmış bir kurumdur. 24 bin eczacının ilaç sektöründen aldığı pay 3.6 milyar TL’dir. Bütün bu tasarruf tedbirleriyle bu payın tam 815 milyon TL (yaklaşık yüzde 22) küçüleceğini söylemek zorundayız. İşte bu küçülmenin “sadece yüzde 1.52” olduğunu hesaplayan da yine SGK’dır. Aynı biçimde ortalama eczane karlılığının 17.000 TL’ye çıkması için basit bir oran/orantı hesabıyla ortalama cironun 85.000 TL olması gerekir, oysa bunu kendileri web sitelerinde 39.000 TL olarak ilan etmektedirler. Aradaki farkı SGK’nın “kamuoyunu yanıltma katsayısı” olarak değerlendirmekteyiz.

SGK Eczane Sayısını Bilmez!

Türk Eczacıları Birliği, halk eczacılarının zorunlu, kamu eczacılarının gönüllü üye olduğu Anayasal bir kuruluştur. Bir eczacı, eczane açmak için Odalarımıza kayıt yaptırmak zorundadır. Bu eczacıların ruhsatlarını da Sağlık Bakanlığı adına Sağlık Müdürlükleri vermektedir. Ama bir eczane SGK ile anlaşmalı olmak zorunda değildir. O nedenle, SGK’nın kendi kayıtlarından yola çıkarak eczane sayısı, hangi il ve ilçede kaç tane eczane olduğu gibi bilgilere ulaşabilmesi mümkün değildir. Bu bilgi, sadece ve sadece Birliğimizde ve Sağlık Bakanlığı’nda mevcuttur. Bu bilgiye sahip olan biz söylüyoruz ki, sadece ilçelerde değil, belde ve köylerde de tek eczane olarak sağlık hizmeti veren 3.000 eczane kapanacaktır.



Başta düşük cirolu eczaneler olmak üzere tüm eczanelerde yaşanan yıkım sorunu yeni bir sorun değildir. Kamuoyunun da bildiği üzere eczanelerimizi korumak için Birliğimiz ve eczacı odalarımız sağlıkta ve eczanelerde yıkıma yol açan politikaların sahibi olan, içinde SGK’nın da yer aldığı ilaç ve sağlık alanının tüm sorumlularına karşı son beş yıldır mücadele etmektedir. SGK’nın geçtiğimiz dönemde eczaneler lehine “yaptığı” iyileştirmelerin (!) birincisi, biz 30 Haziran gecesi tüm Türkiye’deki eczanelerimize “Kapalıyız” afişlerini astıktan sonra, ikincisi ise 1 Ocak günü SGK ile yaptığımız sözleşmeyi feshedeceğimize dair ihtar gönderildikten sonra, SGK tarafından değil, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmıştır.

Mücadelemiz sonucunda kazandığımız bu iyileştirmeye rağmen SGK’nın kendi verilerine göre, bu “korudukları” düşük cirolu eczanelerin sayısı 2008 yılında 8500’den 2009’da 12.511’e çıkmıştır. Sektörün son 2 yılda %40 büyüdüğünü iddia edenler, aylık cirosu 50.000 TL altı olan eczane sayısının neden 8500’den 12511’e çıktığını açıklamakla yükümlüdürler. TEB verilerine göre, sadece geçen yıl kapanan eczane sayısı da 650 değil, 775’tir.

Son beş yılda her yıl 650 eczanenin kapandığı doğru sayılsa bile, beş yıl öncesinde bu sayının 50 civarında olduğu da unutulmamalıdır. Buna ek olarak, SGK bile her yıl 650 eczanenin kapandığını ileri sürerken, bütün bu tasarruf tedbirlerinden sonra SGK’nın hesaplarına göre nasıl sadece 9 eczanenin kapanacağı ayrı bir muammadır. Her yıl 1050 yeni eczane açılmasının sorumlusu ise, son on yılda 7 olan eczacılık fakültesi sayısını 17’ye çıkartanlardır. Açılan- kapanan eczane sayısı hesaplanırken, kaç yeni mezunun eczane açtığı da hesaba katılmalıdır. 

 

Muayene ücretini ödeyemediği, SUT’daki engelleri aşamadığı için ilaç alamayan hastalarımızın vebali SGK bürokratlarının boynundadır. Eczanelerimizde çalışmayan ve hastalarımızın beklemesine neden olan SGK’nın reçete onay sistemidir. Hastalarımız bir gün aldıkları ilacı ertesi gün SGK’nın ödemediğini eczanelerimizde öğrenmektedir. Her gün artan ilaç fiyat farkları, muayene ücretleri, “SGK Acil Şifalar Diler” yazısıyla biten reçete dökümüne kötü bir şaka izlenimi vermektedir. Bu nedenle, ne giderilen bir mağduriyet söz konusudur, ne de SGK’nın biz eczacılara öğreteceği bir sosyal duyarlılık dersi olabilir.


Türk Eczacıları Birliği ilaç fiyatlarının düşmesine karşı değildir. Ancak, SGK bu düzenlemelerle eczanelere yönelik doğrudan bir müdahale yapılmadığını ileri sürmekte, ilaç şirketleri ile tasarruf konusunda mutabık olduklarını ifade etmektedir. Bizim de sürecin başından beri ifade ettiğimiz olgu budur:

Eczacının geliri doğrudan ilaç fiyatlarına bağlıdır ve böyle olmaktan çıkartılmalıdır. Dolayısıyla bu müdahale de doğrudan bir müdahaledir; eczacının mesleğine, emeğine, geleceğine yönelmiştir. Hem de daha önce yaşananlardan çok daha radikal bir müdahaledir. SGK bu küçülme konusunda kiminle mutabık kaldıysa, bedeli de onlardan tahsil etmelidir. Açık olan şudur; eczane ekonomilerini bir gecede üçte bir oranında eritirken eczacının meslek örgütüyle mutabık kalınan bir konu yoktur; 7.000 eczanemizi kaybetmek anlamına gelen herhangi bir uygulamada SGK ile mutabık kalmamız söz konusu bile değildir.


SGK, 4 Aralık’ta eczanelerin kepenklerini indirecek eczanelere bir gözdağı vermeye ve tüm Türkiye’de örgütlü 51 eczacı odamızı “emeği geçen ve geçmeyen odalar” olarak bölmeye çalışmaktadır. 4 yıllık bir tarihi olan SGK, 54 yıllık tarihi olan meslek örgütümüzün gücünü bir kez daha sınamak istiyorsa, 4 Aralık günü ona bu fırsatı vereceğiz. Ama sosyal duyarlılıktan bahsedenler bilmelidir ki, politikalar sınama-yanılma yoluyla değil; karşılıklı saygı, eşitlik, iyi niyet, demokrasinin kurallarını benimseme ve katılım yoluyla oluşturulmalıdır.
Eczacı Sağlık Hizmetinin Vazgeçilmez Bir Parçasıdır!

Eczacı sağlık hizmeti üreten temel sağlık bileşenlerinden biri olarak 4 Aralık günü Eczacılık Yemini’nin gereğini yerine getirecek, insan sağlığına olan mesleki bağlılığı ile hastalarımızın mağdur olmasına izin vermeyecektir. 7 bin eczaneyi serbest piyasanın insafına terk edenler, eczacının kamu sağlık hizmeti ürettiğini sadece bugün değil, her zaman hatırlamalıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim