• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul : 22 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 24 °C

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları AD

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Hastalıkları AD
Prof. Dr. Türkan Patırıoğlu ,1989 yılında pediatri doçenti, 1995 yılında da pediatri profesörü oldu. Halen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde pediatrik hematolog olarak çalışıyor.



İmmünoloji ile de ilgilenen Patırıoğlu, 1991’den beri immünoloji laboratuarının sorumluluğunu yürütüyor. Patıroğlu, İmmünolojik testler konusunda önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik İmmünoloji Bilim Dalında daha sonra da Kentucky University’de eğitim aldı. Aralık 2003’den beri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini de yürüten Prof. Dr. Türkan Patırıoğlu , Sağlığınsesi ’nin sorularını yanıtladı.

Anabilim Dalınızın kuruluşu hakkında da bilgi verir misiniz? 
Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı, Ağustos 1975 yılında faaliyete geçen Tıp Fakültesi bünyesinde biri sosyal pediatri olmak üzere 5 odalı poliklinik ve 10 yataklı yenidoğan ile 25 yataklı çocuk servisinde üç öğretim görevlisi ile birlikte hizmet vermeye başladı. 1988 yılından itibaren Gevher Nesibe Hastanesi merkez binasının 11 ve 12. katları çocuk hastaların tedavileri için ayrıldı.

Bu bölümde yenidoğan, adölesan, süt çocuğu, intaniye, hematoloji-onkoloji , yoğun bakım servisleri yer alırken pediatrik nefroloji servisi Organ Nakli ve Diyaliz Hastanesinin 3. katında hasta hizmeti sunmaktadır.

1996 yılında Pediatrik Kardiyoloji, Endokrinoloji, Metabolizma, Hematoloji, Onkoloji, Neonatoloji, Nefroloji, İmmünoloji Bilim dalları, 1997 yılında Pediatrik Nöroloji Bilim Dalı kuruldu. Bunu 2004 yılında Pediatrik Allerji Bilim Dalının kuruluşu takip etti.

Anabilim Dalımız bünyesinde hizmet veren Çocuk Acil Ünitesi 2001 yılında 12 yatak ve 2 küvezden oluşan bir servisle hizmet kalitesini daha da artırdı. Daha önce pediatri süt çocuğu servisi içerisinde 6 yataklı bir oda ile hizmet vermeye başlayan yoğun bakım ünitesi Temmuz 2003 yılında 9 yatak kapasiteli yeni bir servise taşındı.

Çocuk sağ. ve Hst. Anabilim Dalı genel poliklinik hizmetlerinin yanı sıra 11 departman polikliniği (hematoloji-onkoloji,immünoloji, endokrin ve metabolizma, kardiyoloji, nefroloji, sosyal pediatri, yenidoğan, enfeksiyon, gastroenteroloji, allerji, nöroloji) , ikisi yoğun bakım olmak üzere 9 servis ( yenidoğan yoğun bakım, yenidoğan matür ve prematür servisleri, süt çocuğu, enfeksiyon, adölesan servisleri, hematoloji-onkoloji , yoğun bakım , nefroloji ) ve çocuk acil polikliniği ile hizmet vermektedir. 

Akademik kadronuz nasıl oluşuyor ? Asistan sayınız ne kadar yeterli mi?
Anabilim Dalımızda 11 profosör, 4 doçent, 4 yardımcı doçent, 4 öğretim görevlisi olmak üzere toplam 23 akademik personel ile 5 yan dal uzmanı ve 44 araştırma görevlisi görev yapmaktadır. Yürütülen hizmete göre bu sayı yetersiz olmakla beraber tüm kadromuzun amatör bir ruhla ve özverili çalışması ile bu eksiklik giderilmektedir.


NÖBET SAYISI BEKLENİLENİN ÜZERİNDE

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu? 
Servislerde 92, polikliniklerde 22 olmak üzere çalışan hemşire sayısı toplam 114’tür .

Ancak bu sayı ideal sayının altındadır. Çalışan posta sayısı 26 ’ dır. Hastalarımıza sunduğumuz hizmetlerde bir aksama olmaması için bütün çalışanlarımız fazla mesai yapmakta, ne yazık ki nöbet sayıları da beklenenin üzerinde olmaktadır.

Yıllık poliklinik sayınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden?
Genel poliklinikte 2005 yılında toplam 40468 hasta muayene edilmişken 2006 yılında bu rakam 44514’e ulaşmıştır. Acil polikliniğimize 2005 yılında 10299 , 2006 yılında ise 10757 hasta başvurmuştur.
Rakamlardan da görüldüğü üzere hasta sayımızda belirgin artış mevcuttur. Hasta yoğunluğu daha çok kış ve ilkbahar aylarında olmaktadır.Bu mevsimsel değişikliğin sebebi ilimizde kış aylarının daha ağır geçmesi olabilir. 

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden? 
Süt çocuğu servisinde 26, enfeksiyon servisinde 17, adölesan servisinde 22, yoğun bakım ünitesinde 9, nefroloji servisinde 26, hematoloji- onkoloji servisinde 22 ve çocuk acil ünitesinde de 12 yatak olmak üzere toplam yatak sayımız 134’dür. Ayrıca 14’ü yenidoğan yoğun bakım ünitesinde olmak üzere yenidoğan ünitemizde de toplam 52 yatak vardır

ARAŞTIRMAYA AZ ZAMAN AYRILIYOR 

Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Yıllara göre giderek bir artış var ancak bu kadar yoğun hasta hizmeti yanında ne yazık ki araştırmaya ayrılan zaman daha az olmaktadır. Son birkaç yıl içinde yurt dışı yayın sayısı 23- 26, yurt içi yayın sayısı ise 13-19 arasında değişmektedir. 

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?. Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Anabilim Dalımız tarafından yapılan bilimsel etkinlikler:
1. III. Böbrek Hastalıkları ve Transplantasyon Kongresi, 16-18 Nisan 1986,
2. Türk Milli Pediatri Kongresi 1998
3. Ulusal Pediatrik Endokrinoloji Kongresi 2001
4. Erciyes Çocuk Nöroloji Günleri 2003
5. HLA sistemi ve transplantasyon immünolojisi sempozyumu 2003
6. Stafilokok Enfeksiyonu Sempozyumu 2004.
7. Ulusal Pediatrik Kardiyoloji ve Kardiyak Cerrahi Kongresi 2004
8. 1.Ulusal Pediatrik Dermatoloji Günleri 2004
9. Çocuk Nöroloji Günleri II 2005
10. Ulusal Neonatoloji ve Yenidoğan Hemşireliği Kongresi 2005
11. Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım ve kongreleri 2005
12. Fenilketonüri Günleri 2005
13. Pediatride Konsültasyon Hematolojisi Sempozyumu 2006
14. 2. Ulusal Pediatrik Dermatoloji Günleri 2006

2007 yılı içinde düzenlenen toplantılar:
1. Pediatrik Romatoloji Günleri 15-17 Şubat 2007-02
2. III. Erciyes Çocuk Nörolojisi Günleri 8-10 Mart 2007-02
3. Doğumsal Kalp Hastalıklarında Girişimsel Kardiyoloji Sempozyumu 16-18 Mart 2007-02
4. Pediatrik Dermatoloji Kursu 26-28 Nisan 2007

Öğretim üyesi düzeyinde yurt içi ve yurt dışı kongre katılımları iyi olmakla beraber hiçbir zaman üç büyük ilimizdeki kurumlarda çalışanların düzeyinde olmamıştır. Asistanlarımızın katılımları ise oldukça sınırlı düzeyde kalmaktadır.

KONGRE ENFLASYONU VAR

En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir? 
Gerçekten son yıllarda ülkemizde kongre enflasyonu yaşanmaktadır. Bu nedenle sponsor firmalar da zor durumda kalmakta ve bazı bölgelere sağlanacak destek miktarı da kısıtlanmaktadır .

Toplantıları düzenleyenler bilimselliğin yanı sıra ticari beklentiler içine girmektedir. Katılımcıların bir kısmı ise toplantıların sosyal boyutu ile daha çok ilgilenmektedir. Ayrıca eskiden olduğu gibi parasını vererek toplantıya katılan kişi son derece nadirdir. 

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Çocuk sağ. ve hst. uzmanlık eğitimi oldukça zordur. Bu nedenle asistanlarımızın öncelikle çocukları sevmesi , karşılık beklemeden ve çok çalışması gereklidir. Şartlarımızı ve imkanlarımızı kabul eden bu işe gönül vermiş herkese kapımız açıktır.

Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz?
Anabilim dalımızda hemen hemen her türlü tıbbi araç gereç mevcuttur. Bu konuda her zaman yöneticilerimizin desteğini alıyoruz. 

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden?
Doktorluk mesleğinin toplum içinde itibarının eskisi gibi olmadığını, maddi ve tıbbi yönden tatmin edici olmadığını düşünüyorum.

HEKİM BAŞINA DÜŞEN HASTA SAYISI AZALTILSIN

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur? 
Gerekli tıbbi cihazlar bakımından yetersiz hastane koşullarında ve ağır şartlarda çalışan bir hekimin mesleki tatminsizliğine ilaveten maddi kaygılarının da eklenmesi yaşamını ve verimini elbette olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle hekimlerin çalışma koşullarının düzeltilmesi ve bir hekim başına düşen hasta sayısının azaltılması gerektiğini düşünüyorum.

Döner sermayeden anabilim dalınıza ayrılan pay ne kadar, bu oran, miktar sizce yeterli mi? Ne olmalı? Motivasyonda bu payın yeterli olduğuna inanıyor musunuz?
Döner sermayeden ayrılan pay yeterlidir. Ancak Ülkemizin genelinde olduğu gibi başarının ödüllendirilmesi söz konusu değildir. Elbette çalışanlar açısından ekonomik ödül iyi bir motivasyon olur.

HEKİMİN GELECEĞİ PARLAK OLAMAZ! 

Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ne yazık ki paranın çok değerli olmaya başladığı bir çağda hekimlik gibi çok zor ve özveri isteyen bir mesleğin geleceği parlak olamaz.

Uzun bir eğitim süreci, uzmanlık eğitimi ve bunun için gerekli zorlu sınavlar, zorunlu hizmet gibi görevler bu sırada hekimlerin karşı karşıya kaldığı sıkıntılar ( hizmet için gönderilen yerde lojman veya kiralık ev olmaması vb. ) ve ekonomik yetersizlikler bu kutsal mesleğe olan ilgiyi giderek azaltmaktadır.

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?
Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığına karşı ilgide, yıllar içerisinde bir azalma olmadığını bundan sonra da olmayacağını düşünüyorum. Çocuklarımız geleceğimizdir ve aileler için de çocuklar anlaşılmaz ve çok değerli varlıklar.olduğundan bu ilgi devam edecektir.

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
Dürüst, özverili, araştırmacı ve empati yapabilen hekimler olmalı ve yaptığı işi gerçekten sevmelidir.

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Kadın hst. ve doğum , biyokimya ve klinik mikrobiyoloji ve enfeksiyon hst. anabilim dallarına üçer aylık rotasyonlarımız mevcut. Fakat bu rotasyonların yeterli olmadığını düşünüyorum. Günümüzde radyoloji, çocuk psikiyatrisi ve çocuk cerrahisi rotasyonlarının da önem kazandığını düşünüyorum.

Fakültemizde öğrenci dersleri çekirdek eğitim müfredatına göre okutulmaktadır ve yeterlidir. İnternet çağında bilgiye ulaşmak daha kolay hale geldiği için dersten ziyade bilginin kullanılabilir hale getirilmesi ve pratik yapılmasının daha önemli olduğunu düşünüyorum. 

 Son olarak neler eklemek istersiniz?
Teşekkür eder, başarılar dilerim.

Zaman ayırdığınız için biz teşekkür ederiz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
SEDAT
26 Aralık 2014 Cuma 14:26
14:26
DR.TÜRKAN HOCADAN COK COK MEMNUNUZ.HOCAMIZA HERZAMAN GÜVENİMİZ SONSUZDUR SAYGILAR
195.175.60.198
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim