• BIST 97.454
  • Altın 221,376
  • Dolar 5,5966
  • Euro 6,4117
  • İstanbul : 20 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İzmir : 18 °C

Gençlerdeki Bel Ağrısı İhmale Gelmez!

İzzet Fresko


Bel ağrısı tüm dünyada hastayı hekime götüren en önemli nedenlerden birini oluşturuyor.İnsanların yüzde 60-80?ini hayatlarının bir döneminde etkileyen bir sorun aynı zamanda. Çoğunlukla selim oluyor ve bir- iki hafta içinde kayboluyor.
Bel ağrısı çeken insanların yüzde 1 kadarında ise diğer bel ağrılarına kıyasla oldukça farklı özellikleri olan, ankilozan spondilit gözleniyor.
Ankilozan spondilit diğer bel ağrılarından daha nadir oluyor.Gençlerde görülüyor ve tanıda ortalama gecikme 3-5 yılı buluyor.

Hasta genellikle 25-35 yaşları arasında genç bir erkektir. Kadınlarda da görülebilir. Bel ağrısının en önemli karakteri özellikle sabaha karşı hastayı yatağından uyandırması ve hastayı uyandığı zaman rahatsız etmesidir. Hasta yatağından güçlükle kalkar ve belinde hareketini engelleyen ciddi bir tutukluk hisseder.

Hareketle bu tutukluk azalır ve öğlene doğru normale döner. Ankilozan spondilit dışı bel ağrılarında ise bunun tersi bir durum söz konusudur. Bel ağrısı sabahları hastayı rahatsız etmez. Gün içinde ve hareketle artar.

Tanının en önemli öğesi, sakroiliak eklem dediğimiz leğen kemiği iltihabının röntgenlerle gösterilmesidir. Bunun için düz filim, tomografi ya da MR çekilebilir.

Bel ağrısı ve tutukluğun yanında zaman zaman diz ve ayak bilekleri başta olmak üzere eklem şişlikleri, topuk ağrısı gibi başka romatizmal bulgular ve tekrarlayabilen göz iltihapları (gözde kızarıklık, ışıktan rahatsız olma ve gözün ön kamarasında iltihabi hücreler) görülür. Göğüs kafesinin hareketi ve akciğerin havalanma kapasitesi azalır.

Hastalığın en önemli özelliği eklemlerin birbirine yapışması ve zamanla kamburluk gibi şekil bozukluklarının oluşabilmesidir. Bu nedenle önce iltihabı gideren tedavilerle ağrı kesilir, daha sonra eklem yapışıklılarını engelleyecek egzersizlerden yararlanılır.

Son yıllarda kullanım alanına giren TNF blokerleri adlı ilaç grubu tedavide önemli bir yeniliktir ve ciddi aşamalar kaydedilmesini sağlamıştır.

 

Bu yazı toplam 5389 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim