• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 18 °C
  • Ankara : 18 °C
  • İzmir : 20 °C

Erkeklerdeki Osteoporoza Dikkat!

Yeşim Gökçe Kutsal


Çocukluk çağında tüm kırıklar travmanın fazla olması nedeniyle erkeklerde daha sık ve fazla oluyor. 40-50 yaşlarda eğilim tamamen tersine dönüyor.

Yaş ilerledikçe kalça ve omurga kırıkları artıyor. Tüm omurga kırıklarının yüzde 14? ü, kalça kırıklarının da yüzde 34? ü erkeklerde görülüyor.

Türkiye?de yaşam beklentisinin 2015? de 72.3 yıl , 2023 yılında ise 74.1 yıl olduğu göz önüne alınacak olursa, yaşlanan erkeklerimizde görülme sıklığı artan kalça kırıklarının tıbbi ve ekonomik açıdan cok ciddi boyutlara varacağı öngörülebilir.

Amerika? da ulusal osteoporoz enstitüsünün raporlarına göre iki milyonun üzerinde osteoporozlu erkek olgu mevcut ve 3.1 milyon erkeğin osteoporoz açısından risk altında bulunuyor.

50 yaşın üzerindeki her sekiz erkekten biri ostoporotik kırık sorunu yaşayacaktır. Yine bu ülkede her yıl 80.000 erkek kalçasını kırmakta ve bunların üçte biri ilk yıl içinde kaybedilmektedir. 50 yaş üzerinde yaşam boyu kırık riski beyaz erkekte; kalçada %16-17, önkolda %2-3, vertebrada ise %16 (klinik) ve %35 (radyolojik) iken, siyah erkeklerde; kalçada %3 tür.

Kemik kırılganlığı erkeklerde daha azdır, çünkü:
Omurganın kesit yüzeyi daha geniştir, Kemik kütlesi ile kıyaslandığında kemik kaybının yüzde oranı azdır, Kemik kaybı kemik içindeki mikro köprülerin incelmesi şeklindedir, kadınlarda ise perforasyon yani kemik içindeki boşlukların artması daha ön plandadır.

Erkeklerde yaşlanmaya bağlı olarak testosteron, adrenal androjenler, büyüme hormonu ve insülin benzeri büyüme faktörü 1 düzeylerindeki düşüşler azalmış kemik yapımı ve artmış kemik kaybına katkıda bulunurlar. Omurga kırığı olan erkeklerde büyüme hormonu ve insülin ben-zeri büyüme faktörü 1 düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür.

Kemik Yoğunluğunun Belirleyicisi


Sağlıklı bir erkekte kemik yoğunluğunun en önemli belirleyicisi testosterondur. Ayrıca ağırlık ve kütle gibi vücut kompozisyonu ile ilgili parametrelerin yanında kalsiyum alımının düşük olması, adale gücünde azalma gibi faktörlerin de göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edilmektedir.Kalça kırığı olan hastaların %59?unda düşük testosteron düzeyi saptanmış, bu oran sağlıklı kontrol grubunda %18 olarak bulunmuştur.

Hipogonadizm özellikle yaşlı erkek grubunda azalmış kemik oluşumu ve kemik kırılganlığı patogenezinde önemli bir role sahiptir. Framingham osteoporoz çalışmasının sonuçlarına göre en önemli risk faktörleri; düşük vücut ağırlığı, kilo kaybı ve sigara kullanımı olarak belirlenmiştir.

Osteoporozun kadınlara oranla erkeklerde daha nadir görülmesinin nedenleri:
Erkeklerdeki kısa yaşam beklentisi, İskelet gelişimi sırasındaki yüksek kemik kitlesi oranı ,Kemik yıkımını hızlandırıcı menopoz eşdeğeri bir durumun olmaması sayılabilir.

Kadın osteoporozundan hormonların kesilmesi sorumluyken, erkeklerde çeşitli risk faktörleri ya da ikincil birtakım sebepler ön plana çıkmaktadır .

60 yaş ve üzerindeki erkeklerde ise osteoporoz açısından risk faktörleri şu şekilde sıralanmaktadır;
Kalça kemiğindeki yoğunluğun düşük olması, Kalça ve dize bağlanan adalelerin güçsüzlüğü, Düşük vücut ağırlığı, Sık düşme öyküsü ,Son beş yılda kırık geçirmiş olmak .

Erkeklerde osteoporoz risk faktörleri

Asya ırkına mensup olmak,Kalıtım,Yaşlanma,İnce vücut yapısı, Hareketli olmayan yaşam biçimi, Bozulmuş gonadal fonksiyon,Seks hormonlarının yetersizliği, Alkol kullanımı, İlaçlar (Kortizon, Siklosporin, Tiroid ilaçları, Antikonvülzanlar-Sara ilaçları gibi), Uzun süren hastalığa veya sakatlığa bağlı olarak hareketsiz kalmak, Diyette düşük kalsiyum alımı, Sigara kullanımı, Mide veya barsak ameliyatı geçirmiş olmak,-Ailede osteoporotik kırık geçiren kişilerin olması ,Uzun süreli olarak fazla miktarda sodyum, kafein, protein ve fosfor alımı.

Kırığı belirleyici faktörler:
a) Kemik mineral yoğunluğu,
b) Kemiğin yapısı,
c) Düşme olarak sıralanabilir.


Düşme riskini artıran faktörler ise:
a) Zayıf vücut yapısı,
b) yalnız bir yaşam tarzı,
c) nörolojik hastalıklar (denge, yürüme ve görme sorunları ile karakterize durumlar), alkol, psikotropik ilaç,
d) uygunsuz ev ortamıdır.


Bu yazı toplam 2572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim