• BIST 91.074
  • Altın 214,612
  • Dolar 5,3448
  • Euro 6,0757
  • İstanbul : 8 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İzmir : 9 °C

Hekimler Nerede Hata Yapıyor!

Hekimler Nerede Hata Yapıyor!
Ülkemizde tıbbi uygulama hatası iddiaları ile ilgili başvurular son yıllarda artış gösteriyor.

 

 

Adli Tıp Uzmanı Dr. Nur Birgen, sağlık personelinin, kusur veya ihmal ile standart uygulamayı yapmaması, bilgi veya beceri eksikliği ile yanlış veya eksik teşhiste bulunması veya yanlış tedavi uygulaması veya  hastaya tedavi vermemesi ile oluşan ve zarar meydana getiren fiil ve durum, tıbbi uygulama hatası olarak tanımlanır. Tıbbi hatalar yanlış işlemi yapmak,  doğru  işlemi yapmamak veya doğru işlemi yanlış yapmaktan dolayı meydana gelebilir” diyerek şöyle devam etti:

“5237 sayılı Türk Ceza Kanununun TBMM de kabul edildiği dönemden başlayarak yürürlüğe girdiği 1.06.2005 tarihine kadar olan dönemde  ‘Malpraktis yasası çıkıyor, hekimler cezalandırılacak’ şeklinde yanlış bir tanıtımın olmasıyla birlikte dava sayılarının 2004 yılına oranla ani bir yükselişe geçtiği görülmektedir.  Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’na tıbbi uygulama hatası olup olmadığı yönünde değerlendirmek üzere çeşitli makamlardan gönderilen dosya sayısı 2004 yılında 295 iken 2005 yılında bu sayı 620’yi buldu. Gönderilen dosyaların %25’ inde sağlık personelinin hatalı bulunduğu saptanmıştır. Bu sayı bize gereksiz yere açılan dava sayısının ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

 Kişilerin sağlık personelini dava etmelerindeki en büyük etkenin iletişim eksikliği olduğunu düşünmekteyim.

Özellikle onam formları imzalatılırken hekimlerin hastalarına yapılacak işlem hakkında detaylı olarak ve onların anlayabileceği bir dilde bilgilendirmemeleri nedeniyle, tedavi sırasında ortaya çıkan beklenebilir bir komplikasyon hasta tarafından hata olarak algılanmaktadır.

İstenmeyen bu durum ortaya çıktığında ise, yine hekimin hastasına veya yakınlarına yapılan tedavilerde istenilmeyen bu durumun görülebileceğini tekrar hatırlatması ve bunun sonuçlarını giderebilmek için neler planlandığını detaylı olarak açıklaması gerekmektedir.

 Sağlık sistemimizdeki aşırı yük ve bir hekimin çok fazla hasta ile ilgilenmek zorunda olması nedeniyle sıklıkla bu durum ihmal edilmektedir. Bunun sonucunda da hasta veya yakınları hiç olmaması gereken, hiç beklenmeyen bir durum ortaya çıkmışçasına harekete geçmekte ve adli makamların yolunu tutmaktadır.

17.08.2011 tarihinde Associated Press ajanından yapılan açıklamada ABD’de hekimler aleyhine açılan davaların 1/5’inde hekimlerin tazminat ödemek zorunda kaldıklarını ve jürinin ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesinden hareketle kesin delil olmadığı, bilirkişinin hekimin hatalı olduğu görüş bildirmediği durumda hekimin lehine oy verdiği bildirilmiştir. En yüksek tazminat miktarlarının ödendiği ABD’de aslında durum  ülkemize benzer görülmektedir.Sonuç alınmayacak dava sayısının %80 düzeyinde olduğu ve adli makamların gereksiz işgal edildiği birçok harcamanın yapıldığı anlaşılmaktadır.

 Büyük bir  özveri ile hizmet veren sağlık personelinin davalar ile yıpratılması ve mesleklerini icra etmekten kaçınır hale gelmeleri, mutsuz olmaları, büyük fedakarlıklarla yetişen bilim adamlarının bir çırpıda kaybına yol açacaktır. Sağlık personeli üzerine düşen görevi doğru ve eksiksiz yapmalı, sağlık hizmete alanların da adli makamlara başvururken o an duydukları öfke ile hemen harekete geçmektense, konuyu detaylı olarak değerlendirip adım atmaları her iki taraf için de daha az yıpratıcı olacaktır.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 Sağlığın Sesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 259 58 09 | Haber Yazılımı: CM Bilişim