• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • İstanbul : 28 °C
  • Ankara : 34 °C
  • İzmir : 34 °C

Hekim İşgücü Piyasası Düzenleme Yasası…

Hekim İşgücü Piyasası Düzenleme Yasası…
Dilek Süzen

Son aylarda tıp fakültesi öğretim üyeleri için rotasyon, ?tam gün? yasa tasarısı, kamu hastane birlikleri yasa tasarısı başta olmak üzere bir dizi değişiklik gündemde bulunuyor. TTB Tam Gün Yasa Tasarısına karşı olmasının nedenlerini açıklarken " Tasarının yasalaşması halinde özlük hakları kaybı, niteliksiz hizmet, eğitim için daha da azalan zaman, hekim niteliğinin düşmesi, sağlık hakkının tamamen gözden çıkarılması ve çalışanların sağlığının bozulması gibi sonuçlar gündeme gelecek.Bu yasanın adı Tam Gün Yasası değil 'Hekim İşgücü Piyasası Düzenleme Yasası? olmalıdır? dedi.

Soru cevap şekilde açıklamada şu bilgiler yer aldı:

1- TTB ?Tam Gün Yasa Tasarısı?na karşı mıdır, desteklemekte midir?

TTB?ye göre (her ne kadar adında yer alsa bile), ortada bir Tam Gün Yasa Tasarısı yoktur.
Mevcut tasarıyı böyle adlandırmak konuyu tümüyle çarpıtmaktır. TTB bu tasarıyı reddetmektedir.

2- Bu yasa tasarısı ?tam gün? tasarısı değil ise nedir?

Bu yasanın doğru adı ?Hekim İşgücü Piyasası Düzenleme Yasası? olmalıdır.

3- Bu tasarı ile nasıl bir hekim işgücü piyasası düzenlenmektedir?

İş gücü piyasası, ?piyasa? koşullarında çalışanları tek başına ve güçsüzleştirerek daha düşük ücretle istihdam etmek için oluşturulan ortamdır. İşgücü piyasası ile ilgili düzenlemeler; emeğin karşılığını vermek ve böylece nitelikli hizmet sunumunu sağlamakla ilgilenmezler.

Hekim İşgücü Piyasası Düzenleme Yasası, hekimleri piyasacı sağlık sisteminde piyasa dinamikleriyle çalışmaya zorlar ve bu başarılınca (piyasa gözüyle) önemli bir maliyet unsuru azaltılmış olur.
Hekim emek gücü sağlık alanında sayısal ve nitelik açıdan önemli bir gruptur. Türkiye?de yaklaşık 110 bin hekim vardır. Bu sayının yaklaşık 90 bini kamuda, 20 bini ise tamamen özelde çalışmaktadır. Kamuda çalışan 90 bin hekim içerisinde yaklaşık 20 bininin yarı zamanlı çalıştığı tahmin edilmektedir (muayenehane, kurum hekimi, işyeri hekimliği gibi). Üniversitede özel muayene/ameliyat yapan ama ayrıca bir muayenehanesi olmayan hekimler buna dahil değildir.

5- Tasarı hekimlerin çalışma koşullarını nasıl etkileyecektir?

İnsanca yaşanacak bir özlük hakkı düzenlemesi içermemektedir.
Daha uzun süre ve daha yüksek tempoyla çalışma ile çalışanların sağlığını bozacaktır. Tasarı günlük 8 saatlik mesainin üzerine aylık 130 saat nöbet, 120 saat icap nöbeti tutturup parasını ödeyeceğini, aylık 160 saatlik normal çalışma süresinin üzerine 250 saat de fazla çalıştıktan sonra daha da fazla çalıştırabileceğini, ancak bunun parasını ödemeyeceğini söylemektedir!

Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) sözleşmeleri herhangi bir meslek mensubunun fazla çalışmasının yılda 270 saati aşamayacağını söylüyor. Tasarı bir yıllık toplam fazla çalışma süresini sadece 1 ayda yaptırmayı öngörebiliyor.


Parça başı hizmet (hizmet başı ödeme) anlayışı ile çalışma barışı daha da bozulacaktır.
Rekabet ve yabancılaşma, ekip hizmetinin var olduğu kadarının da bozulmasına yol açacaktır.
Piyasa koşullarında iyice yıpranmış olan mesleki değerler performans ödeme sistemi koşullarında ?ne kadar tetkik/ ameliyat o kadar kazanç? anlayışıyla iyice tükenecektir.
Tıp fakültelerinde öğretim üyelerinin özlük hakları büyük ölçüde sağlık hizmeti sunumuna bağlanmaktadır.
Bu durum tıp eğitiminin bütün aşamalarını (tıp öğrencisinin ve uzmanlık öğrencisinin eğitimi, sürekli mesleki gelişim etkinlikleri vb.) olumsuz etkileyecektir.
Bu tasarı ile araştırma süreçlerinden bahsetmeye bile gerek yoktur. Tıbbi araştırmalar yok sayılmaktadır.

Hekimlerin kamuda düşük ücretle istihdamı demek (ki bugün böyledir ve daha da düşürülmek istenmektedir) kamu/özel bütün hekimlerin, sağlık alanındaki bütün çalışanların ücretinin düşürülmesi demektir.

6- Tasarı vatandaşın sağlık hizmetine ulaşımını nasıl etkileyecektir?

Tasarının halka verilen sağlık hizmetini iyileştiren, toplumun sağlık durumunu bütüncül olarak gözeten herhangi bir yanı yoktur.
Halkın sağlık hizmetlerine ücretsiz ulaşmasını sağlamayacaktır. Tasarı prim ödeyemeyenlerin sağlık hizmeti alamamasına, sağlık sigortası primi ödeyebilenlerin her sağlık hizmetini alamamasına, cebinden ilave para ödeyemeyen sigortalıların hizmete ulaşamamasına özel hastanelerin cebinden para ödeyen kişilerin gittiği bölümler ile parası olmayan sigortalıların gittiği bölümleri ayırmasına seyirci kalmaktadır. Hatta bütün bunları yaratan nedenleri çoğaltmakta, pekiştirmektedir.

Hastaların sağlığı tehlikeye atılmaktadır. Hekimin çalışma koşullarını nitelikli hizmet sunumu açısından (saat, nöbet, olanaklar vs) düzenlemeyen girişimler, uzun süre çalışmayı ve niteliksiz hizmeti doğurur.

Tasarıda yer alan düzenlemeler performans sistemi üzerinden bunu getirmektedir. Bu durum hasta haklarını/sağlık hakkını doğrudan tehdit eder.

Yukarıda saatler üzerinden belirtilen fazla çalışma süresi göz önüne alındığında bu koşullarda çalışan bir hekimin güvenli, nitelikli sağlık hizmetini verebileceğini söylemek günde 20 saat araç kullanan bir sürücünün kaza yapmayacağını iddia etmektir. Artık hekimler çok daha uzun süre çalışacak ve daha çok hata yapma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

7- Tasarıda neden zorunlu sigorta yer almaktadır?

Yukarıda söylenen gerekçeler göz önüne alındığında amaç sigorta piyasasını canlandırmaktır. Çünkü ne hata oluşmasını önlemek için gerekli önlemler alınmakta, ne de komplikasyon dahil bir nedenle zarar gören hastaların zararlarını hemen tazmin etmek için çözüm getirilmektedir.

Bir yandan da daha fazla hata yapacak hekim yetiştirmek için durmadan altyapısız tıp fakülteleri açılmakta, kontenjanlar artırılmaktadır.

8- Tasarı sağlık hizmetlerinin seyrini uzun vadede nasıl etkiler?

Tasarı tedavi edici hizmetleri önceleyen bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Hekimlere verilecek döner sermaye tedavi edici hizmetlere odaklanmıştır. İlaç ve tıbbi malzeme dolayısıyla çok uluslu tekellere aktarılan kaynak artacaktır.

9- TBMM gündeminde olan Kamu Hastane Birlikleri?nin (KHB) ?tam gün? tasarısı ile ilişkisi nedir?

KHB mevcut hastanelerin birer işletmeye dönüştürülerek devlet yardımı almaksızın elde ettikleri gelirle hizmet sunmalarını öngörmektedir.

SUT fiyatları üzerinden elde edilecek gelirle; maaş artı ek ödeme ve yatırım yaparak ayakta kalmak söz konusu olamaz.
Bu nedenle çalışanların sözleşmeli, güvencesiz ve düşük ücretle uzun süre çalıştırılması gerekecektir.

İşte Kamu Hastane Birlikleri Yasası?nın yaşama geçebilmesi ve bu koşullarda çalışabilecek hekimler bulabilmesi ?tam gün? tasarısı ile mümkün olabilecektir. Tersten söylersek Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısıyla birlikte ?tam gün? yasası da gerçekleşmiş olacaktır. Hatta ayrı bir yasaya gerek bile kalmayabilecektir. TTB, Kamu Hastane Birlikleri Yasası?na da karşıdır.


Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim