• BIST 80.580
  • Altın 557,45
  • Dolar 2,2180
  • Euro 2,7770
  • İstanbul : 11 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İzmir : 13 °C

HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Haseki Sultan tarafından külliye olarak yaptırılan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde o zamanlar cami, medrese sübyan mektebi, hamam, han ve darülşifa bulunuyordu.



20 dönümlük alanda 40 bin metrekarelik bir alanı kapsayan hastane zamanla değişime uğradı, revizyonlar geçirdi. Binalar eklendi. En yeni bina ise 50-80 yıllık. Başhekim Op. Dr. Haldun Ertürk , SAĞLIĞINSESİ ’nin sorularını yanıtladı: 

Hastanede hangi branşlar var? Ne tür ameliyatlar yapılıyor? Yapılmayan ama hedeflenen ameliyatlar da var mı?

 Hastanemizde tüm branş hekimleri var. Ama bunların bir kısmı poliklinik seviyesinde. Yataklı değil. Biz eğitim ve araştırma hastanesiyiz. Eğitim ve Araştırma haricinde psikiyatri, fizik tedavi, göğüs kalp damar cerrahisi onkoloji yok. Ama uzman doktorlar var. Poliklinik hizmeti yapıyorlar. Ancak yataklı servisleri yok. Konsültan olarak çalışıyorlar.

Peki bunlar içinde yataklı servis açmayı düşünüyor musunuz? 
Şu anda iyiyiz. Zaten hastanemizin önemli kısmı derme- çatma binalarda, merdiven altında bile oda yapmışız. Gecekondu gibi uzantılar var binaların. Durum böyleyken örneğin fizik tedavi kliniği kurmak için 1500- 2000 metrekarelik yer lazım. Onkoloji kliniği için de öyle. Göğüs kalp cerrahisi merkezi kurmayı aklımızdan bile geçirmeyiz. O özel bir dal. Yani biz toplumun yüzde 95’ine talibiz. Diğerlerine de üniversite ve özel dal hastanelerinde bakılsın.

Yıllık ameleiyat sayınız ne kadar?
Op. Dr. Haldun Ertürk : Ameliyat sayımız 2004’ de 11.547 iken, 2005’ de 12.434’ e ulaştı. Göğüs kalp cerrahisi dışında tüm ameliyatları yapıyoruz. Organ nakli de yapılmıyor. Organ nakli yapabilecek teknolojiyle donatılmış ameliyathanemiz var ama o iş de özel dal hastanesinde yapılmalı bence.

Yıllık toplam poliklinik sayısı nedir? Yıllara, mevsimlere göre azalıyor mu , artıyor mu, neden? Poliklinik sayısının en yüksek olduğu branşlar hangileri.
2004 yılında toplam poliklinik sayımız 1 milyon civarında. Günlük 3000-3500 civarında. Yazın,ramazanda poliklinik sayımız azalır, kışın 3500' ü bulur. Pazartesi en yoğun Cuma ise en tenhadır. En yüksek poliklinik dahiliyede olur. Ama KBB da da kadın doğumda ve gözde de yüksektir.


Yatak sayısınız, doluluk oranınız nedir, mevsimlere ve yıllara göre bir değişim gösteriyor mu?
Doluluk oranımız yüzde yüzün üstünde yani. Günü birlik yatışlar oluyor Bazı branşlarda ameliyat oluyor, öğleden sonra taburcu ediliyor. Böylece doluluk oranı yüzde 105’ i buluyor. Normalde ise yüzde 96-98 civarında. Zaten İstanbul’da en zor yatak bulunan hastanelerden biriyiz. 531 yatağımız var. Mevsim doluluk oranlarında değişme olmuyor. Ama bazı branşlarda 1-5 ay sonrasına gün veriliyor. Örneğin ortopedi ve KBB 3 ay sonrasına gün veriliyor. 

Neden?
2 yıl öncesine kadar bize basit ameliyatlar gelirdi. Fıtık, safrakesesi gibi. Sosyal güvenlik kurumları özel hastanelerle anlaşınca bu hastalar oraya gider oldu. Bize Türkiye’nin her yerinden hatta yurt dışından komplikasyonlu özel hastalar geliyor. Örneğin ortepedist olduğum için kendi branşımla ilgili olarak söyleyeyim, normal bacak kırığı gelmiyor. 8-10 parçaya ayrılmış kırıklar geliyor. Normal bir ameliyat 1 saat sürerken böyle özellikli ameliyatlar 3 saat sürüyor.

Doktor, hemşire, eczacı diş hekimi ve diğer personel sayısı ne kadar? İhtiyaca yanıt veriyor mu? Hangi branşlarda, ne kadar elemana ihtiyacınız var? Bu eksiklik hizmete nasıl yansıyor, yansımaması için neler yapıyorsunuz?
Doktor sayımız birçok branşta yeterli ama bazılarında yetersiz. Örneğin dahiliyeye 20-30 doktor ihtiyacımız var. Hemşire sıkıntımız daha büyük .150 hemşire açığımız var. Mevcut hemşire sayımız 230’ dur.

Hastanemizde 617 hekim, 17 de diş hekimi bulunuyor. Toplam personel sayısı ise 988’dir. 20 klinik şefi, 25 klinik şef yardımcısı, 42 başasistan, 206 uzman, 282 asistan, 42 acil poliklinik tabibi, 28 röntgen teknisyeni, 18 diş teknisyeni, 2 psikolog, 1 diyetisyen, 2 tıbbı teknolog çalışıyor. 460 kişi de taşeron firmaların temizlik, yemek işlerine bakan elemanı var.

Peki eksik kadroyla çalışmak çalışanlara ek bir yük yüklemiyor mu?

Böyle büyük bir hastanede gece bir dahiliye uzmanı nöbet tutuyor. Doktorlara 4-5 günde bir nöbet gelir. Ertesi gün izin yok, iş başı.. 3 tane yatan hastalara, 3 tane de acile bakan doktor gerekli ama yok. 1 dahiliyeci sabaha kadar motorize ekip gibi oradan oraya koşuyor.

2 yıl içinde 6 dahiliye uzmanı başka yerlere tayinini yaptırdı. Çünkü burada gerçekten şartlar çok ağır.

Sosyal güvenliği olan hastalara (SSK, Bağkur, emekli sandığı gibi) devlet hastanelerinin açılması hizmetinizde aksamalara neden oldu mu, yoğunluk nasıl, artış var mı? Bu artışın oranı nedir? 
Yükümüz yüzde 40 oranında arttı. Daha fazla hasta geliyor. Gelen hastaların da yaklaşık yüzde 45’i SSK’lı.

Doktor ihtiyacından bahsettiniz bu ihtiyaç ne kadar?
Örneğin ortopedide ihtiyacımız yok. KBB da da. Ama nöroloji de 2 uzmana ihtiyaç var. Cerrahide nöroşirürji de uzmana ihtiyaç bulunmuyor.

Doktor, hemşire sayısınız az, hasta fazla bu durum çalışanları nasıl etkiliyor?
Tabi ki çalışanların üzerine yük getiriyor.Bir de basın hastane ve doktor aleyhine yayınlar yapınca buraya gelen herkes çekilen sıkıntıları bilmiyor.Ön yargılarla geliyor. Doktor ve hemşirelerimiz inanılmaz şekilde taciz görüyor. Acilin mekanı belli muayene odası belli ama yağmur gibi hasta geliyor. Oda yok nasıl muayene etsin. 

Araç, gereç tıbbi cihaz durumu en eski ve en yeni araç gereciniz nedir, ne zaman alındı ? Bu yıl yeni alımlarda yapıldı mı, hangi cihazlar, maliyet nedir? Döner sermayeden mi İl Sağlık Müdürlüğü finansmanı ile mi karşılandı? 2006 ‘da almayı düşündüğünüz büyük cihazlar hangileri, nasıl almayı planlıyorsunuz, elemanlı hizmet alımı düşünüyor musunuz? Hangi cihazlarda?
Tıbbi araç- gereç durumumuz iyi. Daha da iyi olacak. Ama hastanenin ihtiyacı tabiî ki bitmiyor. Branşlara göre eksik olan veya talep edilen cihazları alıyoruz. Bir kısmı Sağlık Bakanlığı Hudut Sahillerden, bir kısmı il özel idaresinden, bir kısmı da döner sermayemizden karşılandı karşılanacak da..

EMAR almayı istiyoruz. Paramız var ama koyacak yerimiz yok. Kemik yoğunluğu ölçüm cihazı için de öyle.

Kısa ve uzun vadede hedeflerinizden bahseder misiniz? Neler yapmayı hedefliyorsunuz?
Hedefler güzelde gerçekleştirmek için bazen sıkıtılar yaşanıyor. Örneğin bütçe yapıyoruz ama hastaneye gelen para da sıkıntı var. Bizim paralı hasta oranımız yüzde 3 civarındadır. Bize kamu hastası geliyor. 35 trilyon alacağımız var. Bunun 4-5 trilyonu 2004’ den kalma. 2005 yılı bütçemiz de 65 trilyon.

Eğer alacaklarımızı alabilseydik hedeflerde şaşma olmazdı, her gün karar değiştiriyoruz. Gelen paraya göre hareket ediyoruz yani.. Ama tüm araç -gereçlerimizi yenileyip yedeklemeye çalışıyoruz. Örneğin atroskopi yapıyorsunuz, 2 ay sonrasına gün Geliyor, arıza oluşabiliyor tekrar 2 ay sonra deniliyor.İnsanları bekletmeyelim dire yenisini alıyoruz. Bu hastanede her gün 500 hastaya röntgen çekilir, 200 hastaya ultrason, 600 hastaya da laboratuar tetkiki yapılır. Aynı şekilde EEG ve EMG var ama EMG’ yi uzman doktor yapıyor, 1 saat sürdüğünden 2006’ın ortalarına gün veriliyor.

Döner sermayeden de sağlık çalışanlarına dağıtılan pay konusunda da bilgi alalım?
Döner sermayeden ayda brüt 1,5 trilyon dağıtıyoruz. Uzman doktor oluşuna branşına göre değişiyor ama muayenehanesi olmayan bir hekim ayda 2-3 milyar olan da 400 milyon – 1 milyar arasında arsında alıyor. Hastaneye gelir getiren branşlardakiler daha fazla alıyor yani. Hemşirede çalıştığı bölüme ve tahsiline göre 400-800 milyon lira arasında alır. En fazla alan da yoğun bakım hemşiresidir.


Çalışanların memnuniyeti motivasyonu için neler yapıyorsunuz? Neler yapmayı düşünüyorsunuz? 
Para çalışan için önemli bir motivasyon kaynağı. Bu nedenle çoğu mutlu ama hastanenin sosyal alanları dinlenebileceği spor yapabileceği yerler lazım, bizim kafeteryamız bile yok. Mekan yetersiz. Ama yeni yapılacak binada kafeterya ve sosyal etkinlik yerleri olacak.

Hedefleriniz ? 
Kısa vadede teknolojimizi arttırmak yeni binayı açmak. 

Ya akredite olmak...
Op. Dr. Haldun Ertürk :İstenenleri şu halimizle sağlayamıyoruz ki. Uzun vadede düşünüyoruz tabii. Önce mekanlarımızı düzeltelim sonra akredite oluruz tabii.

Teşekkürler.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim