• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul : 14 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İzmir : 14 °C

Fırat Tıp Fakültesi Anestezi Ve Reanimasyon AD

Fırat Tıp Fakültesi Anestezi Ve Reanimasyon AD
İst. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 1974 yılında mezun olan Prof. Ömer Lütfi Erhan , uzmanlık eğitimini Devlet İhtisas Sınavı ile girdiği SSK Ankara Hastanesinde 1981’de tamamladı.



Öğretim üyesi oluncaya kadar SSK Samsun Hastanesinde Uzman olarak çalıştı. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı kurucu Başkanı olarak Şubat 1987’de göreve Y. Doç. Dr. olarak başlayan Erhan, bu dönemde yeni kurulan Tıp Fakültesinin Araştırma ve Uygulaması Hastanesi Başhekim Yardımcılığı ve ameliyathane sorumlusu öğretim üyeliği görevini de yaptı.

1990’da Doçent 1996’da ise profesör olan Prof. Ömer Lütfi Erhan1994-1996 yıllarında bulunduğu Ünivesitede hastanesinin Başhekimliğini yaptı, 1994-1997 yılları arasında Dekan Yardımcılığı görevini yaptı. Halen Anabilim Dalı başkanlığı yanında Tıp fakültesi Dekanlığı görevini de (Nisan 2007’den bu yana) yapmaktadır. Anabilim Dalı Başkanı olarak Prof. Ömer Lütfi Erhan, SAĞLIĞINSESİ ’ nin sorularını yanıtladı.

Anabilim Dalınızın kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz ?
Şubat 1987 yılında tarafımdan kuruldu. Anabilim dalımızda Ameliyathane olarak başlangıçta 2 ameliyat odası ile başlamışken, bugün 12 ameliyat odası (tüm branşlara hizmet verilmektedir) , 16 yataklı Anestezi Yoğun Bakım ve Tedavi servisi ve 16 yataklı Ağrı servisimiz vardır.

Akademik kadronuz hakkında neler söyleyeceksiniz?
Akademik kadromuzda görev alan öğretim üyemiz 4 profesör ve 1 yardımcı doçenttir. 20 adet Araştırma Görevlimiz hizmet yapmaktadır. Bugüne kadar 28 uzmanı mezun ettik.

Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var? Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu? 
Hemşire ve yardımcı personel sayımız yetersiz olup halen hastane genelinde 900 yatağa yakın yatak kapasitesinin bulunması dikkate alındığında kadrolu hemşire ve yardımcı eleman bulmakta çok zorluk çekilmektedir. Anabilim dalımız içinde 25 hemşire, 20 Anestezi teknisyen/teknikeri hizmet vermektedir. Bunların %90 kadarı geçici statüte kadrosuz elemanlardır.

Daha iyi ücret veya iş olanağı buldukları anda hemen ayrılmaktadırlar. Yoğun bakım için kadrolu/sözleşmeli olmak koşuluyla çalışması gereken hemşire sayısı 40, Ağrı servisinde 12, Anestezi teknikeri olarak 25 kişi bulunmalıdır. Hizmette önemli aksamalar olmaktadır. Bunun nedeni kalifiye eleman bulmadaki zorluklar ve geçici özellikte çalışanların ücretlerinin düşüklüğüdür.

Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden?
Poliklinik sayımız Algoloji için 2500, Yoğun Bakımda yatan hasta sayısı olarak 800, ve Ameliyat sayımız ise 12500 olmaktadır.

Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
Algoloji yatak oranı sayısı yeterli olup doluluk oranı %60 civarındadır. Yoğun Bakım yatak doluluk oranı sürekli tam olmakta ve en azından 8’er yataklı toplam 16 yatak gereksinimi daha vardır. Genellikle ameliyathane yetersizliği olabilmektedir. Mevcut kapasitenin artırılması personel yetersizliği nedeniyle de olanaksızdır. 

Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı ortalama ne kadar? Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Yıllık ortalama 4 yayın yapılmakta, yıllara göre pek değişmemektedir. Yardımcı doçent sayısını artırarak bu durum daha artırılabilecektir. 

Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?.Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği’nin Şubesini Anabilim Dalımız yürütmektedir. Bu nedenle 2 yılda bir Dicle-Fırat Havzası Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölgesel toplantıları yapılmaktadır. Ortalama 100 kişilik bir katılım vardır. Genellikle Ulusal Düzeyde Yapılan ve Uluslararası katılımı olan yıllık Dernek Kongresinde (TARK) ortalama 2-3 öğretim üyesi konuşmacı ve gene ortalama 1-3 Araştırma Görevlimiz ve bildiri sunmak üzere katılmaktadır. Her yıl ortalama en az bir öğretim üyemiz Yurtdışı bir kongreye bildirileriyle katılmaktadır.

Burada En büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir?
En büyük zorluk kongre giderlerinin özellikle yurtiçinde aşırı olmasıdır. Mesleki dallarda birden çok Dernek bulunması hatta bu derneklerin şubelerinin bağımsız bilimsel etkinlik düzenlemesi buradaki en büyük zorluk olmaktadır. Çünkü destekleyici sponsor firmalar bütün toplantılar için %90 ortak olmaktadır. Bilimsel toplantıların derneklerle yapılacak protokol çerçevesinde sırayla periyodik olarak yapılmasında yarar vardır. 

Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Yetiştirdiğimiz asistanlarımız ülke koşullarına göre oldukça iyi sayılabilecek koşullarda eğitilmektedir. Ancak eğitim sırasında okuyan asistan sayısı çok az olduğundan bu da kaliteyi etkilemektedir. 

Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu?  
iyi sayılabilir düzeydedir. Her yıl yeni yatırım olanağı ve periyodik bakımlarla hizmet kapasitesi artırılabilir. Alınacak yeni araç-gereç yetersiz olan devlet bütçesi yerine çoğunlukla döner sermaye gelirinden olmaktadır.

Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı? 
Tıp mesleğini geçmişte zengin olup, parayı ticaret aracı olarak düşünmeyenler seçmekteydi. Bugün için ise hekimlik üniversiter eğitim içinde tekrar cazip gibi görünmektedir. Bunun göstergesi yeni tıp fakülteleri açılmasına rağmen giriş puanlarının yükselmesidir.

Geleceğini düşünerek eğitim yapacağı okulu seçen genel içinde çok az olmaktadır. Mevcut sistem içinde alınan puanın tesadüfi bir karşılığı olarak meslek seçilir durumdadır. Gelecek kaygısı pek düşünülmemektedir. Bunun nedeni önce bir iş, ailesini geçindirecek bir ücret temin etmek olmaktadır. Tıp fakültelerindeki eğitim henüz ülke koşullarına uyar tarzda düzenlenmemektedir.

Açılan Tıp Fakültelerinin çoğu o üniversitenin yataklı sağlık tesisinin oluşturulması ve döner sermaye gelirini temin etmeye yönelik gibi görülmektedir. Bu nedenle öğretim üyesi ve fiziki mekanı ile ders araç ve gereci yetersiz olan yeni fakülteler doğabilmektedir. Siyasi akrarlar da bu işteki önemli diğer etken olmaktadır.

Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur? 
Ekonomik yönden tatminkar bir gelire sahip, gelecek kaygısı taşımayan ve tam gün kendini mesleğine verecek hekim burada var edilmelidir. Sorunun yanıtı budur.

Döner sermayeden anabilim dalınıza ayrılan pay ne kadar, bu oran, miktar sizce yeterli mi? Ne olmalı? Motivasyonda bu payın yeterli olduğuna inanıyor musunuz?
Döner sermaye gelirinden genel olarak pay ayrılması kurumuzda söz konusu değildir. Yatırım durumu dikkate alınarak yapılamaktadır. Anabilim dalımızdaki öğretim üyelerinin döner sermayeden aldıkları katkı payı ülkemiz için düşünüldüğünde ideal olmasa da fena bir durumda değildir.

Bu konuda 2,5 yıl önce uygulamaya konulan kanun kapsam itibariyle tam uygulanabilir ve üniversite döner sermayelerinden devletin aldığı kesinti sağlık bakanlığı/özel hastaneler düzeyine getirildiğinde daha iyi olacaktır. Bugün için tam yeterli bir pay bulunmamaktadır. Kanun çerçevesinde tüm sağlık kuruluşları benzer statüye kavuşturulmalıdır.

Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Tıp Fakültelerinin materyalini insan oluşturması nedeniyle bu meslek kutsallık taşımaktadır. Her zaman gelecek çağdaş endüstriyel teknikler kullanılarak uygulanır olduğu sürece, iyi olacaktır.

Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?
Uzmanlı dalımıza ilgi son 4-5 yıl içinde artmış gibidir. Bunun nedeni özel hastaneciliğin ivme kazanması olabilir. Ülkemizin Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı sayısı AB ile kıyas kabul etmeyecek şekilde azdır, bu nedenle iyi tanıtıldığında daha uzun yıllar ilgi söz konusu olacaktır. 

Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
Kendine, ailesine ve mesleğine saygılı, çıkar ilişkisi olmayan, sağlığı gelir getirici bir unsur olarak görmeyen, hareketleriyle olduğu kadar, giyim ve kuşamıyla örnek olmalıdır. Bunun oluru da gelecek kaygısı olmayan, yeterli bir gelirinin varlığıyla oabilir. 

Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Uzmanlık eğitimi henüz Tüzük kargaşası nedeniyle tam oturmamıştır. Uzmanlık sırasında bu nedenle yapılması istenebilir olan rotasyonlar uzmanlık süresini uzatmaktadır. Ders müfredatı içinde özellikle mesleki hakların yanında yasal konularla, kişiler arası iletişimin ön planda olması, literatür takibi ve kaynak teminine yönelik eklemeler yapılması yararlıdır.

Son olarak neler eklemek istersiniz?
Ben tesadüfen Tıp Fakültesine girdim, çocuklarım akademik yaşamım içinde büyürken etkilemeksizin bir tanesi hekimliği seçti. Ülkemiz koşullarında bazı şeyler gibi meslek seçimi de çoğunluğumuz için geçerli eğitimde isteyerek seçimimize olanak vermemektedir. Bu durumu ilk okuldan itibaren dikkate almalı, çalıştığımız koşullar içinde gerekli yardımcı sağlık elemanının yetişmesine özellikle gayret sarf edilerek ara eleman temini sağlanmalıdır.

Güncel teknolojiyi kullanan, çağdaş gelişmeleri izleyebilen,Tam gün çalışan hasta-hekim arasında para ilişkisi olmayan, ancak geleceğinden şüphesi olmayan bir hekimin varlığını kabul edebilirim.

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim