• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul : 15 °C
  • Ankara : 5 °C
  • İzmir : 11 °C

HASTANE/ KLİNİK/ ANABİLİM DALI/ BİLİM DALI

HASTANE/ KLİNİK/ ANABİLİM DALI/ BİLİM DALI
Dilek Süzen

Hacettepe Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi?nde görev yapan Serhat Ünal, 1989 yılında doçent, 1995 yılında profesör oldu.1991 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi olarak çalışan Prof. Dr.Serhat Ünal , 2001 yılında İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı seçildi ve halen bu görevi devam ettiriyor.

2006 yılından itibaren de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olarak görev yapanProf. Dr.Serhat Ünal Sağlığınsesi ?nin sorularını yanıtladı.


Sağlığınsesi :Anabilim Dalınızın kuruluşu ne zaman, kimin yada kimlerin tarafından gerçekleşti?
Prof. Dr.Serhat Ünal :İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hacetepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde 1964 yılından başlayarak çalışmalarını sürdürmektedir. Prof.Dr.Şeref Zileli tarafından kurulmuştur.

Sağlığınsesi :Akademik kadronuz hakkında da bilgi verir misiniz?
Prof. Dr.Serhat Ünal :38 profesör, 12 doçent, 10 öğretim görevlisi ve yardımcı doçent var.

Sağlığınsesi : Hemşire, yardımcı personel sayısı yeterli mi? Ne kadar kişiye daha gereksiniminiz var?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Yetersiz. 20? ye yakın hemşire ve yardımcı personel ihtiyacımız var.

Sağlığınsesi :Bu açığı nasıl kapatıyorsunuz? Hizmette bir aksama oluyor mu?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Asistan doktorlarımızın daha fazla mesai yapması ile kapatıyoruz. Aksama olmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

Sağlığınsesi :Yıllık poliklinik ve ameliyat sayısınız nedir? Yıllara göre azalıyor mu artıyor mu, neden? Mevsimsel değişiklikler yaşanıyor mu, neden?
Prof. Dr.Serhat Ünal :95000 poliklinik /yıl (yandallarımızla beraber). Bu sayı her geçen yıl yüzde 5-10 arasında artış göstermektedir. Yaz aylarında başvuruda yaşanan yoğunluk biraz azalmakla birlikte bakılan hasta sayısında azalma olmamaktadır.

Sağlığınsesi :Yatak sayınız nedir, yeterli mi, ne olmalı, Açığı kapatmak için nasıl bir uygulama yapıyorsunuz? Yıllık doluluk oranınız ortalama nedir? Yıllara ve mevsimlere göre değişiyor mu, neden?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Yatak sayımız 9 adet yoğun bakım yatağı, 13 adet enfeksiyon servisi yatağı ve 26 adet onkoloji servisi yatağına ek olarak 110 adet iç hastalıkları servis yatağı mevcuttur.

Yatak sayımız yıllardan beridir yetersizdi, halende yetersizdir. Bunu halen inşaatı sürmekte olan servisimizin olması ve hastaneye başvuran hasta sayısının fazla olmasına bağlayabiliriz. Yıllık doluluk oranımız %98?e yaklaşmaktadır. Doluluk oranımızda herhangi bir azalma olmamıştır. Talebin çok olması nedeniyle hasta kabul edemediğimiz dönemler olmaktadır.

Sağlığınsesi : Anabilim Dalınızın yıllık bilimsel yayın sayısı ortalama ne kadar?Yıllara göre azalıyor mu, artıyor mu, hedefiniz nedir?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Yıllara göre artma olmakla birlikte yıllık uluslararası yayınımız 150 adettir. Ulusal yayınlar ile bu rakam 600?ü geçmektedir. Hedefimiz bilim dünyasına katkıda öncülük edecek ve ülkemize Nobel ödülünü getirecek bilimsel çalışmaları bünyemizde ve de fakültemizin diğer bölümlerinin de katkısıyla gerçekleştirmek.

Sağlığınsesi :Kongre, sempozyum düzenliyor musunuz? Adı ne, ne zamanlar oluyor, katılım sayısı ortalama ne kadarı bulunuyor?.Siz, diğer öğretim üyesi ve asistanlar düzenlenen yurt içi ve dışı kongrelere katılabiliyor musunuz?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Türk İç Hastalıkları Derneğinin düzenlemekte olduğu İç hastalıkları Kongresi Türkiye genelinden yaklaşık 3000 hekim katılmakta. Her yıl anabilim dalımızdan öğretim üyeleri kongrenin düzenlenmesinde emekleri geçtiği kadar kongreye sözlü ve yazılı katılımlarda bulunmaktadırlar. Ayrıca her yıl mümkün olan azami sayıda araştırma görevlilerimizde bu kongrelere katılımı sağlanmaktadır.

Anabilim Dalımızla birlikte Kardiyoloji ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dallarının katkıları ile 12 yıldan beri İç Hastalıkları Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu yapılmaktadır.
Kursa Türkiye?nin çeşitli hastanelerinden yaklaşık 500 meslektaşımız katılmaktadır. Diğer yan dallarımızda ortalama 2 yılda bir kendi alanları ile ilgili bilimsel sempozyum veya kongreler düzenlemektedir.

Sağlığınsesi :Burada en büyük zorluk sizce nedir? Bu zorluk sizce nasıl aşılır? Bazı alanlarda kongre enflasyonu yaşandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu enflasyonun sizce nedeni nedir?

?KONGRE ENFLASYONU VAR?


Serhat Ünal
: En büyük zorluk araştırma görevlilerimizin rotasyon programları ve kongrelerin maliyetinin yüksek olmasıdır. Kongre ve sempozyum enflasyonunun yaşandığını katılıyorum. En yakın örneği olarak yukarıda bahsettiğim İç Hastalıkları Kursunu 12 yıldır biz yaparken diğer bir Tıp Fakültesi, aynı şehirde ve hatta kursumuza çok yakın tarihlerde, iç hastalıkları kursu yapmaya başladı, bu yıl aynı içerikli kursu diğer bir Tıp Fakültesi daha yapacak.

Benzer şekilde aynı konuda hatta yakın tarihlerde kongreler düzenlenmektedir. Nedenini yapanlara sormak lazımdır.

Sağlığınsesi : Kliniğinizi seçecek asistanlardan beklenti ve önerileriniz nedir?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Kliniğimiz İç Hastalıkları kliniği olduğundan asistanlarımızın bireyi bir bütün (fiziksel ve ruhsal) olarak düşünüp, şikayetlerini ve muayene bulgularını analiz ve sentez ederek, birikimleri ile sorunları çözmeyi başarabilmelerini sağlamayı hedefliyoruz.

Koruyucu hekimlik uygulamalarına değer veren, çoklu problem çözme ve sonuca ulaşmada yüksek iradeye sahip hekimlerin İç Hastalıklarına yönelmelerini öneririm.

Sağlığınsesi :Anabilim Dalınızın tıbbi araç- gereç durumu nasıl? İhtiyacı karşılıyor mu? İhtiyaç duyduğunuz tıbbi araç- gereçler var mı, neler, bunların maliyeti nedir, nasıl almayı düşünüyorsunuz?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Bu konu yıllardan beridir çözüm bekleyen sorunlardan biridir. Üniversitemiz kaynakları yeterli olmadığından Derneğimiz vasıtasıyla eksikleri gidermeye çalışıyoruz.

Sağlığınsesi :Tıp mesleğinin geçmişten günümüze durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, cazibe devam ediyor mu, azalıyor mu neden? Sizce öğrenciler, asistanlar geleceklerinden umutlu mu, kaygılı mı? Neden? Sizce çözüm nedir? Tıp Fakültelerindeki eğitim yeterli mi, neler yapılmalı?

"TIP EĞİTİMİNE İLGİ AZALIYOR"




Prof.Dr.Serhat Ünal
:Tıp mesleği geçmişten günümüze gelişimini ve doğal seyrini teknolojideki gelişime paralel olarak ivmelendirmiş, son 20 yılda önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Hastalıkların oluşum mekanizmaları ve tedavileri konularında büyük buluşlar sağlanmış daha büyük keşiflerin önü açılmıştır. Bu hızlı büyüme beraberinde büyük bir ekonomik yük de getirmiştir.

Teknoloji gelişimi ve modernleşmenin sonucunda yaşam tarzı değişiklikleri ve buna bağlı olarak obezite, diyabet, kanser, osteoporoz ve benzeri gibi, bulaşıcı olmayan hastalıklar tüm dünyada çok yaygın görülür hale gelmiştir. Bu hastalıklar ve komplikasyonları neden oldukları iş gücü kaybı ile birlikte tedavileri ile ülke ekonomilerine önemli yük getirmiştir.

Tıp mesleği tüm dünyada halen cazibe merkezi olmaya devam etmektedir. Ancak gelişmekte olan ülkemizde, tıp mensuplarının emeklerinin karşılığını alamamaları ve eğitim periyodunun uzunluğu tıp eğitimine olan ilgiyi azaltmıştır. Asistanlar ve öğrenciler gelecekten kaygılıdır.

Çözüm, genele bakıldığında, temel eğitimini düzenlenerek ve yeterli kılınarak, toplumun eğitim seviyesini gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmayı başarabilmekle, Ulu Önderin de dediği gibi ülkemizi ?muassır medeniyetler seviyesine ulaştırmayı? hedeflemekle başlar. Böylece insanlar kendilerini ve devletlerini idare edebilecek ve geliştirebilecek nesiller yetiştirecek ve onları ülke yönetimine seçecektir.

"TIP FAKÜLTESİ ENFLASYONU DA SÖZ KONUSU"


Özele inildiğinde ise hali hazırda ülkemizdeki tıp fakültesi enflasyonu yaşanmaktadır ve bu fakültelerin eğitimi homojen değildir. Eğitimi vermek için yeterli alt yapı ve öğretim elemanı olan, teknolojiyi kullanabilen fakültelerimizin sayısı ise sınırlıdır. Tıp fakültelerden her yıl 5000?den fazla doktor, tam da eğitilmiş olmadan mezun olmakta, olanakların sınırlılığı ve alt yapı yetersizliği nedeniyle bu hekimler ülke geneline ihtiyaca karşılık olarak dağılamamaktadırlar.

Hekim sayısının değil başta alt yapı ve yardımcı personel yetersizliği nedeniyle ihtiyaca yönelik dağılımın sağlanamaması, gözüken açığın fazla doktor yetiştirmeyle kapatılması gibi hedefe yönelik olmayan beraberinde yetersiz eğitim ve işsizliği de getiren ek sıkıntıları yol açmaktadır.

Çözüm, iyi bir birinci basamak sağlık hizmeti ve koruyucu hekimlik uygulaması için alt yapı eksiklerinin giderilmesi, 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarına sevk zincirinin işlevselliğinin sağlanması gereklidir. Ülkenin önümüzdeki 10 ve 25 yıllık ihtiyacına göre birinci basamak ve gerekli ilgili uzmanlık dalında hekim yetiştirmeyi amaçlayan eğitim politikaları yürütülmesi lazımdır. Sağlıkta mükemmeliyet, sonuçta yüksek kaliteyi getirecektir.

Sağlığınsesi :Ekonomik güçlükler hekimin yaşamını, başarısını sizce etkiler mi, nasıl? Hekim nasıl bir ortamda, hangi şartlarda çalışırsa sizce, mutlu, gelecek kaygısı taşımadan, başarılı ve üretken olur?

HEKİMİN BAŞARISI İÇİN?


Prof. Dr.Serhat Ünal : Ekonomik güçlükler her meslek grubunu ilgilendirdiği gibi hekimlik mesleğinin yürütülüşünü etkilemektedir. Ancak insan hayatı ve sağlığı bu mesleğin temel öğesi olduğundan hiçbir meslekte olmadığı kadar yürütülüşü hata kabul etmemektedir.

Hekimler, alt yapısı ve sistemi oturmuş, sağlık politikalarının günübirlik düzenlenmediği, çağın ve teknolojinin gelişimine ayak uydurmayı başarabilen, hastalıkların tedavisi kadar korunmaya da öncelik veren, sağlıklı ve kaliteli yaşam teminini ana stratejik plan kabul eden sağlık politikalarının uygulandığı, ekonomik güçlüklerin ana kaygı nedeni olmadığı, insana odaklanmış, iyi çalışma ortamı ve koşullarında, meslek hayatlarında başarılı olacaktır.

Sağlığınsesi :Türk tıbbının ve Tıp Fakültelerinin, hekimliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Osmanlıdan bu yana genç Türkiye?de tıp bilimi gerek bilgi üretme, gerekse uluslararası gelişmeleri takip, özümseme ve uygulamada diğer meslek kollarına hep öncü olmuştur. Türk tıbbının Dünya tababetine katkısı değerlendirecek olursa, mevcut bilgi ve yeni fikirler üretme kapasitesinin, ekonomik olarak desteklenmesiyle artacaktır. Bazı tıp fakültelerinin eğitim eksiklikleri, ekonomik zorluklara bağlı öğretici motivasyonu azalması, tibbi döküman ve süreli yayınlara ulaşım zorluğu vardır.

Ancak bu sorunların zaman içinde ortadan kalkması ile eğitim kalitesinin, özellikle güncel eğitim modellerinin de uygulanması ile artacağına inanıyorum.

Hekimlik mesleğinin saygınlığının ve toplumdaki öncü rolünün devamı için, hasta haklarına saygılı, mesleki alanda kendini devamlı yenileyen ve içinde bulunduğu olumsuz koşullara karşı çözüm üretebilen hekimlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Sağlığınsesi :Uzmanlık dalınızın geleceğiniz nasıl görüyorsunuz, ilgi devam ediyor mu edecek mi? Neden?
Prof. Dr.Serhat Ünal :İç hastalıkları anabilim dalı, koruyucu hekimlik ve medikal tedaviyi ön planda tutan, tüm organ sistemlerinin bir bütün olarak işlevselliğinin olduğunu bilen ve bu yüzden sadece sorunlu organ sistemini veya sistemlerini değil bireyi fiziksel ve ruhsal bir bütün olarak değerlendiren tıbbın bir koludur. Günümüzdeki bilimsel gelişmeler hastalıkların tanı ve tedavisinde noninvazif yöntemleri ön plana çıkarmaktadır.

Ayrıca yaşlanan nüfus nedeni ile bireylerin birden fazla organ sisteminde hastalığının bulunması, çoklu ilaç kullanımı, ilaçların organ sistemleri ile etkileşimi, hastalıklara göre ilaç endikasyon ve konraendikasyonlarının özelleşmesi sağlam bir iç hastalıkları bilgisi olmadan yaşlanan bireylerde tedavi düzenlenmesini mümkün kılmamaktadır.

Tüm Dünya?da tıbbi bilginin paylaşımının artması sayesinde, bilinen ve yeni bulunan hastalıkların aynı anda birden fazla sistemi tuttuğu gözlenmektedir. Bu hemen hemen tüm hastalıkların akut ve uzun dönem tedavi planlanmasında ve takibinde iç hastalıklarına önemli görev vermektedir.

Ölüm nedenlerinin ön sıralarında bulunan hastalıklar, yakın takip ve tedavi ile önlenebileceği gerçeği, koruyucu hekimliği ön plana çıkarmaktadır. Koruyucu hekimlik açısından da iç hastalıkları uzmanlarına önemli görev düşmektedir.
Tüm yukardaki faktörleri değerlendirince iç hastalıklarının özellikli yeri açığa çıkmaktadır.

İç hastalılarındaki sorun, uzmanların geniş bilgi havuzundan gerekli ve zorunlu bilgileri edinme, güncel tanı ve tedavi yaklaşımlarını eksiksiz bir şekilde özümseyememeleridir. Bu sorunun çözümü, uzmanların bu bilgilere ulaşımını arttıracak, günümüz teknolojisini de kullanan metodları uygulamak ve uzmanların ortak kurumlarında akademik atmosfer yaratmak ile mümkün olabilir. Bilginin özümsenmesi ise belirli aralıklarla yapılacak bilgi ölçümü ve/veya belirli sayıda bilgi edinme etkinliklerine katılma zorunluluğu ile çözülebilir.

Sağlığınsesi : Sizce iyi bir hekim hangi özellikleri taşımalı?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Hekim, herşeyden önce insan hayatını ve sağlığını, toplumsal sınıf yada siyasi eğilim gözetmeden herşeyin üzerinde tutan, mesleğini vicdanının buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getiren, toplum içinde örnek birey olabilme faziletine ulaşmış, hasta sırlarını saklayan, hasta haklarına saygılı olmayı başarabilmiş kişilerdir.
İyi bir hekim ise, bu özelliklerini tıbbi bilgisinin yeterliliği ve yeniliği ile donatabilmeyi başarandır.

Sağlığınsesi :Rotasyon ve eğitim programınız nasıl? Ders müfredatı sizce yeterli mi, eksiklik var mı nedir? Sizce hangi konuların de ders olarak tıp fakültelerinde okutulması gerekir neden?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Araştırma görevlileri nisan-eylül aylarında yapılan TUS sınavları ile alınmakta;her dönemde ortalama altı araştırma görevlisi kadrosu açılmaktadır. Uzmanlık eğitim süresi 5 yıldır .İç Hastalıkları Uzmanlık eğitiminde birinci yıl araştırma görevlileri servislerde ve Devamlı Bakım Ünitesinde (3-4 ay) çalışmakta üç günde bir servis nöbeti tutmaktadırlar.

Birinci yıl araştırma görevlileri ilk yıl içerisinde İç Hastalıklarına yönelik bir eğitim programına katılmakta ve Devamlı Bakım Ünitesinde çalıştıkları dönem içerisinde Anesteziyoloji Anabilim Dalı'nda da eğitim almaktadırlar.

İkinci yıl araştırma görevlileri İç Hastalıkları Ünitelerine bağlı polikliniklerde çalışmalarını sürdürür dört günde bir servis nöbeti tutarlar.İkinci yıl içerisinde ikisi Koroner Bakım Ünitesinde olmak üzere 3-4 aylık Kardioloji Anabilim Dalı,1-2 aylık Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı ,1 aylık Nöroloji Ana Bilim Dalı rotasyonları tamamlanır. Üçüncü yıl araştırma görevlileri 3 ay İnfeksiyon Hastalıkları servisinde,1-2ay Büyük Acil Polikliniğinde,1-2 ay Devamlı Bakım Ünitesinde olmak üzere kıdemli asistan olarak servislerde çalışmakta beş günde bir nöbet tutmaktadır.

Dördüncü yıl araştırma görevlileri 2-3ay Genel Dahiliye Polikliniğinde olmak üzere İç Hastalıkları Anabilim Dalı?na bağlı polikliniklerde çalışmaktadırlar.Ayrıca 2 aylık dönemde Genel Dahiliye konsültan doktoru olarak görev yapmakta,5-6 günde bir Büyük Acil Polikliniğinde nöbet tutmaktadırlar.
İç Hastalıkları eğitiminin diğer rotasyonları da son yıl içerisinde tamamlanmaktadır.

Ders müfredatımız her yıl gözden geçirilmekte dönemimizin ilgi ve ihtiyaçlarına göre araştırma görevlileri ve öğretim üyelerimizin aktif katılımı ile düzenlenmektedir ve yeterliliğe ulaşmayı hedefler. Tıp fakültelerinde sosyoloji, antropoloji, güzel sanatlar, tarih, etik ve tibbi hukuk?

Sağlığınsesi :Son olarak neler eklemek istersiniz?
Prof. Dr.Serhat Ünal :Bana bu fırsatı verdiğiniz için SAĞLIĞINSESİ ?ne teşekkür eder, tüm meslektaşlarıma başarılar dilerim.

Sağlığınsesi :Zaman ayırdığınız için biz teşekkür ederiz.


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim