• BIST 96.455
  • Altın 222,078
  • Dolar 5,6626
  • Euro 6,5275
  • İstanbul : 17 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İzmir : 21 °C

Günümüzde Sağlık Sistemi Karmaşası…

Yıldız Tümerdem



Gelişmiş Çağdaş Toplumların görüşü olarak sağlık; bireysel değil, toplumsal bir konu olarak ele alınmaktadır. Sağlık sorunları da Ulusal olmanın ötesinde Uluslararasıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)?ne göre sağlıkta toplumsal iyilik kavramı kabul görmektedir. Buna göre; Sağlık, yalnızca hastalık yada sakatlığın olmayışı değil, bedensel, akılsal-ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik durumudur.

Uzun ve sağlıklı yaşam ise insan için temel haktır. Anayasal hak olarak, tüm dünyada; ?din, ırk, cinsiyet, etnik yapı, siyasal görüş ve sosyoekonomik-kültürel durum ayırımı gözetilmeden herkes, eşit koşullu olarak, devletin öngördüğü sağlık hizmetlerinden yararlanmalıdır. Sağlığın korunması, hastalıkların tedavisinden önce gelmelidir.

Ülkemizde, Anadolu topraklarında yaşama hakkı olan bizler için, Cumhuriyetin ilanından önce 2 Mayıs 1920?de Büyük Millet Meclisi ?inde kabul edilen 3 sayılı yasa ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı kurulmuştur.

Bir anlamda dünyada bir ilkin öncüsü olan Sağlık Bakanlığı; 1936 yılında yürürlüğe giren 3017 sayılı Örgütlenme Yasası ile de Devlet adına, gereken sağlık hizmetini verebilmek için; Sağlıkta Yetki ve Sorumluluk görevi üstlenmiştir. Sağlıklı olmak için verilen hizmet de; ?Sağlık Hizmeti? olarak tanımlanmıştır. Sağlık hizmeti; ?öncelikli olarak toplumun sağlıklı olabilmesi için hastalanmadan önce bireylerin muayenesi, sağlık konularında eğitilmesi, insan sağlığına zarar verecek olan etkenlerin yok edilmesi, hastalıkların tanısı için hasta muayenesi, bedensel, akılsal ve ruhsal yetenekleri azalanlara yeteneklerini yeniden kazanmaları için tıbbi bakım verilmesi? olarak tanımlanmıştır.

Tanıma uygun hizmet verme sonucunda da; Bireyler, hastalıklardan ve organ engellerinden-özür-korunacak ve de sağlıklı şansını yakalayabilecektir.Bütün bunlar için öngörülen Sağlık Hizmeti, tüm gelişmiş Ülkeler tarafından kabul gören; Ekip Hizmetidir. Evde-ayakta yada hastanede verilen hizmetler, birbirinden kopuk değildir, zincirin halkaları gibi süreklidir. Bu hizmetlerin başarılı olabilmesi için; Sağlık personeli sürekli olarak eğitilmeli ve denetlenmelidir.

Hizmet verilirken, toplumun sosyokültürel yapısı ve idari örgütlenmesi iyi bilinmeli ve hizmet modeli idari örgütlenme modeli içinde, uyumlu olmalıdır.

SAĞLIK HİZMETLERİ

Sağlık Hizmetleri üç aşamalıdır; 1. Birinci Aşama. Temel Sağlık Hizmetidir. Önleyici yada Koruyucu Hekimlik Hizmetidir. Toplum bireylerini sağlıksız olmaktan koruyacaktır. Pratisyen Hekimin yönetiminde, Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru, Çevre Sağlığı Teknisyeni ve Yardımcı Personelin yanı sıra Diş Hekimi, Psikolog, Diyetisyen, Sosyal Hizmet Uzmanları ekip olarak hizmet verirler. Bu hizmet; Ucuzdur, kolaydır, yüz güldürücüdür.

2. İkinci Aşama. Erken Tanı ve Tedavi Hizmetidir. Bu hizmet de aslında ilk basamak hizmeti gibi, ucuz, kolay ve yüz güldürücüdür.

3.Üçüncü Aşama. Rehabilitasyon Hizmetidir. Bireye, Aileye,Topluma, parasal yük getiren pahalı bir hizmettir. Hastalıkların yan etkilerinin görüldüğü, kronikleştiği, doğal afetler ve de kazaların neden olduğu organ engelleri / bozukluklarının değişik yöntemlerle tedavilerinin sonuçları her zaman yüz güldürücü olamayabilir. Kalıcı engeller hatta ölüm kaçınılmaz sonuç olarak beklenmelidir.

Sağlık Bakanlığının Sağlık Hizmeti verilmesi için geliştirdiği örgüt modeline ?Sağlık Hizmetlerinin Örgütlenmesi? denilir. Çalışmaları için dört ana kaynaktan yararlanmaktadır.

1. Sağlıkla ilgili kuruluşlar
Bunlar; Üniversiteler,Tıp Fakülteleri, Kamu ve Özel Sektör İşbirliği, Uluslararası Sağlık Kuruluşlarıdır.

2. İnsan Gücü: Bakanlığa bağlı sağlık hizmeti veren personel.
Bunlar; Hekim, Diş Hekimi vb. Sağlık Çalışanları,Tıp dışı Bilim Dallarında yetişenler, Yardımcı personel-müstahdem ,şoför vb. çalışanlardır.

3. Sağlık Üniteleri : Koruyucu ve Tedavi edici hekimlik hizmetlerinin verildiği Hastaneler, Dispanserler, Merkezler Sağlık Ocakları, Sağlık Evleri, Dispanserler, Laboratuarlar, Gezici Sağlı Üniteleridir.

4. Sağlık Finansmanı: Genel Bütçeden Sağlık İçin Ayrılan Pay, Zorunlu Sigorta Fonları-Sosyal Sigorta-Emekli Sandığı-, Yardım Dernekleri, Gönüllü Kuruluşlar, Uluslararası Finansman kaynaklarıdır.

10 Aralık 1948?de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile toplum sağlığının önemi, ayırımsız yaşamın değeri, sağlığın temel hak olduğu doğruları kabul edilmiştir. Toplumsal Sağlık, Ulusal ve Uluslararası Örgütlenmeler, hekimlikte yeni bir uygulama başlatmıştır.

Temel Sağlık Hizmetleri, Alma Ata Bildirgesi ile tüm dünyada kabul edilmiştir. Bildirgedeki maddelerin çoğunluğu, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında, sağlık alanında alınan ilk kararların yıllar sonra kabul gördüğünün göstergesidir.

TOPLUM HEKİMLİĞİNİN ÖNEMİ

Toplum Hekimliği, 1956?da Dünya Sağlık Örgütü toplantısına konu olmuş, Amerika Birleşik Devletleri, Kentucky Üniversitesi-Lexington Tıp Fakültesinde, Prof. Dr. K.W.DEUSCHLE tarafından Toplum Hekimi Bölümü kurulmuştur. Tıp Fakültesi öğrencilerine, sağlık personelinden oluşan bir ekiple, toplum içinde koruyucu ve tedavi edici hekimliğin nasıl uygulanacağını, toplumun öncelikli sağlık sorunlarını, uygulamalı çalışmalarla öğretmeyi, bilimsel yöntemlerle sonuca varmayı öğrenmelerini hedefleyen bir eğitim programı hazırlanmıştır.

Benzer program, Prof. Dr. NUSRET FİŞEK? in girişimleri ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde kurulan Toplum Hekimliği Bölümünde, Hekim ve Hemşirelerin eğitilmeleri için uygulanmıştır. Bunu Erzurum Üniversitesi Tıp Fakültesinde Toplum Hekimliği Bölümü Kurcusu Prof. Dr. Rahmi DİRİCAN ile birlikte görev alan çocuk hekimlerinin çalışmaları izlemiştir. Hizmet ve eğitim çalışmalarındaki başarı diğer Tıp Fakültelerine de örnek olmuştur. 1980 yılında Hacettepe ve Amerika?da eğitim görmüş, Çocuk Hekimi ve Toplum Hekimi Uzmanı ben de doçent olarak benzer uygulamayı, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde de başlattım.

Toplum Hekimliği Eğitim Programı, Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde kurulan Sağlık Ocaklarında Tıp Fakültesi ve Hemşirelik Yüksek Okulu öğrencilerine ve Asistanlarına uygulanmıştır.

Sonraları, YÖK(Yüksek Öğretim Kurumu) Yasası ile Hijyen ve Koruyucu Hekimlik Kürsüleri, ile Toplum Hekimliği Bölümleri?nin yerini Halk Sağlığı Anabilim Dalları almıştır. Ülke genelinde Tıp Fakültelerinde, Üniversitelerin ve Tıp Fakültelerinin olanaklarının ve Anabilim Dallarında görev yapan öğretim üyelerinin Temel eğitimleri ve konuya bakışları ile bağlantılı olarak Tıp Fakülteleri başta olmak üzere, Diş Hekimliği, Eczacılık Fakülteleri ve Hemşire Okulları öğrencileri, bu konuda uzmanlık eğitimi alan asistanlara, Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerine uygulanan Halk Sağlığı Eğitim programları farklılık göstermekle birlikte, Toplumsal Sağlığın iyileştirilmesini hedefleme konusunda benzerlik göze çarpmaktadır.

Türkiye ?de 1961 yılında yürürlüğe giren 224 Sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesine ilişkin Yasa 1963 yılında Pilot İl olarak seçilen Muş İlinde kurulan Sağlık Ocakları çalışmaları ile yaşama geçirilmiştir. Başarılı çalışmaların ardından 1980?li yılların sonuna doğru tüm ülkede uygulama başlatılmıştır. Ancak istenen başarı tam olarak sağlanamamıştır.

Sağlık Ocakları ve Evlerinde personel, araç-gereç yetersizliği nedeniyle hizmetler aksamış, koruyucu hekimlik hizmetleri kapsamında olan evde-ayaktan izleme ?tedavi yapılamamıştır. Yasa gereği, Sağlık Ocaklarında sorunun çözümlenemediği durumlarda hastanelere ?Sevk? için oluşturulan Zincir kopmuştur.

Sağlık Ocaklarında düzenli yapılması gereken ev ziyaretleri yapılamamış, sağlık eğitimi verilememiştir. Aşılama programları, anne-çocuk sağlığı ve aile planlaması, çevre sağlığı, adli hekimlik, yönetimsel hizmetler vb. çok yönlü verilmesi gereken hizmetler zamanında verilememiştir. Bu aksaklıklar Tıp Eğitimi gören öğrencilerin konu ile ilgili edinmeleri gereken kuramsal bilgilerini kullanabilecekleri uygulama alanlarını bulamamalarına ve eğitimlerinin yetersiz kalmasına neden olmuştur.

Tıp Fakültelerinin Halk Sağlığı Anabilim Dallarının Sağlık Bakanlığı ile işbirliği içinde yapılması gereken çalışmaların aksaması ya da yapılamaması sonucunda, temel sağlık hizmetleri örgüt modeli ve çalışmalar, fakülte dershanelerinin duvarları arasında kuramsal öğrenim modeli olarak kalmıştır. Bu yetersizlikler, Sağlık Ocaklarına atanan Hekim ve Hekim Dışı Sağlık Personelinin Hizmetlerine de yansımış, dolaylı olarak topluma verilmesi gereken Koruyucu ve Tedavi Edici Hekimlik Hizmetleri Yeterli ve Doğru olarak verilememiştir.

Tıp Fakültesi öğrencilerinin Halk Sağlığı Eğitimleri, öğrenim gördükleri Tıp Fakültelerinin konuya bakış açıları ve Öğretim Üyelerinin kendi eğitimleri sırasında konuyla ilgili edinimleri, Tıp Fakülteleri Halk Sağlığı Anabilim Dallarında, Hekim Dışı Öğretim Üyesi Sayısının Hekim Sayısının toplamından fazla olması, uygulamalı hekimlik hizmetlerini ister istemez aksatmaktadır. Bu değişim onların Pratisyen Hekim olarak sağlık ünitelerindeki Topluma yönelik temel sağlığı iyileştirici çalışmalarını çoğu kez olumsuz olarak etkilemektedir.

 

Bu yazı toplam 1961 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim