• BIST 93.469
  • Altın 228,843
  • Dolar 5,7332
  • Euro 6,5830
  • İstanbul : 16 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 16 °C

GENEL SAĞLIK SİGORTASI ÇÖZÜM DEĞİL

Kayıhan Pala



Nüfusun tamamını kapsayacak biçimde bir Genel Sağlık Sigortası Sistemi (GSS) kurulacağını açıklayan Hükümet, sağlık hizmetlerinin finansmanında yaşanan sorunların GSS aracılığıyla çözümleneceğini iddia etmektedir.

Ulusal medyadaki tartışmalara bakılırsa, bazı köşe yazarları da Hükümetin GSS kurma isteğini olanca gücüyle desteklemektedir. Bu nedenle, öncelikle GSS kavramının içini doldurmakta yarar var.

GSS NEDİR ?

1992 yılında hazırlanan GSS Kanunu Tasarısı? nda yazdığı biçimiyle GSS, ?Sağlık güvencesi olmayan kişilere bu güvenceyi sağlamak üzere? kurulacak bir finansman sistemidir. Sağlık güvencesi olmayan kişilere güvence sağlanması kulağa hoş gelmekle birlikte, bu güvencenin sağlanma biçimine ilişkin sıkıntılar sevincin yerine kuşkuyu gündeme getirmektedir. GSS gerçekten sağlıkla ilgili güvencesi olmayanlara güvence sağlayabilir mi ? Sorunun yanıtını aramaya geçmeden önce, GSS hakkında biraz daha bilgi sahibi olmak gerekmektedir.

GSS?de temel olarak iki tür finansman kaynağı kullanılması hedeflenmektedir. GSS kapsamı içindeki kişilerden toplanacak sigorta primleri/kullanıcı ödentileri ve primlerini ödeme gücünden yoksun olanlar için Hükümet tarafından genel bütçeden aktarılacak destek.

Primlerin hesaplanma yöntemi geçmiş yıllardaki hükümetlerin benimsediği ölçütlerden farklı olabileceği için, burada prim değerleri ile ilgili bir tartışma yürütülmeyecektir. Ancak kimlerin ne kadar prim ödemesi gerektiğinin nasıl belirleneceği de merak konusudur. Yaklaşık onbir milyon kişinin kayıt-dışı çalıştığı, ekonominin % 60? ının kayıt-dışı olduğu ve bordro ile çalışanlar dışında neredeyse hiç kimsenin gelirinin bilinmediği bir ülkede , GSS için ödenmesi gereken primin nasıl hesaplanacağı gerçekten de yanıtlanması gereken önemli bir sorudur.

Kayıtların güvenilir olmadığına ilişkin çarpıcı bir örnek, Dünya Bankası tarafından Haziran 2002?de hazırlanan bir raporda, Türkiye?de sağlık sigortası kapsamı içinde bulunan nüfusun kayıtlara göre % 100,4 olarak bulunmuş olmasıdır. Aynı veri Başbakan Gül tarafından 58.Hükümetin programında % 81 olarak açıklanmaktadır. Bu konuda dikkat çekici bir bulgu, Türkiye?de sağlıkla ilgili güvencesi olan kesimin DPT ve SSK tarafından da daha farklı sayılarla açıklanmasıdır.

Büyük olasılıkla bu sayıların hiç biri doğru değildir ve ivedi olarak güvenilir bir kayıt sisteminin devreye sokulması gerekmektedir. Kaç km yol gideceğini bilmeyen bir otobüs sürücüsünün alması gereken yakıtı hesaplaması çok zordur. Her hangi bir nedenle yakıtın eksik alınması, karda kışta yolcuları yolda bırakabilir.

GSS NASIL UYGULANACAK ?

Hükümet programından ve Sağlık Bakanı?nın açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla, GSS uygulaması hem mevcut sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında toplanmasını hem de ödeme gücü olmayanların primlerinin hükümet tarafından karşılanmasını içermektedir.

Mevcut sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında toplanması olumlu bir yaklaşımdır. Eğer bu birleşme doğru yapılırsa, sağlık hizmetlerinin finansmanı ile ilgili olarak yaşanan karmaşayı azaltabilir, kurumlar arasında yaşanan eşitsizlikleri dengeleyebilir. Ancak sağlıklı bir birleşmenin kısa zamanda yapılmasını beklememek gerekir. Eğer kayıt ve bildirimler doğru tutulamaz, veri akışı sürekli ve düzenli sağlanacak biçimde örgüt kurulamazsa, birleşme bugün yaşanılan karmaşadan daha kötü bir kaotik ortamı karşımıza getirebilir.

Çalışma Bakanlığı tarafından açıklandığı kadarıyla GSS uygulamasına geçerken ek bir finansman kaynağı yaratılmayacak, halen yılda kişi başına 116 dolar olan kamu sağlık harcaması değişmeyecek; toplam olarak 7.9 milyar dolarlık bir kaynak kullanılacaktır. Bu paranın 4.4 milyar doları prim gelirlerinden, geriye kalan 3.5 milyar doları ise genel bütçeden karşılanacaktır.

Çalışma Bakanlığı halen ülkede yaşayanların % 72? sinin sağlıkla ilgili bir güvencesi olduğunu, geriye kalanların primlerinin ise devlet tarafından ödeneceğini belirtmektedir. Bakanlıkta yürütülen çalışmalara göre, Genel Sağlık Sigortası\'nın uygulanması ile birlikte her birey "Temel Teminat Paketi" ne alınacak; "Teminat Paketi" nin belirlenmesinde öncelikle standart tanı ve tedavi ölçütleri tespit edilecek ve tüm vatandaşlar sağlık hizmetinde aynı temel teminat paketinden yararlanacaktır.

TEMEL TEMİNAT PAKETİ

Sağlık hizmetlerinden yararlanmada tüm vatandaşların eşit haklara sahip olacakları iddia edilmektedir. GSS için ek kaynak yaratmaya gereksinim olmadığı açıklanmaktadır. Kamu kaynaklarından halen harcanmakta olan kişi başına 116 doların GSS? nin finansmanında yeterli olacağı iddia edilmektedir.

Biz tam "bu para yetmez" diyecekken, Hükümet bir ek açıklamayla sorunun yanıtını veriyor: Bu para herkes için sağlanacak TEMEL TEMİNAT PAKETİ için geçerli olacaktır. Doğrudur, bu para çerçevesini Hükümet?in çizeceği bir Temel Teminat Paketi için yetebilir. Ancak bu paketin içinde hangi hizmetler yer alacaktır ?

Hükümetin temel teminat paketinin içinde hangi hizmetlerin kapsandığı henüz açıklanmamıştır. Ancak bugünkü koşullarda, kişi başına yılda 116 dolarlık bir bütçe ile topluma nitelikli sağlık hizmeti sunmak olanaklı değildir.

Dünya Sağlık Örgütü? ne göre, sosyal sigortaya dayalı ?iyi kurulmuş? finansman sistemlerinin başarılı olarak yürütülebilmesi için dört koşulun yerine getirilmesi gerekmektedir :

a. Sosyal sigortayı toplumun tümüne zorunlu kılarak sigorta riskinin yayılması,

b. İşverenlerin tümünden sürekli ve düzenli olarak prim toplanması,

c. Kamu ya da ?kar amacı gütmeyen? kuruluşlar aracılığıyla sigorta sağlanması ve

d.Düşük ve yüksek gelirli kişiler arasında dengeli gelir dağılımını sağlamak için bir mekanizmanın geliştirilmesi.

Sağlık Bakanlığı bu dört maddeden hangilerinin gerçekleştirileceğini umuyor ? Türkiye? de SSK?nın işverenden prim tahsilatı oranı % 81,7?dir. Bağ-Kur?da ise durum çok daha kötüdür. Bağ-Kur?lu esnaftan yalnızca % 14,5?inin prim borcu bulunmazken, hiç prim ödemeyenlerin oranı % 20,7?dir. Tarım sigortalılarında prim borcu olmayanların oranı yalnızca % 8,4 ve hiç prim ödemeyenlerin oranı % 53,0?dır.

PRİM TOPLANABİLECEK Mİ?

Bu koşullarda; işverenlerden, esnaftan ve tarım sigortalılarından sürekli ve düzenli olarak prim toplanabilecek midir ? Güney Avrupa bölgesinde yer alan ülkeler ( İtalya, Portekiz, Yunanistan, İspanya) sağlık hizmetlerinde sosyal sigortaya dayalı finansmandan , vergiye dayalı finansman sistemine geçiş sürecindedirler.

Bu gruptaki ülkeleri vergiye dayalı sistemi kurmaya yönelten, daha önce sigorta kapsamında olmayan nüfusun kapsam altına alınmasının ve tüm nüfus için kapsamlı hizmet sunumu gerekliliğinin fark edilmesi olmuştur. Sosyal sigortanın iyi işlediği iddia edilen ülkelerden Almanya, sağlık hizmetlerinin finansmanında yaşadığı ciddi sıkıntıları aşabilmek için teminat paketlerinin kapsamını daraltma eğilimine girmekte; Belçika gibi ülkeler ise sosyal sigorta sistemindeki devletin sübvansiyonunu artırarak sorunu aşmaya çalışmaktadır.

Soru şudur: İtalya, Portekiz, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin sosyal sigorta ile toplumun tümünü kapsayan bir sistemi gerçekleştiremedikleri bilinirken, tarihinin en yoksul günlerini yaşayan Türkiye? de Hükümet bu işi nasıl gerçekleştirecektir ?

Sağlık hizmetlerinin özel sağlık sigortası ile finansmanının sağlanması ise tartışılmayacak kadar kötü bir öneridir. Bir tek örnek bu durumu açıklamaya yetecektir: Kişi başına yılda 4400 doların üzerinde sağlık harcaması yapılan ABD?nin sağlıkla ilgili göstergeleri, komşusu ve kişi başına yılda 169 dolar sağlık harcaması yapılan Küba ile yaklaşık olarak aynıdır. Kar amacı güden kuruluşların sağlık hizmetlerinde ?zorunlu? tutulması, toplumun sağlığını her zaman olumsuz etkilemiştir.

Türkiye için bu koşullarda en akılcı çözüm, sağlık hizmetlerinin finansmanının genel bütçeden sağlanmasıdır.


Bu yazı toplam 2905 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim