• BIST 98.943
  • Altın 228,427
  • Dolar 5,7809
  • Euro 6,6888
  • İstanbul : 21 °C
  • Ankara : 22 °C
  • İzmir : 23 °C

Hastaneden Hasta Kaçırtan Cerrah

Dilek Süzen

1980 li yıllardı. Son Havadis gazetesinde çalışıyordum . Prof. Dr. Halit Ziya Konuralp o yıllarda ünlü bir estetik uzmanıydı, aynı zamanda da genel cerrahtı .
16 yaşında tıbbiyeye girmiş, Türkiye?nin ilk plastik cerrahi ameliyatını 1931 yılında Diyarbakır?da yapmış olan Halit Ziya hoca ile röportaj yapacaktım. Randevuyu aldım ve Beyazıttaki Esnaf Hastanesi?ne gittim sekreteri ameliyatta olduğunu söyledi.
Bende ameliyat katına çıkıp beklemeğe karar verdim. Sırtımı doktorların dinlenme odasına verip karşımdaki ameliyathanenin kapısını gözlemeğe başladım. Ameliyathanenin hemen yanında tek yataklı bir oda, onun da yanında asansör vardı.


KADIN ACIDAN KIVRANIYORDU

Odanın kapısı açıktı. Bir kadın vardı odada. Bir taraftan acıdan kıvranıyor bir taraftan da ?Of kurtarın beni dayanamıyorum? diye bağırıyordu.
Eşi yanında onu sakinleştirmeğe çalışıyordu. Birden ameliyathanenin kapısı açıldı. Halit Ziya Hoca, üzerinde ameliyathane kıyafeti, ellerinde kanlı eldivenleri ile etrafına bakınıp ?Nerede benim ikinci safra kesem? dedi. Bunu duyan, doktoru kapı aralığından o vaziyette gören kadın, yatağından öyle bir fırlayıp kocasını iterek asansöre bindi ki, kimse onu durdurmak için bir şey yapamadı.
İlk toparlanan doktor oldu. Hizmetlilere ? Hemen aşağı telefon edin, kapıyı tutsunlar kadın kaçmasın. Eşi de aşağı insin.?


NE OLUR O KASABIN ELİNE VERMEYİN

10 dakika sonra kadın, bir kolunda hizmetli ve diğerinde kocası, asansörle yukarı çıktılar. Kadın etrafındakilere yalvarıyordu, ?Bırakın beni, ne olur o kasabın eline vermeyin? diyordu. Kadını sakinleştirmeye çalışıp odaya soktular. Doktorda eldivenleri çıkartıp yanına gitti ve kadına
? Seni zorla ameliyat edecek değilim, istemezsen gidersin. Ama safrakesen kötü durumda hemen ameliyat olmazsan sonun iyi değil?
dedi.

Bir ara benim varlığım fark edilmiş olacak ki, odanın kapısı kapandı. Sonra doktor odadan çıktı. Hemşire elinde bir iğne ile odaya girdi. Bir süre sonra da sakinleşmiş olan kadın ameliyathanenin kapısından içeri sokuldu.

Şahit olduğum olaydan çok etkilenmiştim. Bu ruh halinde doktorla röportaj yapmak istemiyordum. Ama şefime ne söyleyecektim! Aşağı kata inip doktorun odasında bir süre bekledim.

Sekreterine başka bir randevuya gitmek zorunda olduğumu söyledim. O da önündeki defteri karıştırdı ve bir hafta sonrası için bana randevu verdi. Sevinmiştim doğrusu, şahit olduğum olayın etkisinden ancak kurtulurdum.

Gazeteye gittiğimde şefime doktorun acil ameliyata girdiğini, röportaj için bir hafta sonrasına randevu aldığımı söyledim.


Bu yazı toplam 2717 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim