• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

“Götürecek Daha Pahalı Hastane Yok Muydu?”

Dilek Süzen

Milliyet gazetesi? nin patronu Aydın Doğan, Rahmi Turan? a Meydan gazetesini çıkarması için teklifte bulundu. O sırada Rahmi Turan ve ekibi olan biz , Sabah grubundaki Bugün gazetesinde çalışıyorduk.

Herhalde teklif edilen imkanlar çok iyiydi ki, Rahmi Turan Bugün? den ayrıldı. Etrafta Meydan gazetesi dedikoduları çıkmıştı, Behiç Kılıç Haber Müdürümüzdü ama bize bir şey söylemiyordu.

Sonunda bir gün Dinç Bilgin binada anons yaptırdı.
?Bugün? den ayrılmak isteyenler muhasebeye gidip isimlerini yazdırsınlar. Ödemeleri yapılacak" diye. Bu arada Behiç Kılıç ?da ayrılmıştı. Onun sağ kolu polis servis şefi Baki Avcı ne yapmamız gerektiğini telefonla Behiç Kılıç? a sordu.

" GELMEK İSTEYEN GEREĞİNİ YAPSIN"


İşareti almıştık. Ama Bugün gazetesi çalışanları da ikiye bölünmüştü. Bazıları gazeteden ayrılmak istemiyordu. Behiç Kılıç? la çalışmak isteyen bizler muhasebeye gittik, ismimizi yazdırdık.

Hemen hemen çoğumuzun kıdem tazminatı ve ikramiye alacağı vardı. Muhasebeden önümüze birer kağıt uzatıldı, gazeteden alacağımız bir şey kalmadığını gösteren bu kağıdı imzalamamız istendi.

Şaşırmıştık, muhasebedekiler bu kağıdın formalite olduğunu, alacaklarımızın hesaplanıp birkaç güne kadar ödeneceğini söylüyorlardı.

Tekrar telefonla Behiç Kılıç arandı, ? İmzalayın? deyince 40? dan fazla kişi bu kağıtları imzaladık. Ertesi gün Sabah gazetesinin binasına geldik. Amacımız ödemenin ne zaman yapılacağını öğrenmekti, muhasebeden beklememiz istendi. Saat 11.00? e doğru binada bir anons yapıldı,
"Bugün? den ayrılanlar hemen binayı terk etsinler. Yarım saate kadar binadan çıkmazlarsa polis gücü kullanılarak çıkartılacaklar.?

Behiç Kılıç, şimdi Milliyet? in ilan servisi olarak kullanılan Cağaoğlu? ndaki binadaydı. Meydan gazetesi orada çıkartılacaktı. Onu aradık ,
"Bırakın onları, kimseyle konuşmayın, hemen buraya gelin. Biz zararınızı telafi ederiz?
dedi.

Tek kuruş almadan 40 civarındaki arkadaşımla o gün Bugün gazetesinden Meydan gazetesine geçmiş olduk. Ama o 40? dan fazla gazetecinin Bugün gazetesinde kalan haklarını kimse telafi etmedi. Konu gündeme bile gelmedi.

KOLU İNCİNMİŞ

Behiç Kılıç Meydan gazetesinde Haber Müdürüydü. Ben de onun deyişiyle 'sağlık haberleri sorumlusu'. Bir gün Aksaray? daki bir haberi yapmış gazetenin arabasıyla dönüyordum. Arabadaki telsizden beni aradılar. Behiç Kılıç? ın Yeşilköy? deki İnternational Hospital? a götürüldüğü söylenip, benim oraya gitmem istendi.

Hastaneye gittiğimde polis servisi şefi Bakı Avcı ile birlikte 10? dan fazla polis muhabirinin orada olduğunu gördüm. Kılıç? ın kolu askıya alınmıştı. Kolu incindiğinden birkaç gün kolunu kullanmaması istendi.

Behiç Kılıç beni görünce ?sende mi buradasın? dedi, yüzünden büyük bir memnuniyet ifadesi okunuyordu. O gazetenin arabasıyla önde, arkada polis muhabirlerinin bir kısmının bindiği başka bir araç, Kılıç? ın evine yönelindi. Bende gazeteye döndüm.

15-20 gün sonraydı. Haberden dönmüştüm. Saat 18.00 civarıydı. Servise çıktığımda bir sayfa sekreteri arkadaşımın karnının çok ağrıdığı söylendi. Sağlık muhabiriyim ya bana söylüyorlar ve ne yapmam gerektiği soruluyordu.

O arkadaş sayfanın başındaydı ama esmer teni daha da kararmıştı, alnından boncuk boncuk ter damlıyordu. Lami Erdoğdu?yu Son Havadis gazetesinden tanırdım. İşine çok bağlı, sorumluluk bilinci olan bir arkadaştı. Hastaneye götürme teklifimi sayfanın bitmesinden sonra diye erteliyordu.

5 DAKİKA GECİKİLSEYDİ APANDİSTİ PATLAYACAKTI

Ama her dakika daha da fazla kıvranıyordu. Behiç Kılıç gazetede yoktu. Sağ kolu olan Baki Avcı? ya onu aramasını, durumu anlatmasını söyledim. Behiç Kılıç, Lami? yi hemen iyi hizmete veren, güvendiğim bir hastaneye götürmemi istemiş. O yıllarda da SSK hastanesinin de, devlet hastanesinin de durumu şimdikinden pek farklı değildi.

Lami? yi Nişantaşı?ndaki Amerikan Hastanesi?ne götürdük. Muayene, tetkik, tahlil derken Lami? nin apandisitinin patlamak üzere olduğu ortaya çıktı. Doktor hemen ameliyat derken o hala yarım kalan sayfasını düşünüyor, gazeteye dönüp sayfayı bitirdikten sonra ameliyat olabileceğini söylüyordu. Doktor da, ben de onu dinlemedik, hemen ameliyat hazırlıkları başlatıldı ve Lami ameliyat oldu.

Ertesi günü haberden gazeteye geç döndüm. Merdivenlerde Behiç Kılıç? la karşılaştım , yüzüme alaycı bir ifade ile bakarak,?Dilek, Lami? yi Amerikan Hastanesi?nden başka götürecek daha pahalı bir hastane yok muydu. Rahmi bey merak ediyor da...?

Ben durumun acilliğinden bahsedecektim ama o dinlemedi bile. Belli ki gelen hastane faturası onları sinirlendirmişti. Halbuki ameliyatı gerçekleştiren operatörün anlattığına göre müdahalede 5-10 dakika gecikilseydi Lami? nin apandisiti patlamıştı.


Bu yazı toplam 3442 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim