• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul : 23 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İzmir : 17 °C

Eski- Yeni Sağlık Müdürlerinin Arası Nasıl Gerildi!

Eski- Yeni Sağlık Müdürlerinin Arası Nasıl Gerildi!
Tarih:2 Ocak 2011. Yer: Topkapı Eresin Otel, Saat:13.30 Konu: Özel ve kamuda sıkıştırılmış Hekimlik. Toplantıyı düzenleyen Hekim Hakları Derneği.

 

 

Bazı başhekim ve yardımcılarının da katıldığı toplantıya İstanbul Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ile Hekim Hakları Derneği Başkanı Dr. Mehmet Bakar'ın konuşmalarından sonra panelistler yerini aldı.   

Yaklaşık 4 saat süren toplantıyı ön masalardan birinde  Dokucu yardımcılarından bazıları, bazı başhekimlerle birlikte, hemen yanındaki masada da  6 gazeteci ile birlikte Bakar izledi. Ara ara  konuşmalardan notlar alan Dokucu son konuşmacı olan  Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şefi ve Hekim Hakları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Osman Karakaya’ nın konuşması  sırasında yüzünün epey gerildiği görüldü.Karakaya’nın konuşmasının bitmesi üzerine panel başkanı Prof. Dr. Selami Albayrak’tan   kendisine söz vermesini istedi.

Bakar bu sırada Karakaya’ nın konuşmalarını Dokucunun üzerine alınmış olacağını tahmin etti ve yanındaki gazetecilere “Sözler siyasete idi. Eyvah Dokucu kendi üzerine alındı. Konuya açıklık getirmek lazım”  diyerek o da  söz istedi. İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu eleştirilerin “hakarete vardığını, kendisini rencide ettiğini, tabip odalarındaki arkadaşlarının söyleyemeyeceği noktaya vardığını” belirterek özür dilenmesini istedi.

Özür dilenmezse Hekim Hakları Derneği içinde herhangi bir hekimin çalışmasının söz konusu olamayacağını belirten Dokucu, eski İl Sağlık Müdürü ve Hekim Hakları Derneği Başkanı Mehmet Bakar’ın “Burası bir sivil toplum örgütüdür. Bizim derneğimizin toplantısında ‘müsaade edemem’ diye konuşamazsın. Bizim arkadaşımız sizin arkadaşınızdır. Sözümüz size değil, siyasilere”   şeklindeki  açıklaması üzerine de   hızla  salonu  terk etti.

Dokucu salonu terk etmeden önce yaptığı konuşmada konuşmacı Doç. Dr. Osman Karakaya’dan ve Hekim Hakları Derneği’nden hem sözlü hem de dernek sitesinden özür dilenmesini istedi. Özür dilenmezse Hekim Hakları Derneği içinde herhangi bir hekimin çalışmasının söz konusu olamayacağını ifade eden  Dokucu şöyle konuştu:
“Tabip odasından arkadaşımın bile söyleyemeyeceği kadar hakarete varan böylesi bir suçlamayla hiç karşılaşmadım. Biz işadamlarının parti sicillerine mi ihale veriyoruz? Bu sözleri esefle kınıyorum. Yenir, yutulur sözler değil. Kendisinden özür bekliyorum. Parti sicillerini mi alıp ihale veriyormuş başhekim arkadaşlarım.. 5.5 yıl başhekimlik yaptım, yeminle söylüyorum, herhangi bir konuda herhangi bir telefon dahi gelmemiştir, buradan da çıkışım olmasın. Mehmet abi buradadır. Teessüflerimi sunuyorum, çok bir büyük ayıptır. Bu kadar zedelendiğim bir toplantıda bulunmadım. Eğer bu konuda derneğiniz web sitesi dahil olmak üzere özür beyan etmezse, herhangi birinin,  hekim hakları derneği içinde çalışması söz konusu olamaz. Bu suçlama çok ağır. Bir kuruma ve bir kişiye karşı sevgisizliğiniz ya da nefretiniz adaletsiz davranmayı getiremez. Sağlık politikaları üreten arkadaşlarla ilgili kızgınlar olabilir. Ancak bunlar yenilir yutulur sözler değil. İnanamadım. Çok beğenmediğimiz için böyle bir söyleme burada asla müsaade edemeyiz” deyip kürsüden inip masasına doğru giderken Bakar kürsüye çıkıp, “Burası bir sivil toplum örgütüdür. Bizim derneğimizin toplantısında ‘müsaade edemem’ diye konuşamazsın. Bizim arkadaşımız, sizin arkadaşınızdır. Bizim muhatabımız siyasilerdir” dedi.


Bakar’a  masasının yanında, ayakta yanıt  veren  Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu" Sizi dinlemek zorunda değiliz. Hiçbir başhekim arkadaşımız ihale vermiyor. Bunu en iyi siz biliyorsunuz. Hakaret ortamı değildir. Baştan sona hakaretlerle dolu toplantı düzeneğini büyük bir sabırla dinledim. Buna müsaade etmeyeceğim. 7 yıl boyunca ne kadar konuştuğunuzu biliyoruz. Ama ne yaptığınızı da. Hiçbir dernek tamamen kızgınlıkla yönetilemez” diyerek hızla salonu terk etti.

İstanbul İl Sağlık Müdürü  Dokucu’nun salonu terk etmesinin ardından  söz alan Doç. Dr. Osman Karakaya, başhekimleri zan altında bırakmak gibi bir niyeti olmadığına dikkat çekerek, herkesten özür diledi ve şunları söyledi:

“İhale konusunda tamamıyla  kamuyu kastederek konuştum. Kamu İstanbul değildir. Bu genel bir uygulamanın eleştirisi. Başhekim ağabeylerimizden özür diliyorum. Sağlık çalışanlarını zan altında bırakmak değildi niyetim. Türkiye’nin tamamındaki kamuyu kastediyorum. Bakar ve Dokucu abilerimizin sağladığı sahada gerek ihale, gerek işleyiş olsun üstün ahlakla hareket ettiğine dair en ufak bir şüphem yok. Söylemeye çalıştığım, taşeronlaşmanın sadece insanlar üzerinde emek istismarına, AKP’lilere peşkes çekildiği gibi bir atıf değildi. Bu bir İstanbul değil, Türkiye gerçeğidir. Ama maalesef böyle bir algılama var. Siyasilerin ya da yerel idarecilerin kontrolü altında hastanelerde taşeronlaşma ihalelerinin yapıldığını bir Türkiye gerçeği olarak herkes biliyor.”

Hekim Hakları Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Selami Albayrak ise toplantının Sağlık Bakanlığı’nın hekimleri ilgilendiren politikalarının tartışıldığı bir toplantı olduğunu belirterek “Derneğin üyeleri, derneği ilgilendiren bütün sorunları gündeme getirebilir, burası bir özgürlük alanıdır. Konuyu başka bir mecraya çekmeden büyük bir sükunetle  sakin bir ortamda tartışamazsak, bazı şeyleri söylemekten imtina edersek eğer, o olumsuzlukları düzeltmede katkımız olmaz ki, bu da bir sorumluluk getirir. Hekimlerin sorunlarını dillendiren Osman Karakaya çözüm de üretmiştir” diye konuştu.

DR. OSMAN KARAKAYA NELER SÖYLEMİŞTİ?

 Dr. Osman Karakaya Dokucunun tepkisini çeken  konuşmasında özetle şunları söylemişti:


“2002'de kadrolu çalışan sayısı 245 bin, taşeron ise 11 bindi. 2010 yılında kadrolu 329 bin, taşeron sayısı ise 118 bin kişidir. Bu modern kölelik ve köle simsarlığı sistemidir. AKP'li işadamları için masrafsız bir iş kapısı doğmuştur. İnsani vebal boyutu bir yana, başhekimler açısından da iş müfettişleri ve iş mahkemelerinin hedefi haline getirilmeye yol açacak bir sürü teknik mahzuru barındıran bu durum, Sağlık Bakanlığı'nın bürokratlarının umursamazlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ile başhekimleri karşı karşıya getirmiştir.

Bir ülkede hekimler baktıkları hasta sayısına göre ücretlendirilmeye başlandıktan sonra, yıllık hastaneye başvuru sayısı iki katına, yapılan ameliyat sayısı üç katına çıkmış ise oradaki sağlık sisteminin halkın menfaatine  olduğu söylenebilir mi?


2010 yılı itibarıyla kamu masraflarına bakarsak; 430 milyon muayene yapılmış, görüntüleme sayısı 3 kat artmış, görüntülemede kullanılan opak madde ve kimyasallar, kamuda ilaç tüketimi 3 kat artmış. İlaç tüketimi 5.3 milyon liradan 16 milyon liraya yükselmiş 2009'da yabancı ilaç firmalarının payı yüzde 51 olmuştur.

Toplantının sonunda bir değerlendirme yapan Hekim Hakları Derneği Başkanı eski İstanbul İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Bakar eleştirilerin hedefinin Prof. Dr. Ali ihsan Dokucu olmadığına bir kez daha vurgu yaparak şöyle konuştu.

“Dr. Dokucu, selamlama konuşması yapacaktı. O politikaları anlattı. Kendisini Recep Akdağ’ın yerine koymuş. Ben burada dernek başkanıysam, bizim toplantımızda kimse kimseyi tehdit edemez. Ben sağlık müdürüyken Hekim Hakları Derneği’nin toplantılarına giriyordum, daha sert eleştirilerde  bulunuyordum O zaman tek başıma idim.  Ben sağlık müdürüyken çok sert eleştiriyordum. Şimdi eleştirilerimi yüzde 50’ye düşürdüm. Yoksa öfkeyle konuşacaksak çok şey konuşuruz. Dermek başkanı oldum eleştirilerimin dozu yüzde 40’a düştü. Ben ne konuşacağımı bilen insanım. Kimse bir derneğin tüzel kişiliğine hakaret ve tavır koyamaz. ”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim