• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 7 °C
  • İzmir : 18 °C

Gebelikte Sık Görülen Sorunlar

Gebelikte Sık Görülen Sorunlar
Gebelik doğal bir süreç olmasına rağmen; kadının biyolojik, fizyolojik, bedensel ve ruhsal yönden etkilendiği karmaşık bir süreçtir.

Gebelikte sık görülen problemler, sağlık çalışanları tarafından tedavi gerektirmeyen hafif rahatsızlıklar olarak değerlendirilmekle birlikte kadının sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Gebelikte en sık karşılaşılan sorunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Gastrointestinal sistem ile ilgili şikayetler (heartburn, dispepsi, konstipasyon)

Anemi

Hipertiroidi-hipotiroidi

Anormal uterin kanama

Travma ve eş şiddeti

Deri hastalıkları

Preterm eylem-Erken membran rüptürü

Preeklampsi ve eklampsi

Bulantı ve kusma

Bakteriyel vajinozis

Venöz trombolizm ve hemoroid

Pelvik ağrı

Reçetesiz ilaç kullanımı

Diş ve diş eti sorunları

Çalışma hayatı ile ilgili sorunlar

Depresyon

Gestasyonel diyabet

Bu konuşma özetinde seçilmiş iki başlık olan gebelik ve hematolojik sorunlar ile gebelik ve depresyon ele alınmaktadır.  

Gebelik ve hematolojik sorunlar

Gebelikte annede hematolojik olarak bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Artan östrojenin su ve tuz tutucu etkisinden dolayı kan hacminde %40-50 artış olur iken kırmızı küre ve plazma oranındaki artış %30’da kalır. Kan hacminin artması ise vasküler hipertrofiye yol açar. Gebelerde hematokrit düzeyi %30-32’ye kadar düşebilir (1) (2). Kan hacmindeki artışla birlikte fetusun metabolik ihtiyaçları ve plasenta perfüzyonu sağlanmış olur. Tüm bu etkenler gebelikte ortaya çıkan dilüsyonel anemiyi açıklamaktadır. Bunun yanı sıra retikülositoz, eritropoetin düzeyinde 2-3 kat artış ve kemik iliğinde ılımlı eritroid hiperplazi gözlenebilir. Normal vaginal doğum ile 500-600 ml, sezaryen ve ikiz vaginal doğum ile 1000 ml kadar kan kaybı olmaktadır. Genellikle gebelikte lökosit sayısı normaldir ancak nötrofil sayısı artabilir. Nadiren periferik kanda miyelositler görülebilir. Doğum sırasında ve puerperiumda ise belirgin lökositoz olur hatta 25.000/mm3’e kadar artabilir. Bu artışın nedeni bilinmemekle birlikte doğum sırasındaki stresle ilişkili görülmektedir. Enflamasyon ile ilişkili olarak lökosit alkalen fosfataz da artabilir (3). Gebelik sırasında nötrofillerin adezyon ve kemotaktik fonksiyonları azalır. Humoral immunitenin ve nötrofil fonksiyonlarının azalması otoimmun hastalıkların ve infeksiyonların gebelikteki artışını açıklayabilir. Gebelikte trombosit sayısı ılımlı azalabilir. Trombosit boyutu azalırken ortalama trombosit hacmi ve trombosit dağılım genişliği artar. Trombosit yarıömrü de kısalabilir. Koagülasyon faktörlerinde gebelikte değişiklikler gözlenmektedir. Fibrinojen, faktör II, VII, VIII, IX ve X düzeylerinde artış gözlenirken faktör XI ve faktör XIII düzeylerinde ılımlı azalma ortaya çıkmaktadır. Protein C ve antitrombin III düzeylerinde değişiklik olmaz iken östrojen ile ilişkili olarak protein S düzeyi düşer. Gebelikte plasminojen aktivatör düzeyi ve plasminojen aktivatör inhibitör düzeyleri artar. Düşük dereceli intravasküler koagulasyon olabilir ve D-dimer düzeyleri artabilir (4).

Gebelik ve Anemi

Anemi gebelikte %36-80 oranında görülür. Üçüncü dünya ülkelerinde anne ölümlerinin %40’lara varan kısmında neden anemidir. Gebelerde hemoglobin düzeyi birinci ve üçüncü trimester’de 11,0 gr/dl’nin ve ikinci trimesterde 10,5 gr/dl’nin altında ise anemi olarak tanımlanmaktadır. Hemoglobin düzeyinin düşüklüğü yanı sıra yüksek olması da gebeliği etkileyerek perinatal mortalitenin artışına, düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve nullipar hastalarda preeklampsiye neden olabilir (5)

Demir eksikliği anemisi (DEA)

Demir eksikliği anemisi gebelikte en sık görülen anemidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre gelişmekte olan ülkelerdeki gebelerin ortalama %60’ı anemiktir. Düşük gelirli ülkelerde 50 milyon gebede demir eksikliği bulunduğu tahmin edilmektedir. Fetus ve annenin ihtiyacının karşılanması için toplam 1000 mg demire gereksinim vardır. Bu da günlük 6-7 mg demirin emilmesini gerektirir. Demire A vitaminin eklenmesi hemoglobin seviyelerini artırabilir.

Gebelikte demir ihtiyacının artması, kötü beslenme ve hemoroidler gibi nedenler ile oluşmaktadır. Gebeler halsizlik, güçsüzlük, solukluk, nefes darlığı, çarpıntı, bulantı ve dilde ağrıdan yakınırlar. Anemi riski, sigara içimi ve çoğul gebelik ile artar. Anemi preterm doğum eylemi, düşük APGAR skoru ile ilişkilendirilmiştir. Demir eksikliği anemisi tanısı periferik yayma (hipokromi, mikrositoz, anizositoz), serum demiri, demir yüzde satürasyonu ve ferritinde azalma ve demir bağlama kapasitesinde artma ile konulur. Soluble transferrin reseptörlerinin artışı da tanıda yardımcı olabilir.

Demir eksikliği anemisi tedavisinde en sık kullanılan ferröz formlardır. Demir polimaltoz kompleks daha az yan etkilerle ferröz formlar kadar etkilidir. Gebelikte özelikle diyaliz sırasında parenteral demir ve eritropoetin de verilebilir.

Demir eksikliği anemisi tedavisinde 160-200 mg/ gün elementer demir (ferroz sülfat, fumarat, glukonat) en az altı ay süreyle, gereğinde puerperal dönemde de devam etmek üzere başlanır. Haftalık parenteral demir, günlük demir verilmesi kadar etkili bulunmuştur. Oral demirin etkisi gastrointestinal sistem (GIS) yan etkileri, konstipasyon, bulantı, kusma, diyare ve hemokonsantrasyon ile ilgilidir. Parenteral demir kullanımında alerjik, anafilaktik reaksiyonlar, venöz tromboz, nadiren ölüm görülebilir. Konstipasyon ve GIS yan etkilerine rağmen gebelikte en sık oral yol tercih edilir. Kan transfüzyonu akut kan kaybı olan, 7 gr/dl altındaki hemoglobin değerine sahip gebelerde uygulanabilir, ancak özellikle viral enfeksiyonların bulaşı göz önünde bulundurulmalıdır (6-9).

Gebelik ve Tromboz

Gebelikte pıhtılaşmaya eğilim söz konusudur. Gebelikte tromboembolik olay sıklığı 7/100.000’dir. Risk oranı gebe olmayan populasyona göre beş kat fazladır. Gebelikteki derin ven trombozu sıklıkla stazın en fazla olduğu üçüncü trimesterde ve postpartum dönemde gözlenir. Gebelerin 1/100’de derin ven trombozu, 1/1000’de pulmoner emboli ortaya çıkar. Sezaryenden sonra tromboz riski 3-16 kat artmaktadır (10). Gebelikte yüzeyel trombozlar sıktır ancak venlerde de görülebilir. Tedavisi semptomatiktir. Gebelikte tromboz için risk faktörleri aşağıda gösterilmiştir.

Gebelikte tromboz için risk faktörleri:

1-Geç yaşta gebelik (>30 yaş)

2-İmmobilizasyon
3-Obezite
4-Tromboz öyküsü (risk %7-15 oranında artar)

5-O kan grubu dışındaki kan grubu

6-Herediter tromboli

Derin ven trombozu alt ekstremite ve pelvik venlerde izlenir. Pretibial ödem, baldır ağrısı ve Homans testi pozitifliği bulunabilir. Ultrasonografi venöz sisteme bebek basısı nedeni ile net sonuç vermeyebilir. Derin ven trombozu tedavisi intravenöz heparindir. 70-100 U/kg bolusu takiben 15-20 U/kg/saat infüzyon uygulanır. Parsiyel tromboplastin zamanı 1,5-2,5 kat olmalıdır. Sonrasında her 12 saatte bir subkutan tedaviye geçilir. Postpartum 6-12 hafta devam edilir. Düşük molekül ağırlıklı heparin gebelikte tedavi ve profilaksi için kullanılabilir. Warfarin gebelikte kontrendikedir. Yüksek terajonite ve abortus riski vardır. Heparin kullanımına bağlı annede artmış osteoporozis riski ve %10 trombositopeni izlenebilir (11).

Gebelik ve Depresyon

Gebelik döneminde depresyon görülme sıklığı % 7,4 ile 12,7 arasında değişmektedir (12). Majör depresyonda karşılaşılan uyku ve iştah bozukluğu, kilo artışı, sinirlilik, enerji ve istek kaybı gibi pek çok klinik bulgu ve belirtilere gebelik döneminde de rastlanmaktadır. Bu benzer semptomlar nedeni ile depresyon tanısı gebelikte atlanabilmektedir. Gebelerde depresyon varlığını tarama amacıyla PRIME-MD ve Beck Depresyon Envanteri kullanılabilir (13).

Gebelik döneminde depresyon görülme oranını arttıran faktörler şunlardır:

Önceden depresyon öyküsünün olması

Daha önceden yarıda bırakılan tedavi

Düşük yapma

Ölü doğum öyküsü

Yetersiz sosyal destek

İstenmeyen gebelik

Uyumsuz evlilik

Ailede depresyon öyküsü

Doğacak çocuk hakkındaki endişe

Madde kötüye kullanımı veya bağımlılığı (alkol ve sigara dahil)

Gebelik öncesinde iki ya da daha fazla kronik hastalık öyküsünün bulunması (14)

 

Gebelik döneminde ortaya çıkan depresyonun proinflamatuar sitokinlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir (15).

Gebelikte medikal tedavi endikasyonu olan depresyon söz konusu ise antidepresanların kesilmesiyle oluşacak depresyonun, anneye ve fetusa vereceği zarar ile gebelikte antidepresan kullanımının riski arasındaki kâr-zarar oranı dikkatle değerlendirilmelidir. Gebelik döneminde belirtilerin tanınmaması ya da ilaç yan etkilerinin göze alınamaması nedeniyle tedavi edilmeyen depresyon; iştahsızlık, taşikardi, karın ağrısı, baş ağrısı, cinsel işlev bozukluğu gibi semptomların daha şiddetli hissedilmesine, intihar ve fetusa zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkmasına, postpartum dönemde artmış depresyon riskine neden olabilir.

Gebelikte depresyon; preterm eylem, preeklampsi, gestasyonel diyabet ve düşük doğum ağırlığı açısından predispozan faktördür. Ayrıca annedeki tedavi edilmemiş depresyon, yenidoğanın kan kortizol düzeyinin yüksek seyretmesine, böylelikle bebeğin mental ve davranışsal gelişiminin olumsuz etkilenmesine neden olabilir (16).

 

 

 

Yazan:Prof. Dr. Esra Saatçi

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Adana

Referanslar

1 Cunningham FG, Leveno KL, Bloom SL, et al. Maternal adaptations to pregnancy. In: F. Gary Cunningham, Kenneth L. Leveno, Steven L. Bloom, John C. Hauth, Larry C. Gilstrap III, Katharine D. Wenstrom eds. Williams Obstetrics. 21st ed. United States of America: McGraw-Hill Companies, Inc. 2001. p.120-142.

2 Kelton J. The hematology of pregnancy. Program and abstracts of the Scripps Cancer Center’s Annual Conference: Clinical Hematology and Oncology 2002; La Jolla, California.

3 Shimaoka Y, Hidaka Y, Tada H, et al. Changes in cytokine production during and after normal pregnancy. Am J Reprod Immunol 2000;44:143-147.

4 Brenner B. Haemostatic changes in pregnancy. Thromb Res 2004;114:409-414.

5 D’Angelo D, Williams L, Morrow B, et al. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Preconception and interconception health status of women who recently gave birth to a live-born infant--Pregnancy Risk Assessment Monitoring System (PRAMS), United States, 26 reporting areas, 2004. MMWR Surveill Summ 2007;56:1-35.

6 Galloway R, Dusch E, Elder L, et al. Women’s perceptions of iron deficiency and anemia prevention and control in eight developing countries. Soc Sci Med 2002;55:529–544.

7 Malamitsi-Puchner A, Boutsikou T. Adolescent pregnancy and perinatal outcome. Pediatr Endocrinol Rev 2006;1:170-171.

8 Reveiz L, Gyte GM, Cuervo LG. Treatments for iron-deficiency anaemia in pregnancy. Cochrane Database Syst Rev 2007;18: CD003094.

9 Saha L, Pandhi P, Gopalan S, Malhotra S, Saha PK. Comparison of efficacy, tolerability, and cost of iron polymaltose complex with ferrous sulphate in the treatment of iron deficiency anemia in pregnant women. Med Gen Med 2007;9:1.

10 Marks PW. Management of thromboembolism in pregnancy. Semin Perinatol 2007;31:227-231.

11 Samama MM, Conard J, Mathieux V, et al. Heritable thrombophilia and pregnancy associated thrombosis. Turk J Haematol 2002;19:445-451.

12 Lancaster CA, Gold KJ, Flynn HA, Yoo H, Marcus SM, Davis MM. Risk factors for depressive symptoms during pregnancy: a systematic review. Am J Obstet Gynecol 2010;202(1):5-14.

13 Spitzer RL, Williams JB, Kroenke K, Hornyak R, McMurray J. Validity and utility of the PRIME-MD patient health questionnaire in assessment of 3000 obstetric-gynecologic patients: the PRIME-MD patient health questionnaire obstetrics-gynecology study. Am J Obstet Gynecol 2000;183(3):759–69.

14 Melville JL, Gavin A, Guo Y, Fan MY, Kayon WJ. Depressive disorders during pregnancy. Obstet Gynecol 2010;116(5):1064–70.

15 Haeri S, Baker MA, Ruano R. Do pregnant women with depression have a pro-inflammatory profile? J Obstet Gynaecol Res 2013;39(5):948-52.

16 Carter D, Kostaras X. Psychiatric disorders in pregnancy. BCMJ 2005;47(3):96-9.

BU HABER SAĞLIĞINSESİ AİLE HEKİMLİĞİ DERGİSİ  MART SAYISINDA YAYIMLANMAKTADIR

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • "Aile Hekimliğinin Filmini Çekiyoruz"24 Ağustos 2017 Perşembe 09:16
  • 11. Aile Hekimliği Güz Okulu Antalya'da Yapılacak23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:01
  • Akdağ’dan Aile Hekimlerine MÜJDE28 Haziran 2017 Çarşamba 12:47
  • İSTAHED'in Yeni Başkanı Dr. Kutbettin Demir20 Haziran 2017 Salı 19:39
  • AHEF Başkanı Dr. Erkut Coşkun20 Haziran 2017 Salı 19:20
  • Antibiyotik Yazmadığı İçin Darp Edildi20 Haziran 2017 Salı 19:11
  • "AHEF Zarar Etti"13 Haziran 2017 Salı 10:02
  • AHEF'TE NELER OLUYOR?11 Haziran 2017 Pazar 19:28
  • O Doktor Açığa Alındı08 Haziran 2017 Perşembe 12:18
  • AHEF OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GİDİYOR02 Haziran 2017 Cuma 14:44
  • ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim