• BIST 98.808
  • Altın 229,000
  • Dolar 5,7932
  • Euro 6,7050
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 23 °C
  • İzmir : 21 °C

HAFIZA KAYBI

Kaynak Selekler

 

İstanbul Gazetelerinden birisinin geçen günlerdeki haberine göre “geçirdiği kazada aldığı darbeyle hafızasını yitiren hasta her gün aynı soruları defalarca soruyor, annesi sabırla cevaplıyor. Ayrıntıya göre, annesi kızıyla her güne sıfırdan başlıyor, çeşitli kişi ve olaylarla ilgili defalarca sorduğu aynı sorulara sabırla yanıt veriyor.”

Nöroloji’de hafıza kaybının eşlik ettiği birçok hastalık var. Sözü edilen hafıza bozukluğu nasıl bir bellek bozukluğu ve nasıl bir harabiyetin sonucu?

Bu sorunun yanıtına geçmeden önce nasıl bellek oluşturuyoruz sorusunu gözden geçirmek gerekir. Kabaca bellek üç aşamalı oluşur ve çalışır. 1. Kayıt, 2. Depolama ve saklama 3. Geri çağırma veya hatırlama. Gündelik hayatta binlerce enformasyon bombardımanı altındaki kişi belleğine gereklileri, önemlileri ve duygusal iz bırakanları alır. Bu enformasyonların kaydedilmesi ve beynin ilgili alanlarında depolanıp saklanması gerekir. Daha sonra hatırlanması istenen bilgi, saklandığı yerden geri çağrılıp hatırlanır. Kayıt ve depolama belleğin yakın hafıza bölümünü oluşturulur, uzak hafızadan ise enformasyonlar geri çağrılıp hatırlanır. Yakın hafızanın süresi ortalama 30 dakika, uzak hafızanın ise ömür boyudur. Kayıt edilmeyen veya kısa bir süre sonra silinen bilgiler hatırlanmaz. Unutkanlık belleğin işleyişine göre iki türlü olur. 1. Aklında tutamamak  (kayıt edip saklayamamak), 2.Hatırına gelmemek (geri çağıramamak). Unutkanlık toplumda yaygındır. Her unutkanlık hastalık değildir. Fakat bazan da unutkanlık, altta yatan ciddi bir hastalığın öncü belirtisi olabilir. Unutulmaması gerekenlerin unutulması, zamanla artması hastalık için bir ipucu olabilir. Gereğinde tıbbi yardım istenebilir.

 “Mnesia” Yunanca bellek, “amnesia” ise belleğin yokluğu anlamına gelir. Kısaca amnezi bellek kaybını ifade eder. Beyinde oluşan harabiyetin derecesine göre bellek kısmen veya tamamen bozulmuştur. Romanlarda ve filmlerde konu edilen psikojenik tipini hariç tutarsak organik nedenlere bağlı çok çeşitli tipleri bulunur. Pratikte amnezi tabloları nadir olmayarak diğer bellek bozukluğu yapan klinik tablolarla/hastalıklarla karıştırılır. Bunlardan biri, bellek bozukluğu ile giden en sık hastalık olan Alzheimer’dir. Bellek bozukluğu Alzheimer hastalığının olmazsa olmaz bir belirtisidir ve en erken dönemde ortaya çıkar. Alzheimer’li hastalar yakın bellek oluşturamazlar. Duyduklarını, gördüklerini beyinlerinde kayıt edip saklayamazlar. Bu nedenle aynı soruları tekrar tekrar sorarlar, aynı konuları tekrar tekrar anlatırlar. Çünkü hastalık beyinde bellek ile ilgili bölge (hipokampus)’den başlar. Bu bölgede görevli sinir hücreleri ve bağlantıları hastalığa bağlı harap oldukça, bellek bozukluğu giderek artar ve uzak hafızada da bozukluklar ortaya çıkar. Fakat Alzheimer hastalığı, çoğu kez sanıldığı gibi, sadece hafıza bozukluğu ile giden bir hastalık değildir. Hastada bellek bozukluğu yanında, dikkat, lisan, yer-kişi zaman yönelimi (görsel-mekansal işlevler), akıl yürütme/ karar verme/ yargılama (yürütücü işlevler) gibi zihinsel fonksiyonlarda da bozukluklar ortaya çıkar. Hasta, hastalık boyunca giderek aratan tarzda bu bozuklukları gösterir. Aslında Alzheimer hastalığındaki hafıza bozukluğu da amnezidir.

En sık amnezi tipleri şunlardır:

Anterograd (öne doğru) amnezi: Bu tipte yeni bellek oluşturulamaz, fakat olaydan önceki uzak hafıza sağlamdır. Nedenleri kronik alkolizm, ağır beslenme bozukluğu, inme, ameliyat, anoksi (kömür zehirlenmesinde olduğu gibi beynin oksijensiz kalması) ve kafa travmasıdır.

Retrograd (geriye dönük) amnezi: Bu tipte, amneziden önceki bellekteki bilgiler geri çağrılamaz, hatırlanamaz. Bazı hastalar, amneziye neden olan olaydan sonra yeni hafıza oluşturabilir. Retrograd amnezinin en sık sebepleri, beyinde bellek ile ilgili, hipokampus’a komşu beyin bölgelerinde harabiyete neden olan kafa travması, inme, beyin tümörleri, beyin iltihabı (ensefalit), anoksi (oksijensizlik) ve kronik alkolizmdir. Retrograd amnezili kişiler, ayrıntılardan çok, genel bilgileri hatırlayabilir. Yakın bellek bozukluğunun düzelmesi zorsa da uzak hafızadan geri çağırma (hatırlama) daha kolaydır.

Posttravmatik (travma sonrası) amnezi: Kafa yaralanmalarından sonra görülür. Bu tip amnezi anterograd, retrograd veya karma (mikst) tipte olabilir. Travmanın derecesine göre geçici veya kalıcıdır. Olayın şiddetine göre kişide kim olduğu bilgileri kaybolabilir. Amnezi eğer uzun sürüyorsa iyileşmenin uzun zaman alacağını gösterir.

Yukardaki bilgilerin ışığında yorum yapılırsa, hastanın genç olması ve bellek bozukluğunun travma sonrası ortaya çıkması nedenleriyle, sözü geçen kişinin Alzheimer olmadığı açık. Gerçi genç yaşlarda genetik nedenli nadir Alzheimer tabloları olsa da, Alzheimer hastalığı belirtilerini 65 yaşından sonra gösteren, sinsi başlangıçlı, yavaş ilerleyen, sadece bellek bozukluğu ile değil, diğer zihinsel işlevlerin de bozulduğu, ilerleyici, geri döndürülemez, kronik bir hastalık. Fakat yaşlı bir kişide kafa travmasından sonra ortaya çıkabilecek benzer bir tablo, Alzheimer hastalığıyla karıştırılabilir.

Burada tartışılan kafa travması sonucu ortaya çıkan tipik bir “posttravmatik amnezi” tablosu. Sözü edilen talihsiz hasta, şiddetli bir kafa travması geçirmiş, olayın etkisiyle bir süre yoğun bakımda kalmış, servisten çıktıktan sonra da hafıza bozukluğu tablosu göstermiştir. Hadisenin gidişinden, beyninde hipokampus ve çevresinde harabiyet olduğu anlaşılmaktadır. Beynin bellek ile ilgili bölgeleri zedelendiği için, hasta hafıza oluşturmak için gerekli kaydı yapamamakta ve beyninde depolayıp saklayamamaktadır. Beyninde bir kayıt olmadığı için de sorularına verilen yanıtları hatırlayamamakta, aynı soruları tekrar tekrar sormaktadır.

 

 

Bu yazı toplam 11783 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim