• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

GELECEK BİLGİNİN OLACAK!

Süleyman Büyükberber

 

 

GELECEK BİLGİNİN OLACAK!

Türkiye stratejik olarak 2023 yılında en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedeflemiştir. Bu hedefin gerçekleşebilmesi için imalat ağırlıklı ekonomiden, inovasyon ağırlıklı bilgi ekonomisine geçilmesi şarttır.

Yakın gelecekte en değerli şeyin bilgi olduğunu sokaktaki insan da anlamış olacaktır.

Ülkemizde üniversitelileştirme stratejisinde lisans ağırlıklı hedeflerin öncelikli olduğunu görüyoruz.  Lisans mezunu yetiştirmek kısa vadede toplumun eğitime olan aşırı talebini karşılamak için bir zorunluluktur ve lisans eğitimlerinde gelecek odaklı branşlara yönelmek istihdam sorunu açısından gereklidir. Bu nedenle yeni üniversitelerin kurulması ve buralarda görev yapacak çok sayıda kaliteli yeni öğretim üyelerinin yetiştirilmesi gereklidir. 

Ancak gelecek inovasyon yani bilginin olduğu gerçeği hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Bugün olduğu gibi lisansüstü ve doktora eğitimini sadece öğretim üyesi yetiştiren bir süreç olarak görmek son derece yanlıştır. Özellikle doktora eğitiminin bilimsel araştırma öncelikli planlanması gereklidir. Dünyada ve özelikle ABD’de üniversite sistemi lisans eğitimi öncelikli değildir, hatta üniversiteler araştırma için kurulmuştur demek bile abartı sayılmaz. Bilgiyi üretecek, buluş yapabilecek kişiler lisans mezunu değildir. Buluşu yapacak doktora eğitimi almış bilim insanlarıdır.

Ülkemizde halen bu öngörüye yönelik bir stratejimiz yoktur. Araştırma görevlisi sayılarımız, doktora öğrencisi ve doktorasını tamamlamış bilim insanımız oldukça yetersizdir. Ayrıca postdoktoral kişilerin dağılımı da inovasyon ağırlıklı branşlardan oldukça uzaktır. Üniversite sistemimiz, öğretim üyesi yetiştirme programları başta olmak üzere tüm sistemini inovasyon ağırlıklı olarak yeniden yapılandırmalıdır. Araştırma görevlisi sayıları mutlaka artırılmalıdır. Araştırma görevlilerinden doktorasını tamamlayanların en başarılı olanlarından, inovasyona en yakın olanlar kendi büyük üniversitesinde ve laboratuarında devam ederken, bir kısmı ihtiyaç olan yeni üniversitelerde kısmetlerini aramalıdır.

Ancak hiç kimse doktora sonrası araştırma görevlisi kadrosunda uzun süre tutulmamalıdır. Böylece bilim insanımız sayısal olarak artacağı gibi nitelik olarak ta üniversitelerde ciddi bir yarışmacı süreç başlamış olacaktır.

 

Bu yazı toplam 5487 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim